Subaşı Hoca dualarla uğurlandı
Türkiye’nin tanınmış alimlerinden Emin Saraç Hocaefendi’nin kıldırdığı İbrahim Subaşı’nın cenaze namazına, ailesinin yanı sıra Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, İl Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın, AK Parti İstanbul İl Başkanı Aziz Babuşçu’nun da aralarında bulunduğu çok sayıda seveni katıldı.
“HAYATINI İSLAMA, İLME, MÜSLÜMANLIĞA HİZMET İLE GEÇİRDİ”
Subaşı Hoca için kılınan cenaze namazından sonra İstanbul Müftüsü Rahmi Yaran dua etti. Yaran, Subaşı’nın uzun ve bereketli bir hayat yaşadığını ifade ederek, “Hayatın belki uzun olmasından daha önemli olan, onun bereketli olmasıdır. Hayatını İslama, ilme, Müslümanlığa hizmet ile geçirdi. Çok iyi evlatlar yetiştirdi. Sadece kendi soyundan evlatlar değil, bu milletin evlatlarının yetişmesinde büyük katkıları oldu. Rabb’im amellerini makbul eylesin” dedi.
OĞLUNDAN BAŞBAKAN ERDOĞAN’A TEŞEKKÜR
İbrahim Subaşı Hoca’nın cenazesi, dua ve tekbirler eşliğinde Fatih Camii Haziresi’nde toprağa verildi. İbrahim Subaşı’nın oğlu Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Hüsrev Subaşı da babasının Fatih Camii Haziresi’ne defni konusunu açtığı Başbakan Erdoğan’ın büyük bir kadirşinaslık örneği gösterdiğini, Bakanlar Kurulu kararı çıkarıldığını hatırlatarak, ailesi adına Başbakan Erdoğan’a teşekkür etti.
“BABAM LAF OYUNUNA KAÇMAZ, İLMİ ÇİZGİDEN GİDER, KAYNAKLARA GÖRE KONUŞURDU”
Prof.Dr. Hüsrev Subaşı, babasının hem ilmi derinliği, hem de vakarlığıyla eski Osmanlı kültürünün derinliğini ve ciddiyetini temsil eden neslin son temsilcisi olduğunu söyledi.
Subaşı, babasının, İstanbul’un eski nesil “hoca efendiler” zincirinin son temsilcilerinden olduğunu belirtti.
Subaşı, babasının, klasik Osmanlı dini kültürünün yeni nesillere aktarılmasında köprü şahsiyetlerden biri olarak bilindiğini ifade ederek, şöyle konuştu:
“Babam olarak değil, bir Türk aydını olarak bakıyorum, o çehreler artık kalmadı. Kendisi, 30 yıla yakın imamlık ve vaizlik yaptı. Fatih Camii’nde 25 yıla yakın Cuma ve bayram vaazları verdi. Babam laf oyununa kaçmaz, ilmi çizgiden gider, kaynaklara göre konuşur, iyiyi, doğruyu ve güzeli anlatırdı. İstanbul’da vaaz vermek için gitmediği cami kalmamıştır. Sevilen bir insandı. Tek başına bir sevgi ve bilgi abidesiydi. Fevkalade pozitifti, nüktedandı, ilmi ve bilgiyi dikte ederek değil, severek nakleden bir insandı. Çok toleranslı ve hoşgörülüydü, tam bir ilim adamıydı. Çok insanlar yetiştirdi. Düşüncesi, ölene kadar vaaz kürsüsünü, mihrabı bırakmamaktı. ‘Biz eskilerden böyle gördük’ derdi. Fakat vaazın ortasında ülser ve gastrit sancısı bastırınca emekli olmak zorunda kaldı.”
“TALEBELERİ ARASINDA BAŞBAKAN ERDOĞAN DA VARDI”
Babasının bulunmaz bir insan olduğunu dile getiren Subaşı, “Gönül, sohbet, ilim adamıydı” dedi. Babasının talebeleri arasında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın yanı sıra dekan, profesör, milletvekili gibi önemli görevlere gelen kişiler bulunduğunu belirten Subaşı, babasının karşılık gözetmeden sürekli veren bir kişi olduğunu vurguladı.
“Tabutun başındaki sarığın manası nedir?” sorusu üzerine Hüsrev Subaşı, “Şu nedenle sarık konuldu; ilmi derinlikleri olan, hoca efendi pozisyonuna gelen zatlar için usuldür. Kendisi de ömür boyu sarık taşıdı, öyle hizmet etti. Örtü de Kabe muhabbetini simgeler” dedi.
Öte yandan İbrahim Subaşı için 25 yıl görev yaptığı Fatih Camii’nde akşam namazının ardından mevlit okutuldu.
ERDOĞAN, CENAZEYİ HAZİREYE KADAR TAŞIDI
Cenaze namazının ardından Başbakan Erdoğan ve Kadir Topbaş, üzerinde Kabe örtüsü bulunan ve baş kısmında bir sarık olan tabuta omuz verdi. Erdoğan ve Topbaş, tabutu hazirede cenazenin defnedileceği yere kadar taşıdı. Başbakan Erdoğan, defin işleminden önce camiden ayrıldı.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.