Hepimiz davacıyız
Aralarında ünlü isimlerin de bulunduğu birçok kişinin katılımıyla oluşturulan ve 12 Eylül 1980 askerî darbesinden zarar gören kişilerin fikirlerini beyan etmesi amaçlanan “hepimizdavaciyiz.net” isimli internet sitesine şikayet yağıyor. Siteye başvurup şikayetini dile getirenlerin oranı dördüncü günde bin 250’ye yaklaştı.
Sitede yazarımız Abdurrahman Dilipak başta olmak üzere Nabi Yağcı, Ekrem Kızıltaş, Sacit Kayasu, Cafer Solgun, Şanar Yurdatapan, Gülden Sönmez, Lale Mansur, Ahmet İnsel, Ahmet İsvan, Akın Birdal, Ali Nesin, Balçiçek İlter, Baskın Oran, Cihan Aktaş Cüneyt Ayral, Deniz Türkali, Diyarbakır Yetmişsekizler Girişimi, Erden Kosova, Osman Can ve Ufuk Uras gibi isimlerin de imzası bulunuyor.
Kendilerini gönüllü olarak tanıtan grup tarafından hazırlanan sitede, “Geleceğimi ve özgürlüğümü çaldı. Çünkü insanım. Yitik bir gençlik yetişti. İnsanlık dışı uygulamalar nedeniyle davacıyım” gibi ifadeler yer alıyor. Sitede; 12 Eyül cuntasının başını çeken dönemin Genelkurmay Başkanı Kenan Evren’in darbe döneminde sarfettiği cümleler, fotoğraflar ve döneme ait videolara de yer veriliyor.
EVREN VE 12 EYLÜL REJİMİ HER KESİME ACI ÇEKTİRDİ
Amaçlarının 94 yaşındaki bir insandan intikam almak olmadığını belirten gönüllüler, “12 Eylül ve onun simgesi Evren asılmasın ama toplumsal unutkanlıkla da beslenmesin. Mutlaka yargılansın, tarih ve kamu vicdanı önünde mahkûm edilsin” talebinde bulunuyor. Gönüllüler; başlattıkları eylemin amaçlarını ise şöyle anlatıyorlar: “İstediğimiz şey, General Evren’in bir zamanlar başkalarına reva gördüğü işkencelere maruz kalması ve acı çekmesi de değil. Toplum olarak kendi geçmişimizle açıkça yüzleşmemizin şart olduğunu, yaşanan utançları yok sayarak beyaz sayfalar açmanın, o utançların tekrar yaşanmasına neden olduğunu bildiğimiz için Kenan Evren’in, adil biçimde yargılanmasını ve her şeyin örtbas edilemeyecek şekilde mahkeme kayıtlarına geçirilerek gelecek kuşaklara anlatılmasını istiyoruz. Çünkü 12 Eylül ve Evren rejimi, toplumun her kesimine acı çektirdi. Bu nedenle şimdi bütün farklılıklarımızla yan yana gelerek ‘Ben de davacıyım’ demeliyiz.
”‘ERBAKAN’IN DANIŞMANI OLDUĞUM İÇİN ARANIYORDUM’
Abdurrrahman Dilipak (Gazeteci-Yazar):
Erbakan’ın danışmanı olduğum için aranıyordum. Günlerce sağda-solda kaçak yaşadım. Öz yurdumda garip, öz vatanımda parya yapıldığım için; o soğuk savaş günlerinde, aynı ülkenin çocuklarının kanları ve gözyaşları üzerine birileri kendilerine iktidar ve servet üretme peşinde olduğu için.
‘ONLARCA YILIMIZI HOYRATÇA HARCADILAR’
Ekrem Kızıltaş (Gazeteci-Yazar):
Başka birçok şeyin yanında, ülkenin kan gölü içerisinde yüzmesini engelleyebilecek olduğu halde, bambaşka amaçlara ulaşabilmek niyetiyle olayların daha da gelişmesini sağlayan bir mekanizmayı tereddütsüzce harekete geçirebildiği ve böylelikle insanımızın onlarca yılını hoyratça harcayabildiği için.
‘KARDEŞ KANI DÖKÜLMESİNE SES ÇIKARMADILAR’
Sacit Kayasu (Emekli Savcı):
Türkiye’de kardeş kanı dökülmesine ses çıkarmadılar, hatta teşvik ve tahrik ettiler. Olaylara bilerek müdahale etmediler veya bizzat olay çıkarttırdılar ve daha binlerce sebep yüzünden.
‘ZİNDANLARDA KALDIMİŞKENCELERDEN GEÇTİM’
Cafer Solgun (Gazeteci-Yazar):
12 Eylül mahkemelerinde yargılandım. 12 Eylül zindanlarında kaldım. 12 Eylül işkencehanelerinden geçtim. Evren ve diğer cuntacı subaylar, sıkıyönetim komutanları, cezaevi müdürleri, paşa-valiler, işledikleri insanlık suçlarından dolayı insanlık vicdanında çoktan mahkûm olmuşlardır; resmen de mahkûm olmalıdırlar.
‘HİÇ KİMSE BÖYLE BİR ŞEYE TEKRAR CESARET EDEMEMELİ’
Gülden Sönmez (Avukat):
Bu süreçte yapılan zulümlerin hesabı mutlaka sorulmalı. Belki biraz olsun 12 Eylül’ün çektirdiği ızdırapla yanan gönüllere su serpilebilir. İşkence görenler, yıllarca sevdiklerine hasret sürgün yaşayanlar, sevdikleri katledilen gönüller için adalet yerini bulabilir mi? Bilemeyiz. Ama kimse bir daha böyle bir şeye cesaret edememeli.
‘HÂLÂ ONLARIN ISMARLADIĞI ANAYASA İLE BOĞUŞUYORUZ’
Lale Mansur: Kardeş kavgasına engel olmak için, akan kanı durdurmak için geldiklerini söylediler ama darbe yapmak için ortamı bizzat hazırladıkları, kendi söyledikleriyle, yazdıklarıyla ortaya çıktı. Türkiye’yi koca bir hapishaneye çevirdiler. Diyarbakır, Mamak, DAL işkencehanelerinde bir kuşağı ezdiler. Sessiz bir toplum oluşturdular. Bugün hâlâ onların ısmarladığı Anayasa ile boğuşuyoruz. 12 Eylül, Evren ve Şahinkaya yargılanmalı, yaptıkları tek tek ortaya dökülmelidir.
78’lilerden 12 EYLÜL’E müdahil olma talebi
78’liler Dayanışma ve Araştırma Dernekleri Federasyonu, 12 Eylül askeri darbesine ilişkin dönemin Genelkurmay Başkanı, 7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren ile dönemin Hava Kuvvetleri Komutanı Emekli Orgeneral Tahsin Şahinkaya hakkında açılan davaya katılmak için dilekçe verdi.
Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi’ne verilen dilekçede, federasyonun, Türkiye’de yaklaşık 10 yıldır darbecilerin yargılanması, darbe suçlarının ve suçlularının tespit edilmesi ve açığa çıkarılması amacıyla faaliyet yürüttüğü belirtildi.
Federasyonun, hem üyelerinin o dönemde gördüğü zarar, hem de adaletin gerçeğe uygun tecelli etmesi bakımından davaya müdahil olmak istediği ifade edilen dilekçede, mahkemenin, değerlendirme yaparken, suçtan dolaylı olarak zarar görenleri de göz önüne alması gerektiği vurgulandı. Suçtan zarar görme kavramının menfaat ilişkisine indirgenmemesi gerektiği ifade edilen dilekçede, “Devrimci 78’liler Federasyonu’nun, darbecilerin yargılanması ve darbe kültürünün ve girişimlerinin önlenmesi bakımından adil ve tarafsız bir yargılamanın yürütülerek sorumluların cezalandırılmasında haklı menfaati bulunmaktadır.”
Malatya’dan müdahil olma başvurusu
Avrasya Hukuk Ve Demokrasi Derneği Başkanı Av. Mehmet Turcan da, “12 Eylül darbesini yapanların insan onurunu yok ettikleri, idamların, zindanların, acıların, kayıpların tarifinin mümkün olmadığı bir dönem olduğu, bu dönemin mimarlarının hukuk ve adalet önünde hesap vermeleri gerektiğini düşünmekteyiz. Bu nedenle davaya müdahale talebinde bulunmuş durumdayız” dedi.
Şuayp ATALAY/ Yeni Akit
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.