Paşa'nın bilgisayarı, Üye'nin televizyonu!
İnternet Andıcı soruşturması kapsamında 6 Ocak’ta tutuklanan eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ, Savcı Cihan Kansız’a verdiği ifadede özetle; “İnternet sitelerinin içerikleriyle ilgili herhangi bir bilgi ve teklif de gelmedi. Benim görev yaptığım dönemde hiyerarşik olarak bana herhangi bir bilgi aktarımı yapılmadı, aleyhte beyanlara katılmıyorum. Ben o dönemde internete dahi girmedim, odamda bilgisayar bile yoktu.” demiş. (10 Şubat 2012-Hürriyet)
Gazete, Başbuğ’un 24 sayfalık ifadesinden “Odamda bilgisayar bile yoktu” cümlesini manşete çekmiş.
Çağımızda bilgisayarların hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline geldi bir gerçektir.
Devlet dairelerinde neredeyse temizlik şirketi elemanlarının masalarında bile bilgisayar bulunmaktadır. Hele hele üst düzey yöneticilerin odalarındaki ve evlerindeki bilgisayar veya ellerindeki cep telefonları sık sık yeni modeli ile değiştirdiklerini bilmeyen yok.
Savaş oyunlarının ve tatbikatların bile neredeyse bilgisayar oyunlarıyla gerçekleştirildiği, bilgisayarların ve internetin çocuk oyunu haline geldiği günümüzde, ordusunun üst düzey bir komutanının odasında bilgisayar bulunmaması, bir dönem internete bile girmemesi manşetlik bir haberdir. Ama bu manşetin yorumsuz, vurgusuz ve birazda savunmaya destek kokan bir noktalama ile verilmesi gözden kaçmıyor.
Ama aynı gazete, 22 sene önce merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın Anayasa Mahkemesine seçtiği üye haberini ‘TV seyretmeyen’ üye diye tırnak içinde manşetten vermişti. İşte o manşetler ve haberi.
Bütün Ankara, Özal’ın seçtiği yeni Yargıç’ı konuşuyor.
Anayasa Mahkemesi’ne ‘TV seyretmeyen’ üye
Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın Anayasa mahkemesine seçtiği yeni üye Haşim Kılıç’ın tarikatçı olduğu ve evinde televizyon seyredilmesine izin vermediği öne sürüldü. Kılıç, evinde TV bulunduğunu belirtirken izleyip izlemediğini açıklamadı.
Kılıç, “Tarikatçı mısınız?” şeklindeki soruya cevap vermekten kaçındı. Anayasa mahkemesinin yeni üyesi, “Laikliğe inanıyor musunuz? Sorusuna da, “Polemiğe girmek istemiyorum” diyerek cevapsız bıraktı. 27.11.1990-Hürriyet
Demek ki manşetler, havaların durumuna, şahısların konumuna, yalanın ustalığına göre böyle atılıyor…
Araştırmacı Mustafa Yakutcan / Habervaktim.com
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.