'Anayasa değişikliğinin şimdi tam zamanı'

'Anayasa değişikliğinin şimdi tam zamanı'
CHP eski Genel Başkan Yardımcısı İnal Batu, eski partisine ağır eleştirilerde bulunarak, Türkiye’deki sistemin genel başkan ve etrafındakileri seçen polit büro sistemi olduğunu, adeta saadet zinciri gibi oyun oynandığını söyledi.

Ülke gündemine ilişkin son gelişmeleri Vakit'e değerlendiren CHP eski Genel Başkan Yardımcısı İnal Batu, CHP, AK Parti ve MHP’nin siyasette geldiği nokta, Anayasa Mahkemesi’nin son kararı ve daha birçok konuda çarpıcı açıklamalarda bulundu.

PARTİ İÇİ DEMOKRASİ SIFIR
CHP’de parti içi demokrasiyi ‘sıfır’ olarak gören Batu, “Onlar delegeleri seçiyor, delegeler de kurultaya gelip Baykal’ı ve arkadaşlarını seçiyor. Yıllardır böyle bir saadet zinciri gibi oyun oynanıyor” diye konuştu. Baykal’ın oyların yüzde 90-95’ini eski komünist ülkelerdeki kurultayların benzeri gibi aldığını kaydeden Batu, CHP’nin teknoloji fakiri Genel Sekreteri Önder Sav’ın da 80 oyun tamamını aldığına işaret ederek, “Hemen seçimden sonra da önce malum Hac ve Hazreti Peygamber hakkında herkesi üzen ifadeleri kullanıyor ve arkasından da telekulak dinleme skandalı patlıyor. Bundan daha açık bir tablo olamaz. Buna ilave edecek bir laf da yok” diye konuştu.

SAV-VALİ GÖRÜŞMESİ
Batu şunları söyledi;
“Türkiye’de başka büyük sorun, siyasi partilerin iktidar da olsun, muhalefet de olsun bürokratlarla çok oynaması. İşte Önder Sav’ın eski Bolu Valisi ile konuşması bunun ne kadar alışkanlık haline geldiğini gösteriyor. Ne siyasetçi siyasetçiliğini, ne de bürokrat bürokratlığını biliyor. Böyle bir karmakarışık bir tabloyla karşı karşıyayız. Rejimimiz fırtınalı bir denizdeki gemi gibi sallanıp duruyor.”
“Dilerim ki; Anayasa Mahkemesi, AKP hakkındaki kararını bir an evvel versin ve ne olacaksa olsun. Bu belirsizliği bu ülkenin ne siyaseti, ne de ekonomisi kaldırabilir. Yürekler acısı bir tabloyla karşı karşıyayız.”

BAŞÖRTÜSÜ SORUNU YENİ ANAYASAYLA ÇÖZÜLEBİLİR
“Yani bütün bunlar olmazdı. Ergun Özbudun’un başkanlığındaki komisyon Türkiye’ye laik, çağdaş, demokratik, yepyeni bir Anayasa hazırlayabilirdi. Bu konsensüsle çıkarılabilirdi. Bunun içinde partilerin kapatılması konusu çağdaş normlara uydurulmuş olurdu. Başörtüsü sorunu bir genel konsensüsle çözülürdü. Türkiye’ye hiç yakışmıyor böyle bir sorunun gündemin en ön sırasında olması. Sosyal demokrat bir mutabakatın da olması ama sosyal demokrat parti yok ki ülkede.”

ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİNİN TAM ZAMANI
“Köksal Toptan’ın yaklaşımını fevkalade olumlu iyi niyetli, çağdaş bir yaklaşım olarak değerlendiriyorum. Tayyip Erdoğan-Baykal kavgasından Anayasa Mahkemesi'nin aşırı güçlenmesine karşı bir emniyet supapı olabilir bu. Keşke bizde öyle bir senato olsun ki onun içinde yüzde 1 oy alan parti olsun. Bütün partiler temsil edilsin. Hatta sivil toplum kuruluşlarından da katılımlar olabilir. Fevkalade Türkiye’nin önünü açacak bir girişimdi. Ama Baykal da bunu 3 saatte reddetti. Türkiye’nin iç politikasında önümüzdeki dönemde hiçbir şey olmaz artık. Ne uzlaşma olur, ne yeni bir Anayasa olur.”

BAYKAL’IN DERDİ: AKP KAPATILSIN, AĞIR DARBE ALSIN
“Meclis Başkanı iyi niyetli bir çağrı yaptı. Aradan saatler geçmeden Ana muhalefet lideri ‘şimdi Anayasa değişikliği yapmanın sırası değil’. Ben de diyorum ki tam sırasıdır. Tam tersini söylüyorum. Ama Sayın Baykal’ın tek derdi, AKP kapatılsın, ağır bir darbe yesin, o kargaşada da oy kaybetsin ve kendisinin de oyu artsın. Çünkü Türkiye’de önce ben, sonra parti, sonra memleket zihniyeti hakim. Bu, bütün siyasi partilerde böyle. 1946’dan beri 62 yıldır geldiğimiz nokta da maalesef böyle. Ben demirperde ülkelerinde hizmet verdim. Komünizm yıkıldı. Çekoslovakya’da görevliydim. Türkiye’nin bugün olduğu yerden çok daha ileri demokratik rejime kavuştular. Türkiye’nin 62 yıldır geldiği yer belli.”

CHP’NİN GİZLİ GÜNDEMİ
“Önümüzdeki süreçte AKP’nin bu kapatılmanın sonuçlarını asgariye indirecek çıkış yolları arayacağını düşünüyorum. Yine bu çıkış yolları aranırken Tayyip Erdoğan’ın liderliği hiç kimse tarafından tartışma konusu dahi yapılmayacak. Bağımsız olarak tıpkı Rusya’da olduğu gibi TBMM’ye girecek. Başbakan olarak devam edecek. Ona odaklanacaktır Türkiye. Benim bir endişem de şudur; Zaten Baykal da bu konuda ipucu verdi. Bağımsız olarak yasaklılar Meclis'e giremeyebilir. Bu konuda Anayasa Mahkemesi’nden içtihat bekliyoruz dedi. Yüksek Seçim Kurulu Başkanı’na fena halde bozuldu. CHP’nin gündeminde bu da var. Yani Başbakan ve arkadaşlarının Meclis'e girmelerini önleme niyetleri var. Türkiye bunlarla uğraşacak. Birbirimizi yiyeceğiz artık.”

(Ömer Üstün - Vakit)

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.