Gül: Kıran kırana bir iç çekişme var
Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Abdullah Gül, TBMM Başkanı Köksal Toptan'ın, Meclis'te grubu bulunan partilerin grup başkanvekilleriyle yaptığı toplantı hakkındaki bir soruya cevaben, toplantıyı çok faydalı bulduğunu belirtti. Gül, "Türkiye'nin kalbi TBMM'dir" diye konuştu.
TBMM'de siyasi parti temsilcilerinin bir araya gelmesini çok önemli gördüğünü belirten Gül, "Türk Büyük Millet Meclisi'dir Türkiye'nin kalbi, halkın iradesinin temsil edildiği yer, en üst kurul. Halkın hepsi bir araya gelemediği için halk oraya temsilcilerini gönderiyor. Dolayısıyla oradaki siyasi partilerin bir araya gelmesi, konuşması, problemleri bazen herkesin önünde bazen da kapıların ardından konuşabilmeleri çok önemlidir. Bu bakımdan böyle bir dönemde gayet faydalı görüyorum" dedi.
TÜRKİYE'NİN ENERJİSİNİ İÇ ÇEKİŞMELERLE HARCAMAMASI GEREKİR
Abdullah Gül, konuşmasında ayrıca Türkiye'nin sahip olduğu enerjiyi "kıran kırana iç çekişmelerle harcamaması" gerektiğini söyledi. Gül, "hele hele böyle bir dönemde hiç böyle yapmaması gerekir" diye ekledi.
Cumhurbaşkanı Gül, "Dünyadaki ekonomik gelişmeleri herhalde herkes görüyor, hiç kimsenin gözü kapalı olmaması lazım. Küreselleşmiş bir dünyada yaşıyoruz. 'Petrol 140 dolar olursa olsun, bana ne' diyecek halimiz yok. Veyahut da öbür tarafta gıda fiyatları şöyle olursa olsun, bana ne diyecek halimiz yok. Metal fiyatları nereye giderse gitsin, beni ilgilendirmez diyecek halimiz yok. Faizler ne olursa olsun beni ilgilendirmez diyecek halimiz yok. Türkiye'nin risk primini yükseltmenin Türkiye'ye maliyetinin ne olduğunu herkesin görmesi gerek" dedi.
Gül, ardından şöyle devam etti: "Ben ilk defa Türkiye böyle siyasi bir çalkantıya girdiği gün, Senegal'den gelirken, o zaman şunu söyledim: 'Bütün bunların Türkiye'ye maliyetini herkesin iyi hesaplaması gerekiyor.' Her olayın neticesinin Türkiye'ye maliyeti ne olur, bunu herkesin, hepimizin çok iyi görmesi gerekiyor. Kritik bir dönemden geçiyoruz. Türkiye'de tabiî ki farklılıklar, ayrılıklar şüphesiz olacak. Ama bunları görüşerek diyalogla normal demokratik ülkelerde nasıl oluyorsa bu şekilde halletmeye ihtiyaç var."
"TÜRKİYE'NİN MESELELERİNİ ANAYASA'NIN REHBERLİĞİNDE, DEMOKRASİNİN EVREN İLKELERİYLE, HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ ÇERÇEVESİ İÇERİSİNDE HALLETMELİ"
"Üstüne üstlük Türkiye, bir de terörle mücadele eden, çevresinde çok önemli olayların olduğu, Türkiye'nin geleceğini belirleyen olayların cereyan ettiği bir ülke" diyen Abdullah Gül, böyle bir dönemden geçerken Türkiye'nin bütün kurumlarının, herkesin "en güçlü olması" gerektiğini ifade etti. Abdullah Gül, "Eğer tersi olursa maliyetini de her beraber öderiz, geçmişte nasıl ödediysek" dedi.
"Onun için bir kez daha söylüyorum" ifadelerini kullanan Abdullah Gül, "Demokrasinin evrensel ilkeleri var, herkesin saygı duyacağı hukukun üstünlüğü var. Hukukun bugünkü dünyada da her şey şeffaf. Sadece Türkiye'nin içinde değil, dünyada her şey şeffaf. Herkes herkesi görüyor. Her şey, herkesin bize saygı duymasını sağlayacak şekilde gelişmeli. Herkes birbiriyle konuşmalı. Ama neticede demokratik ülkelerde işler nasıl halloluyorsa öyle hallolmalı" diye kaydetti.
Gül, Türkiye'nin meselelerini "Anayasanın rehberliğinde, demokrasinin evren ilkeleriyle, hukukun üstünlüğü çerçevesi içerisinde halletmesi" gerektiğini vurguladı.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.