Neocon-ETÖ işbirliğinin fotoğrafı

Neocon-ETÖ işbirliğinin fotoğrafı
Kartel medyası, ana muhalefet partisi ve Ergenekon çevreleri elbirliğiyle Amerikalı Yahudi yazar Paul Auster’i Türkiye’ye getirmek için dört koldan çalışırken, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Bülent Gedikli

Ergenekon çevreleri elbirliğiyle Amerikalı Yahudi yazar Paul Auster’i Türkiye’ye getirmek için dört koldan faaliyete başladı. Ergenekon sanıklarının avukatı Turgut Kazan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun davetini geri çeviren Amerikalı Yahudi yazar Paul Auster’i Türkiye’ye getirmekte kararlı. Kazan, Auster’in yakın arkadaşı olan Orhan Pamuk’a da “arkadaşını Türkiye’ye getirmesi için” ricada bulunurken, CHP Gençlik ve Kadın Kolları’nın da yeni bir davet çağrısı yapmaya hazırlandığı öğrenildi. 

BİRBİRİNE ZIT GİBİ DURAN KAMPLAR BİR ARADA

Ancak Auster’in Ergenekon sanıklarının ve ulusalcı çevrelerin hiç sevmedikleri ve eleştirdikleri Orhan Pamuk’la, Ermeni tezleri savunucularıyla samimiyeti dikkat çekiyor. Pamuk’un Avrupa ve Amerika’da katıldığı bütün Ermeni toplantılarına Auster’in de davet edildiği ve Amerikalı yazarın her platformda Türkiye’nin sözde Ermeni soykırımını tanıyıp, tazminat mekanizmasını devreye sokmasını istediği belirtiliyor. Ergenekon çevrelerinin böyle bir ismi “kurtarıcı” olarak benimsemeleri dikkat çekiyor.

ERGENEKON SANIKLARININ AVUKATI, ORHAN PAMUK’U DEVREYE SOKTU

Avukat Turgut Kazan’ın, Orhan Pamuk’a bir e-mail göndererek, Paul Auster’in Türkiye’yi mutlaka görmesi, ‘içerideki tacizci ve terörist gazetecileri bizzat görüp gerçeği öğrenmesi’ gerektiğini söylediği ortaya çıkmıştı. Pamuk’a, Türkiye’ye gelmesi için Auster’i ikna etmesini öneren Kazan’a, Pamuk ‘o yaş ve üne gelmiş bir yazarı ikna etmenin zor olduğunu fakat elinden geleni yapacağını’ söylemişti.

AK PARTİLİ GEDİKLİ’DEN TARİHİ AÇIKLAMALAR

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Bülent Gedikli de Paul Auster’in Türkiye’ye getirilmesi ve onun üzerinden hükümete yönelik uluslararası bir baskı kurulmasının amaçlandığını vurgulayarak, darbecilerin “Türkiye’de kaos, korku, kriz meydana getirmek istediklerini ve bunun bir ‘Neocon-Ergenekon kardeşliği’ olduğunu” açıkladı.

ERGENEKON PROJESİ OLARAK AUSTER DEVREYE GİRDİ 

Konuyla ilgili soruları cevaplandıran AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Bülent Gedikli, bir Ergenekon projesi olarak ABD’li yazar Paul Auster’in de devreye girdiğini belirterek, “Onu dolduruşa getirmişler” dedi. Gedikli, şunları söyledi: “Türkiye’de kaos, korku, kriz yaratmak istiyorlar. Ama Neocon-Ergenekon kardeşliği beyhude bir çaba içerisindedir. Türkiye’deki güven ve istikrar ortamını kimse yıkamaz. Türkiye hukuk devleti rotasındadır, demokrasi rotasındadır. Bunların parolası, meşru iktidarı yıpratmak, mümkünse devirmek, darbe. Bu grubun şifresi ise sivil dikta. Bütün yapılanları, konuşulanları sivil diktaya bağlıyorlar, sürekli bunu işliyorlar. Paul Auster de bunun için devreye girdi. Mesela Sayın Başbakanımız ‘dindar bir nesil yetiştireceğiz’ diyor, işi gelip sivil diktaya bağlıyorlar. Sayın Başbakanımız bu sözü mesela 2005’te söyleseydi sivil diktaya bağlamayacaklardı, irticaya bağlayacaklardı. Şifre bir zamanlar komünizmdi. Komünizm bitti, şifre İran devriminden dolayı irtica oldu bir süre... 1993’ten Susurluk olayına kadar da şifre bölünme olmuştur. Refahyol iktidarı ile birlikte şifre irticaya dönüştürüldü.”

1993 DARBESİ

Gedikli sözlerini şöyle sürdürdü: “Neocon-Ergenekon takımı, aslında 1993’te Türkiye’de darbe yaptı. 1993 yılı darbe yılıdır Türkiye’de. Faili meçhuller dışında ekonomik kriz, siyasi istikrarsızlık, kaos 1993’te yaşanan darbenin sonuçlarıdır. Neocon-Ergenekon yapısı öyle bir yapı ki devletin içine çöreklenmiş, adeta bir ur gibi. Bunlar bir nevi gözü dönmüş insanlar. Düşünün kendi komutanlarını infaz ediyorlar. Eşref Bitlis’in ölümü şüpheli, Turgut Özal’ın ölümü şüpheli. Susurluk olayında bu yapı bir anlamda deşifre oldu.”

ARAP BAHARINI TÜRKİYE’YE GETİRMEK İSTİYORLAR

Neocon-Ergenekon ortaklığından bahseden Gedikli, “Neocon-Ergenekon ortaklığının amigoları medya. Dikkat ederseniz ne söylerseniz söyleyin konuyu sivil diktaya bağlıyorlar papağan gibi. Bu biraz da Arap Baharı ile bağlantılı. Arap baharı olan ülkelerde kime başkaldırılıyor? Diktatörlere... Sivil dikta var ya oralarda. Şimdi aynı konsepti Türkiye’ye uyarlamaya çalışıyorlar. Oradan Türkiye’ye sırayı getirecekler. Orada Arap Baharı var, Türkiye’de de bahar olması lazım. Onların konsepti açısından Türkiye’de de sivil bir dikta olacak ki bir başkaldırı olsun, bir isyan olsun. ‘Burada biz bunalıyoruz, gazeteciler içeride’ gibi söylemlerin hepsi aynı tezgahın ürünü. Yapı böyle bir yapı” diye konuştu.

NEOCON-ERGENEKON KADROSU İŞ BAŞINDA

Gedikli, şunları kaydetti: “Neocon-Ergenekon kadrosunda teknik direktör Şimon Peres; kaleci, teröristbaşı Abdullah Öcalan; geri üçlüde, Nicholas Sarkozy, Angela Merkel, Benjamin Netanyahu; orta sahada, Mehmet Haberal, Doğu Perinçek, Mustafa Balbay, Tuncay Özkan, Yalçın Küçük; ileride de Kemal Kılıçdaroğlu ve Selahattin Demirtaş var. Kulübün başkanları da finansal oligarklar. Finans lordları yani. Bunlar finansal operasyonlar yapıyorlar. Faiz lobiciliği yürütüyorlar ama AK Parti Hükümeti, kriz lobisini nakavt etti. Türkiye’de ilk defa kriz lobisi, faiz lobisi nakavt oldu. Türkiye’ye operasyon çektiler ama başarılı olamadılar.”

SALMAN RÜŞDİ VE PERES’LE SAMİMİ POZLAR

Akit’te yayınlanan Paul Auster’le ilgili haberleri hatırlatan Gedikli, “Paul Auster’ın Şimon Peres, Salman Rüşdi gibi isimlerle gayet samimi pozları var. Bu zat bir kere Türkiye ve İsrail konusunda bir cahil. Türkiye’nin siyasi tarihini bilmiyor. ‘Gazeteciler içeride’ diyor ama Türkiye’de daha önce neler olduğu konusunda en ufak bir fikri yok. Bu adama sormak lazım, sen Türkiye’deki darbeler tarihini biliyor musun ey Auster? Türkiye’de darbeler nasıl olmuş, darbeler nasıl teşvik edilmiş? Bu gazeteciler, bu tür girişimler konusunda neler yazmışlar, neler söylemişler, bundan haberin var mı? E-muhtıra olmuş, bu konuda ne düşünüyorsun? İktidar partisine kapatma davası açılmış, bu konuda fikrin var mı? Bu ülkede olan bitenleri biliyor musun da sen kalkmışsın hemen buradan bir beyanat veriyorsun? Paul Auster’i muhtemelen dolduruşa getirmişler. Birden bire böyle bir açıklama yapması ilginç. Auster, aynı zamanda İsrail’in de cahili. Noam Chomsky’ye İsrail’de yapılanlar ortada. Chomsky, Auster’a İsrail’in nasıl bir ülke olduğunu iyi anlatabilir” şeklinde konuştu.

ASIL KİMLİĞİMİZE KAVUŞUYORUZ

Gedikli, sözlerini şöyle sürdürdü: “Faili meçhullerin ortaya çıkması, ordumuz açısından çok olumlu bir süreçtir. Geçmişteki yapıda bazı komutanların korktuğunu bile görüyoruz. Ayaklarla başlar karışmış, belli değildi. Bunlar şimdi yerli yerine oturuyor. Her taş yerinde ağırdır. Devlet gerçek kimliğine kavuşuyor, devlet şimdi ancak kendi kimliğini buluyor. Devlet kimliğini bulamamıştı, kimliksizdi. Türkiye, bu açıdan şu anda tarihi bir kavşakta. Türkiye’de dindar olmanın önünün açılması lazım. Sanki bu hep açıkmış gibi konuşuyorlar. İnançlı dindar insanların bir yerlere gelmesinin de engellenmemesi lazım. Türkiye’de irtica kampanyaları altında bu da yapıldı. İnançlı birçok insana yapılanlar ortada. Sayın Başbakanımız inanç özgürlüğüne dikkatleri çekti. Yoksa ‘herkesi alıp dindar yapacağız’ diye bir şey yok. Zaten Allah da öyle bir şey söylemiyor.”

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.