İskilipli’ye rahmet cellatlara lanet
Fatih Saraçhane Parkı’nda İskilipli Atıf Hoca, İstiklal Mahkemeleri ve şapka zulmünün tüm kurbanları için eylem gerçekleştirildi. Eylemde konuşan Özgür-Der Genel Başkanı Rıdvan Kaya, İstiklal Mahkemeleri’nde sergilenen cinayetlerin açığa çıkarılması gerektiğini talep ettiklerini söyledi. Eylemde, “Laik Zorbalık Kesintisiz Sürüyor: Dün Şapka Dayatması Bugün Başörtüsü Yasağı” yazılı pankart açıldı.
“İSTİKLAL MAHKEMELERİ CELLÂTLARININ İSİMLERİ HALEN BİRÇOK YERDE ASILI”
Özgür-Der ve 16 Temmuz Gençlik Hareketi’nin tertiplediği eylemde şehadetinin 86. yıldönümünde İskilipli Atıf Hoca’nın unutulmadığı ve o dönemde icra edilen zulümlerin hesabının verilmesi gerektiğine dikkat çekildi.
Haksöz Dergisi yazarlarından Bahadır Kurbanoğlu, İskilipli Atıf Hoca şahsında İstiklal Mahkemeleri’nin sergilediği zulme dikkat çekerek bu döneme “Cumhuriyet” dönemi demekten dahi imtina ettiğini ve tam bir diktatörlük düzeninin hâkim olduğunu belirtti.
Şapka Kanunu dolayısıyla yüzlerce-binlerce insanın katledildiğini ifade eden Kurbanoğlu, bu âlimlerin önemli bir kısmının mezarlarının dahi olmadığını söyleyerek İskilipli’nin yanı sıra Şeyh Said ve Said Nursi’nin naaşına yapılan merhametsizliklere işaret etti. Kurbanoğlu, İstiklal Mahkemeleri cellâtlarının isimlerinin halen birçok yerde asılı durduğunu hatırlattı.
“İSTİKLAL MAHKEMELERİ’NDE SERGİLENEN CİNAYETLER AÇIĞA ÇIKARILMALI”
Özgür-Der Genel Başkanı Rıdvan Kaya da, 86 yıl sonra neden İskilipli Atıf Hoca şahsında yaşanan zulmün hesabını sormaya kalktıklarını söyledi.
Atıf Hoca için asla “iade-i itibar” peşinde olmadıklarını vurgulayan Kaya, Müslümanların böyle bir şeye ihtiyacı olmadığını, zaten İslâmi kimlik sahibi olmanın bir “itibar” olduğunu, başkaları tarafından da böyle bir paye verilmesini beklemediklerini söyledi. İskilipli Atıf Hoca’nın, Müslümanlar nazarında “şehit” olarak anıldığını ve amelleri ile zaten itibarlı olduğunu belirten Kaya, ancak yaşanan zulmün hesapsız kalmaması ve İstiklal Mahkemeleri’nde sergilenen cinayetlerin açığa çıkarılması gerektiğini talep ettiklerini söyledi.
“KILIÇ VE KEL ALİLER ATATÜRK’ÜN EMİRLERİ DOĞRULTUSUNDA İDAM KARARLARI VERDİ”
Sabiha Gökçen Havaalanı’nın adının değiştirilmesiyle ilgili tartışmalara da değinen Rıdvan Kaya, herkesin Sabiha Gökçen’e Dersim’i bombalama emrini verenin kim olduğunu bildiğini ancak ifade etmekten çekindiğini söyledi.
Atatürk’ü Koruma Kanunu’nun ve halen dokunulmazlık atfedilen devrim yasalarının lağvedilmesi gerektiğini belirten Kaya, tıpkı Dersim’de olduğu gibi İstiklal Mahkemeleri cellâtları Kılıç ve Kel Alilerin de Atatürk’ün emirleri doğrultusunda idam kararları verdiklerini söyledi.
Bu yönüyle Kemalist cinayetler tarihinin tümüyle hesaplaşılması ve yüzleşilmesi yönünde çağrıda bulunan Kaya, Suriye-Humus’ta yaşanan katliam gibi “cumhuriyet”in ilk dönemlerinde benzeri katliamların yaşandığını hatırlattı. Diyarbakır İçkale’deki kazılara dikkat çeken Kaya, başörtüsü yasağının da devrim yasaları ve şapka kanununun farklı bir yansıması olduğunu ve halen ilköğretim ve kamuda başörtüsü yasağının devam ettiğine dikkat çekti.
Eylem boyunca “Şehit Atıf Hoca Yolun Yolumuz!”, “Hoca’nın Katili Kemalist Devlet!”, “Kemalist Devlet Hesap Verecek!”, “İstiklal Mahkemesi Zorbalığın Adresi”, “Hepimiz İskilipli Atıf Hocayız!”, “Kemalizm Yenilecek İslâmi Direniş Kazanacak!”, “İnancımız, İlkelerimiz, Kimliğimizle Varız, Var Olacağız!”, “Şehitlerin Yolunu Sürdüreceğiz!”, “Katil Esad Suriye’den Defol!” şeklinde sloganlar atıldı.
“LAİK ZORBALIK KESİNTİSİZ SÜRÜYOR: DÜN ŞAPKA DAYATMASI BUGÜN BAŞÖRTÜSÜ YASAĞI”
“İskilipli Atıf Hoca’nın Katili Kemalist Devlettir! Unutmayacağız, Affetmeyeceğiz!” ve “Hepimiz İskilipli Atıf Hoca’yız; Unutmadık Unutturmayacağız!” yazılı pankartların açıldığı eylemde “İskilipli Atıf Hoca ve Şapka Zulmü Kurbanlarının Hesabı Verilsin!” “Hangi Suçtan Dolayı Öldürüldü?” “İnancımızı, Kimliğimizi, Kıyafetimizi Hedef Alan Sömürgeci Bir Proje: Kemalist Devrim” “Laik Zorbalık Kesintisiz Sürüyor: Dün Şapka Dayatması Bugün Başörtüsü Yasağı” “Ali Şükrü Bey’den Şeyh Said’e, Atıf Hoca’dan Esad Efendi’ye Zulüm Tarihiyle Hesaplaşılsın!” “Dersimiz: İnkılâp Tarihi; Kazanımlar: İstiklal Mahkemeleri, Tehcir, Tenkil, Tedip Harekâtları, Takrir-i Sükûn, Yasaklar baskılar…” yazılı dövizler taşındı.
Batılılaşmayı eleştirdiği “Frenk Mukallitliği ve Şapka” adlı kitabından dolayı, yayınlanmasından 1,5 yıl sonra çıkarılan Şapka Kanunu’na muhalefetten 4 Şubat 1926’da idam edilen İskilipli Atıf Hoca unutulmadı. İstiklal Mahkemesi’nce göstermelik bir şekilde yargılanan ve idam edilen İskilipli Atıf Hoca, şehadetinin 86. yıldönümü vesilesiyle Mazlumder, AKEV, Kardelen, Özgür Eğitim Sen, Özgür-Der ve 16 Temmuz Gençlik Hareketi tarafından düzenlenen törenle anıldı. Atıf Hoca’nın idam edilmeden önce bir süre kaldığı Ulucanlar Cezaevi Müzesi önünde gerçekleşen anma töreninde İstiklal Mahkemeleri’nin tel’in edilmesi ve zulme uğrayanlar için Meclis’ten iade-i itibar kararı istendi.
“GEÇMİŞLE HESAPLAŞMADAN HELALLEŞME OLMAZ”
Mazlumder Genel Başkanı Ahmet Faruk Ünsal, “Kendisi kanun henüz çıkmamışken yazmış olduğu kitap nedeniyle bütün evrensel hukuk kuralları ayaklar altına alınarak ve bütün vicdanlar çiğnenerek maalesef Türkiye’nin alnına bir kara leke bir hukuk lekesi sürülerek idama mahkûm edildi. Cenab-ı Allah’tan rahmet diliyoruz. Ankara idaresi sadece burada insanları katletmedi, hukuku da katletti, vicdanı da katletti, istiklal mahkemeleriyle eğer bu toplum yüzleşmezse, eğer bu Cumhuriyet geçmişle hesaplaşmazsa şimdiki nesillerle helalleşmesi mümkün değildir” şeklinde konuştu.
“İSTİKLAL MAHKEMESİ’NİN KAYITLARINI YAYINLAYIN”
Ünsal, istiklal mahkemesinin kayıtlarını bu günkü Türkçeyle yayınlanmasını istedi ve “İnsanlar görsün nasıl bir zulümden geçerek buralara geldik. Nasıl hukuk katledildi, nasıl insanlar yasalar çıkmadan konuşmalarından ve yazdıkları kitaplardan dolayı idam edildiler. Bütün herkes bunu bilsin. Geçmişimizle hesaplaşıp helalleşip yolumuza devam etmemiz lazım” dedi.
“ULUCANLAR’DA D.BAKIR’DAN
DAHA ÇOK KEMİK ÇIKACAKTIR”
İskilipli Atıf Hoca’nın kabrini on yıllık bir araştırma sonucu bulan Dr. Mehmet Sılay da, Ulucanlar Cezaevi avlusunu Diyarbakır’a benzeterek “Birçok insan bu avluda idam edildiler. Burada bir kazı yapılsa Diyarbakır da çıkan kemiklerden çok kemik çıkacaktır” dedi. Sılay, “Onu idama mahkûm edenler hâkim değildi. Adalet adına değil keyfi olarak Müslüman, halka, millete gözdağı vermek üzere idam edildiler. Nurettin Topcu derki, “İstiklal mahkemelerinde hâkim yoktu eşkıya vardı” başbakan asan mahkeme istiklal mahkemelerinin yanında yunmuş yıkanmıştır” dedi.
“KEL ALİ’NİN ADI SİLİNMELİ”
Mehmet Sılay “Ankara buna yakışmıyor” diyerek “Katilin adı Kel Ali’nin adı Yeni mahallede bir parka verildi. Ankara buna layık değil. Mutlaka o isim oradan silinmelidir” diye konuştu.
“İDAM, TARİHİMİZE KARŞI BİR OPERASYONDU”
Türkiye Yazarlar Birliği Başkanı Mehmet Doğan ise, Atıf Hoca’yı idama götürenlerin, bu milletin tarihine ve milli kültürüne karşı bir operasyon yaptıklarına dikkat çekti. Doğan o dönemde bütün yolların tutulduğu, konuşma ve ifade hürriyetinin ortadan kaldırıldığını belirtti.
Bu milletin Atıf Hoca’yı unutmadığını, yüksek sesle söylediklerini vurgulayan Doğan, “Millet onu unutmadı, unutmayacak. Unutursak adalete, Hakk’a olan bağlılığımızı unuturuz. Atıf Hoca boşuna ölmedi, o zaman zannedildi ki Atıf Hoca ölünce onunla birlikte olanlar yok edilir, her şey biter; hak, adalet çuvala girer. Öyle olmadığını bugün gösterdiniz” dedi.
“BİZ MAZLUMLARI ANIYORUZ”
Atıf Hoca’yı bundan sonraki yıllarda da unutmamanın boyunlarının borcu olduğunu ifade eden Doğan, “Biz mazlumları anıyoruz. Ama bu ülkede ve dünyanın her tarafında da zalimleri hatırlayanlar var. Onları yüceltmek isteyenler var. O zalimin adını Yenimahalle Belediyesi bir parka verdi. Bundan çok rahatsızım. Ümit ediyorum ki bundan sonra gelen yönetim o parkın adını değiştirir. Çünkü bu başkandan böyle bir değişiklik beklemek pek mümkün değil” eleştirisinde bulundu.
KUR’AN-I KERİM OKUNDU
Doğan, Atıf Hoca’nın kemiklerinin bulunduğu Şafak Tepe parkının adının İskilipli Atıf Hoca parkı olarak değiştirilmesini de önerdi. Yapılan konuşmaların ardından Ulucanlar Cezaevi girişinde Kur’an-ı Kerim okundu. Anma etkinliğinin ardından bir süre önce müzeye dönüştürülen ve Atıf Hoca’nın da kaldığı koğuşu gezen vatandaşlar, Atıf Hoca’nın eşyaları hakkında bilgi aldı.
Yazdığı kitapla Şapka Kanunu’na muhalefetten 86 yıl önce İstiklal Mahkemesi kararıyla idama mahkûm edilen İskilipli Atıf Hoca dün İstanbul’da ve Ankara Ulucanlar Cezaevi Müzesi’nde anıldı. Anma törenlerine birçok sivil toplum kuruluşları ve sevenleri katıldı. Eylemler boyunca “Şehit Atıf Hoca Yolun Yolumuz!”, “Kemalist Devlet Hesap Verecek!”, “İstiklal Mahkemesi Zorbalığın Adresi”, “Hepimiz İskilipli Atıf Hocayız!” şeklinde sloganlar atıldı.
Ankara’daki törende konuşan Mazlumder Genel Başkanı Ahmet Faruk Ünsal “İstiklal Mahkemeleri’nin tüm kayıtları açıklansın, gerçek ortaya çıksın. Yaşanan zulümlerin hesabı sorulsun” diye konuştu.
YENİ AKİT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.