Doktorumuz mütevazi
Kadavradan ilk rahim naklini de gerçekleştiren doktorumuzun zor ameliyatlarını gerçekleştirdiği hastalarının takibi için 1-1,5 yıl kadar Antalya’dan da ayrılamayacak olması büyük bir fedakârlık örneği.
Ameliyatların 6’inci gününe girdiğimiz şu günlere kadar Prof.Özcan başta olmak üzere ekibini tebrik için arayanlar, haber için peşinde koşanlar ve telefon edenlerden bunaldığını düşünüyorum.
Dün, Antalya Valisi Ahmet Altıparmak, AÜ Tıp Fakültesi Hastanesi'ne giderek Rektör İsrafil Kurtcephe, Başhekim Abdullah Erdoğan ve nakili gerçekleştiren Ömer Özkan ile eşi Özlenen Özkan'ı ziyaret etmiş. Başarılarından dolayı tüm ekibi tebrik eden Vali Altıparmak, "Arkadaşlarımız çok önemli bir başarıya imza attı. Başta Ömer hocam olmak üzere tüm arkadaşları tebrik ederim. Başarı disiplinli, dikkatli çalışma ile gelir" demiş.
Bugün basına yansıyan fotoğraflarda yoğun bakımdan çıkarılarak servise alınan Uğur Acar'ı Antalya Valisi’nin hastane yetkilileri ile birlikte ziyaret ettiği görülmekte.
Bu fotoğrafı görünce İngiltere Başbakanı’nı azarlayan doktoru hatırladım.
Hatırlanacağı gibi Independent, St Guy's hastanesinin ortopedi koğuşunda hijyen kurallarına dikkat etmedikleri gerekçesiyle İngiltere Başbakanı David Cameron ve yardımcısı Clegg'i azarlayan ortopedi doktoru David Nunn'un haberi geçtiğimiz Haziran ayında dünya basınına manşet olmuştu.
Başbakan ve yardımcısının ortopedi bölümünde yatan bir hastanın yanına oturmasına sinirlenen Nunn, Cameron ve beraberindeki gazetecilere parmağını sallayarak, "Size bu şekilde buraya girebileceğinizi kim söyledi? Gömleklerin kollarını kıvırın ve kravatları çıkarın!" diye bağırmıştı.
Bu sırada Cameron'ın yüzündeki şaşkın ifade kameralara yansırken, İngiliz Başbakan şaşkınlık içinde gazetecilerin odadan çıkmasını ve kravatlarını çıkararak gelmelerini rica etmişti. Doktorun daha sonra görevden uzaklaştırıldığı bildirilmişti.
Cameron’un başına gelenleri gördükten sonra dünya çapında başarısı ile dikkat çeken doktorumuz Ömer Özkan ve hastane yetkililerini hakikaten mütevazı kişilikleri ile de takdir etmemek mümkün değil.
Öyle olmasa Vali fırçayı yiyebilirdi.
Mucize olan doktor değil, insan vücududur.
Tedavi süreci henüz tamamlanmış değil.
Lütfen, doktorumuzu ve hastalarımızı başta gazeteciler ve bürokrasi olmak üzere biraz rahat bırakalım…
Onların kendi işlerine olan konsantrasyonlarını bozmayalım.
Yoksa bu başarı “görmemişin bir oğlu olmuş” meselesine dönecek diye korkuyorum.
Araştırmacı Mustafa Yakutcan / Habervaktim.com
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.