Fidan olayında; kim, niçin, nerede duruyor?
“MİT Müsteşarı ile ilgili ifadeye çağırma olayında hayli ilginç tavırlar sergileniyor..
Tahminlerin altüst olduğu, kimin ne yorum yapacağını kestirmenin zor olduğu bir gündemi yaşıyoruz..
Durumu kısaca değerlendirirsek..
Hakan Fidan'ın, İsrail'in istemediği bir müsteşar olduğu kesin.. Bu durum, Hakan Fidan göreve ilk getirildiğinde yapılan açıklamalara da yansımıştı..
Bu biliniyor iken, Gülen cemaati içinde yer alanların da Hakan Fidan'ı istemiyor görüntüsü vermesi, garip bir durum..
Bir gariplik daha.. Gülen cemaati genelde, hoşgörü ve uzlaşı çizgisini takip eder. Bu hoşgörü çizgisine rağmen, çok net aleyhte bulgular da yok iken, Hakan Fidan konusunda katı tavır sergilemesi, izaha muhtaç olsa gerek.
Yine açıklanması gereken bir durum; yumuşak üslubu ile bilinen, hatta KCK soruşturmasında gözaltına alınan bazı isimlerle, eski tarihlerde bazı etkinlikler çerçevesinde buluşan cemaatin temsilcisi konumundaki isimlerin, şimdi KCK'ya yönelik operasyonlar sebebi ile suçlanan Hakan Fidan'a benzer hoşgörüyü göstermemeleri..
Ne var bu Hakan Fidan'da acaba?..
Temel ilkeler, vazgeçilmez çizgiler, o söz konusu olduğunda, niye çiğneniyor?
Ya Taraf gazetesi?..
KCK soruşturmasında, çok net olarak gözaltıların aleyhinde tavır sergilediler. Birçok KCK sanığına destek verip, gözaltıların, tutuklamaların yanlış olduğunu ifade ettiler..
Ama ne hikmetse, KCK sanıklarına gösterdikleri desteği; "KCK sanıklarına destek vermekle suçlanan MİT mensupları"na göstermediler..
Tam aksine, MİT mensuplarını hedef tahtasına koydular..
Niye acaba?
Ergenekon sanıklarının durumu da dikkate değer..
Ergenekon sanıkları, İstanbul Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemesi savcılarını sürekli eleştiriyor, onları hakaretlere varan tehditlerle iş yapamaz hale getirmek istiyorlar.. Ancak Ergenekon yanlılarının, son olayda MİT Müsteşarı'nı ifadeye çağıran savcıya destek çıkmaları da ilginç..
Bu tavır, sadece "Bize yapılanlar, MİT Müsteşarı'na da yapılsın. Oh olsun" intikamcılığından mı ibaret?
Yoksa arkasında çok başka hesaplar mı var?
Ya CHP'li politikacılar?
Onlarda da gariplik var..
Özel yetkili savcılara karşı, "Ergenekon'un avukatıyız" diyorlardı.. Özel yetkili savcıları, otoriter devletin temsilcileri olarak görüyorlardı.. Özel yetkili savcılığın ve mahkemelerin hepten kaldırılmasını istiyorlardı.. En azından yetkilerinin sınırlandırılmasını istiyorlardı..
Şimdi o savcıların yetkilerini birazcık daraltacak olan kanun değişikliğinde, kıyametleri kopartıyorlar..
Teklifin görüşmesinin bile yapılmasına izin vermiyorlar.
Niye acaba?
Ne var bu Hakan Fidan'da ki; CHP'yi, tüm politikasını inkar edecek bir çizgiye getiriyor?
Yetkilerin birazcık da olsa kısıtlanmasına, "Kısa günün kârı" gözüyle bakmaları gerekirken, niye muhalefet ediyorlar?
BDP'nin durumu farklı mı sanki?
Son günlerde adeta sus pus oldular.. Suskunlukları, KCK içine sızan MİT mensuplarının sayıca çokluğu sebebi ile, tabanın "Ne biçim örgüt bu? Bu kadar içine sızılan örgütten ne fayda gelir? Biz devlete muhalefet ediyoruz diye eylem yaparken, aslında devlet bizi yönlendiriyor, yönetiyormuş" eleştirisini, yüksek sesle dile getirmeye başlamasından çekinmeleri mi?
Onun için mi, pek yorum yapmıyorlar?
BDP'liler, düne kadar MİT-PKK görüşmelerini olumlu bulurken, şimdi bu görüşmeler gerekçe gösterilerek Hakan Fidan'ın aforoz edilmek istenmesinde, niye Müsteşar'a destek vermiyorlar?
Hepsinin tavrını not edelim.. Süreç içinde gerçeklerin ortaya çıkmasını bekleyelim..
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.