Demirtaş, Zana, Sakık.. Gitsin Başbakan'ın elini öpsün!
Eğer Kürt iseler, gidip elini öpsünler, o Başbakan'ın!
Tüm BDP milletvekillerine söylüyorum.
Selahattin Demirtaş'ından Leyla Zana'sına.. Ayla Akat Ata'sından, Sırrı Sakık'ına, Hasip Kaplan'ına kadar.
Eğer gerçekten Kürt iseler.. Gerçekten Kürtlerin ezilmişliğine son vermek için politika yapıyorlar ise.. Söylemlerinde samimi iseler.. İstismar peşinde koşmuyorlar ise.. Gitsinler, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın elini öpsünler..
Niye?
1990'ların buyruk devlet adamlarının işlediği cinayetler, Tayyip Erdoğan'ın başbakanlığı döneminde aydınlanıyor da, onun için.
Aydınlanmak ne kelime?
Kürtler, daha düne kadar sadece şunu istiyorlardı: "Kaybolan yakınlarımızın cesedini bulsak, o bile bizi memnun edecek. Ona bile sevineceğiz. Yeter ki mezarları belli olsun."
İsteğe bakın. Yakınını kaybetmiş insanın, "sevineceğini söylediği" olaya bakın..
"Cesedini bulayım, yeter" diyorlar..
Ve nitekim, Şırnak'ın Güçlükonak ilçesinde, gerçekten de yakınlarının cesetleri bulunduğunda, aileler hem ağlıyorlar, hem seviniyorlar..
Evet, Güçlükonak'ta savcılık emri ile yapılan kazıda, önceki gün 3 Kürt vatandaşımızın cesedine ulaşılıyor.
Leyla Zana'ların, Hatip Dicle'lerin, Sırrı Sakık'ların birliktelik yaptığı SHP'nin (bugünkü CHP'nin) koalisyon ortaklığı döneminde (1993) öldürülüp, üzerlerinden elbiseleri bile çıkartılmadan gömülen cesetler, ailelerin de huzurunda yapılan aramada bulunmuş.. Adli Tıp incelemesine bile gerek kalmamış. Çünkü cesetler çürümüş olsa da, kalan kemiklerin yanındaki şalvarı gören kadın, "Bu benim kocamın şalvarı" diye ağlamış!
Ağabeyinin damatlık elbisesini gören kardeşi, "Evlendikten birkaç gün sonra kaçırılmıştı. Bu, ağabeyimin damatlık elbisesi" demiş.
Diğeri, babasının şalını tanımış.. "Bu benim babam" demiş!
Acıya bakın.. "Artık bizim de gidebileceğimiz bir mezarımız olacak" diye sevinen anneler.. Babalar.. Kardeşler..
Güçlükonak'taki dram.. BDP'nin üç milletvekili çıkardığı Şırnak'taki dram..
Şimdi söylesin BDP'nin Şırnak milletvekilleri..
Söylesin Demirtaş'lar. Zana'lar. Sakık'lar..
18 senedir kendilerinden haber alınamayan 3 Kürtün, elbiseleri ile gömüldüğünü ortaya çıkaran, onları gömenleri de yakında cezaevine tıkacağından kimsenin tereddütü olmayan bu siyasi iktidar mı Kürtlere soykırım yapıyor?
Sizin ittifak yaparak iktidar ortaklığına taşıdığınız SHP döneminde bu cinayetler işlenmiş..
O iktidar döneminde, o kayıpların hesabını kimseden soramamışsınız.
Değil öldürenlerden hesap sormak, vatandaşlarımızın cesetlerini bile bulamamışsınız.
Katiller de, kendilerinden o kadar eminler ki..
Öldürdükleri insanların üzerlerinden, kimliklerini belli edecek eşyaları bile çıkartmıyorlar..
"Bizim gömdüğümüz cesetleri ortaya çıkaracak kimmiş, hangi yiğitmiş" diye, adeta meydan okuyorlar.. O dönemin üzerinden bir iktidar daha geçiyor. Bir iktidar daha, bir iktidar daha..
Sosyal demokrat, büyük hümanist, insan hakları için içi cız eden (!) Bülent Ecevit başbakan bile oluyor. Ama Güçlükonaklı Kürt kardeşlerimizin ne ölüsüne ne de cesetlerinin bilgisine ulaşılamıyor.
Taa ki.. Tayyip Erdoğan Başbakan oluncaya kadar. Dini sorumluluğunun bilincinde olmasa.. Bu ülkenin başbakanı olduğu için, oturduğu koltuğun hakkını vermek adına görev bilinci olmasa.. Ne mecburiyeti vardı Tayyip Erdoğan'ın, yıllar önce öldürülmüş Kürtlerin mezarlarını aramakta..
"Kaybolmuşsa kaybolmuş.. O bölgenin oy verdiği siyasi iktidar döneminde kaybolmuş.. Onların kaybettiklerini, ben mi bulacağım.." diyemez miydi?
Hani yürüyüşler yapıyorlar ya.. Hani, Başbakan'ı Kürtlere karşı soykırım yapmakla suçluyorlar ya..
Hani en azından, "askerle ittifak ettiği" suçlamalarına muhatap ediyorlar ya.. Onların iddialarında, küçücük bir haklılık payı olsaydı, Başbakan pekala, "Benim üzerime vazife değil. Benim dönemimde olmamış" der, kapatırdı bu olayı..
Ama bakın.. Devlete yapılan müracaat, hakkıyla yankı bulmuş.. Savcısı ile, askeri ile, polisi ile, doktoru ile seferber olmuş devlet..
Hangi devlet? Tayyip Erdoğan'ın başkanlığındaki devlet.. Ve bulunmuş, kayıp Kürtlerin cesetleri..
Cesetlerinin bulunduğuna bile sevinmiş insanlar..
Bu tablo karşısında, iki lafın birisinde "Kürtler eziliyor" diyenler ne yapmalı?
Gidip Başbakan'ın elini öpmeli..
Ali Karahasanoğlu / Yeni Akit
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.