''Diplomatik baskıyı yoğunlaştıracağız''
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve Clinton, önce çalışma yemeğinde bir araya geldi. Davutoğlu ve Clinton, daha sonra yaptıkları ikili görüşmenin ardından ABD Dışişleri Bakanlığı'nda ortak basın toplantısı düzenledi.
Sözlerine, ''Her ikimiz için önem taşıyan konularda istişarelerde bulunmak üzere dostum ve meslek arkadaşım Davutoğlu'nu ağırlamaktan memnuniyet duyuyorum. Davutoğlu ile görüşme fırsatı bulmaktan her zaman memnuniyet duyarım'' diye başlayan Clinton, Türkiye ve ABD'nin ortak değerleri paylaştığını ve iki ülkenin, sadece kendi halkları için değil, dünyanın her yerindeki halkların barışçıl ve zengin bir geleceği için yakın çalıştıklarını söyledi.
Clinton, Türk-Amerikan ilişkilerini sadece ikili bazda değil, bu ilişkilerin bölgesel ve küresel bazda ne anlama geldiği noktasında değerlendirmek gerektiğini ifade ederek, transatlantik savunma ve istikrar için NATO müttefikleri olarak, terör örgütü PKK'dan El-Kaide'ye kadar terörizmle mücadelede bir ortak olarak, karşılıklı ticaret ve yatırım alanlarında birer ekonomik ortak olarak, çok şekillerde iki ülkenin omuz omuza durduğunu kaydetti.
En önemli gündem konusu Suriye...
Ortadoğu ve Kuzey Afrika'daki hızlı değişimler nedeniyle geçen yılın çok fazla istişarelerde bulundukları bir yıl olduğunu belirten Clinton, Suriye'deki gelişmelerin de bugünkü görüşmenin en önemli gündem maddesini oluşturduğunu bildirdi.
Clinton, Suriye'deki rejimin, masum halka karşı toplar ve tanklar kullanmak da dahil olmak üzere ülke içindeki kentlerde şiddeti artırmasının içler acısı bir durum olduğunu dile getirerek, ''Suriye halkının yanındayız ve barışçıl bir çözümün gayreti içindeyiz'' dedi.
Hillary Clinton, ABD ve Türkiye'nin, Suriye'deki rejime, ''Arap Birliği'nin son çabalarına ve uluslararası toplumun 'derhal sivil ölümlere son vermesi, yerleşim yerlerinden askeri güçlerini geri çekmesi, gazeteciler ile gözlemcilere giriş izni vermesi, siyasi mahkumları serbest bırakması, gerçek ve samimi bir demokratik değişim sürecine başlaması ve muhalefetle ciddi bir diyaloğa başlaması' yönündeki çağrılarına kulak vermesi'' çağrısında bulunduğunu kaydetti.
ABD olarak, Arap Birliği'nin Kahire'deki toplantısında alınan kararlara güçlü destek verdiklerini ifade eden Clinton, Arap Birliği'nin girişimiyle ilk toplantısını Tunus'ta yapacak olan 'Suriye'nin Dostları' grubuna katılmayı arzuladıklarını bildirdi.
Clinton, hem Davutoğlu hem kendisinin, Suriye'deki krize çözüm yolunda çok aktif rol oynayacaklarını ve rejime, şiddet kampanyasına son vermesi için diplomatik baskıları yoğunlaştıracaklarını belirtti.
Hedefe odaklı yaptırımları güçlendireceklerini ve Esad rejiminin eylemlerinin kınanması noktasında uluslararası toplumu bir araya getireceklerini kaydeden Clinton, hem Suriye içindeki hem de Suriye dışındaki muhalefet gruplarına yönelik erişimlerini artıracaklarını söyledi.
Clinton, ''Özellikle de Türkiye ve diğer ortaklarımızla, Suriye'de zor durumda olan halka, giderek aciliyeti artan insani yardımların ulaştırılması konusunda birlikte çalışacağız'' ifadesini kullandı.
''Türkiye, lider ülkelerden biri...''
Clinton, Tunus'taki uluslararası konferansa uzanan süreç dolayısıyla, siyasi bir sürecin desteklenmesi için Türkiye ve diğer ülkelerle yakın çalışma içinde olacaklarını ifade etti.
Suriye halkının, devlet baskısının, terörizmin ve şiddet yanlısı aşırılıkların olmadığı bir demokratik geleceği hak ettiğini ve Suriye halkının yardım çağrılarını farkında olduklarını belirten Clinton, ülkedeki yaralılara acil yardım malzemelerinin ulaştırılması için çalışmaya kararlı olduklarını kaydetti. Clinton, bu kapsamda, Kızılay ve Kızılhaç gibi uluslararası kuruluşlara sağladıkları fonları artıracaklarını, elektrik ve su gibi kaynaklara erişim imkanları olmayan halka bu yardımların ulaştırılması için çalıştıklarını dile getirdi.
Clinton, ''Türkiye liderlerden biri ve komşu olarak bu konuyla en fazla ilgili ülkeler arasında. Suriye halkının çektiği acıları anlayan bilinç sahibi bir ülke. Türkiye, acımasız Esad rejimine bir alternatif örnek oluşturuyor'' diye konuştu.
İran ve diğer konular
Clinton, görüşmelerindeki bir diğer konunun da İran olduğunu belirterek, hem İran'a yaptırım hem de bu ülkeyle diyalog seçeneğini içeren çift yönlü yaklaşımlarının devam ettiğini söyledi.
İran'ın barışçıl nükleer enerji hakkını tanıdıklarını, ancak aynı zamanda bu ülkenin yerine getirmesi gereken uluslararası sorumlulukları bulunduğunu belirten Clinton, Davutoğlu ile görüşmesinde ayrıca, Türkiye'nin bölgedeki yeni demokrasilere sağladığı desteği ve Türkiye'nin başarılı demokrasisinin ''gerçek bir örnek'' oluşturmasının öncelikleri olduğunu belirtti.
Clinton, Türk hükümetinin azınlık mallarının iadesi konusunda yaptığı çok önemli çalışmaya ilgi gösterdiklerini kaydederken, Heybeliada Ruhban Okulu'nun yeniden açılması arzularını da yineledi.
Bakan Clinton, Tunus, Mısır, Libya gibi yeni ortaya çıkmakta olan demokrasilere ne tür katkılar sağlayabilecekleri ve Suriye'nin ihtiyaçları üzerinde odaklanmalarının önem taşıdığını da ifade etti.
AA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.