Sırrı'ya mermi gibi sorular
Mum U Zin adlı Kürtçe eseri Türkçe’ye çeviren akademisyen Prof. Dr. Namık Açıkgöz’ün Habervaktim için kaleme aldığı, Sırrı Sakık yazısı şöyle:
“Hem vallahi, hem billahi, hedefe konulan birine mermi gönderildiğini ve niçin gönderileceğini ben bilmiyorum. Hayatımda böyle bir olayla hiç karşılaşmadım.
Mafya raconunda, “topuğa sıkmak” nedir, duyarız; “mermi manyağı yapmak”ın da ne demek olduğu belli ama birinin “masasına mermi koyma”nın veya “adresine mermi gönderme”nin ne demek olduğunu, bu yaşa geldim, bilmiyorum.
Sırrı Sakık, Adana havaalanında, boş silahını alırken, bir tane de mermi verildiğini söyledi Meclis’te. Mermiyi de kürsüye bıraktı…
Ne etkilendim, ne etkilendim(!)....
Kendisine mermi verildiğini günler sonra gündeme getirmesi, böyle bir olayın vuku bulmadığının ispatlanıp açıklanması üzerinde durmuyorum…
Benim üzerinde duracağım husus Sakık’ın Meclis kürsüsünden ettiği laflarla ilgili.
Ne demişti Sakık?...
“Biz bu mermilerin ne olduğunu biliriz. Çünkü nereden geldiğimizi siz çok iyi bilirsiniz. Bu mermiler infaz yapılmadan önce birileri hedefe oturtulmuşsa onun masasına koyulur veyahut adresine gönderilir.”
Bak bak bak!....
Hem merminin ne demek olduğunu biliyor… Hem geldikleri yerde bol mermi varmış… Hem de geldiği yerde, birileri “hedefe oturtulunca” masasına mermi konurmuş veya adresine mermi gönderilirmiş… Sonra da taaaak!... O kişiyi infaz ederlermiş…
Biz bunları bilmeyiz Sayın Sakık…
Şimdi sormak lazım:
Sizin geldiğiniz yerde, öyle mi yapıyorlar Sayın Sakık?
Bir şey bildiğimizden değil de, hani “nerden geldiği iyi bilinirmiş” ya…
Ben, Sakık’ın Meclis’e, halkın verdiği oylarla seçilip geldiğini zannediyordum.
Demek oradan gelmiyormuş. İnsanların “hedefe oturtulduğu”, hedefe oturtulanların masasına mermi konduğu veya adresine mermi gönderildiği; arkasından da o insanın öldürüldüğü yerden geliyormuş.
Geldiğiniz yerde, böyle kaç olayla karşılaştınız Sayın Sakık?...
Şahit olduğunuz böyle “mermili”, “hedefe oturtmalı”, “infazlı” olaylarla ilgili neler yaptınız?...
Mesela, böyle yapanlara engel oldunuz mu?
Böyle yapanları, emniyete veya yargıya bildirdiniz mi?
Ne dersiniz?...
Biz bilmiyoruz birilerini “hedefe oturtma”yı, “masalara mermi koyma”yı, adresine mermi gönderme”yi, “infaz etme”yi… Sizin, “iyi bilindiğini” söylediğiniz “geldiğiniz yer”de bu işi nasıl yapıyorlardı Sayın Sakık?...”
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.