Savcılar, tahrifatı itiraf etti!

Savcılar, tahrifatı itiraf etti!
Akit, 5 Ekim 2011 tarihli haberinde, Deniz Feneri Derneği’nin hesapları üzerinde yapılan tahrifatları gündeme getirmişti. Haberde, hesap uzmanlarının bir kalemde trilyonluk oynamalar yaptığı belgeleriyle gözler önüne serilmi

Cumhuriyet Savcıları Nadi Türkarslan, Abdulvahap Yaren ve Mehmet Tamöz’ün; Deniz Feneri soruşturmasına baktığı dönemde evrakta tahrifat yaptıklarını kabullendiği ortaya çıktı.
Savcıların, Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yaptıkları savunmada; Ankara 3. Sulh Ceza Mahkemesi’nin verdiği kararın gizlenmesine yönelik işlemleri doğruladıkları öğrenildi. Savcı Nadi Türkaslan savunmasında, “Belgede tahrifatın ilk bakışta anlaşılır olması nedeniyle iğfal kabiliyeti bulunmadığını ve sonuç oluşturmaya elverişli olmadığını” savunduğu belirlendi. Türkaslan, “İrtica ile Mücadele Eylem Planı”na “kağıt parçası” diyen tutuklu sanık Genelkurmay eski Başkanı Emekli Orgeneral İlker Başbuğ tarzı savunma yaptı. Türkaslan, faks yoluyla uygulamak istediği mahkeme kararının belge olmadığını ileri sürdü.

TÜRKASLAN: BELGEDE TAHRİFAT İLK BAKIŞTA ANLAŞILIR

Evrakta tahrifatla suçlanan Deniz Feneri soruşturmasının eski savcıları Nadi Türkarslan, Abdulvahap Yaren ve Mehmet Tamöz’ün, Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ilginç savunmalar yaptığı öğrenildi.
Savcı Nadi Türkaslan, Deniz Feneri soruşturmasında ismi geçen 19 şüphelinin mal varlıklarına el konulmasına ilişkin talep üzerine Ankara 3. Sulh Ceza Mahkemesi’nin kararı üzerinde tahrifat yaparak, kararın bir kısmını gizlediği ve bu suretle mahkeme kararında açıkça “şirketlerin adına kayıtlı tüm varlıklara el konulma talebinin reddedilmesine” rağmen kararın (b) ve (c) bentlerinin kapatılması sonucunda şikayete konu olan el koyma işleminin gerçekleşmesi hakkında konuştu.
Türkaslan, “Belgede tahrifatın ilk bakışta anlaşılır olması nedeniyle iğfal kabiliyetinin bulunmadığını sonuç oluşturmaya elverişli olmadığını” söyledi ve söz konusu iddiasının görevli mahkemece değerlendirilmesini istedi.

KANUNLARI BİLMİYORMUŞ!

Türkaslan, yazılı savunmasında kanunları bilmediğini itiraf etti. Türkaslan, kendisi hakkındaki karara karşı başvurabilecek kanun yollarını, merciilerinin ve sürelerinin gösterilmediğini, söz konusu karar hakkında yasadan doğan yeniden inceleme yolu hakkının kendisine kullandırılmadığını iddia etti. Savcı olan bir kişinin, karara nasıl itiraz edeceğini bilmediği iddia etmesi dikkat çekici bulundu.

SAVCIDAN BAŞBUĞ TARZI SAVUNMA!

Savcı Nadir Türkaslan, mahkeme kararının faks yoluyla gönderildiği, faks yolu ile gönderilen yazılı kağıdın belge olmadığını savundu. Genelkurmay eski Başkanı Emekli Orgeneral İlker Başbuğ da, “İrticayla Mücadele Eylem Planı” ile ilgili olarak; “...Şu anda elimizde olan hukuki anlamda bir kağıt parçasıdır...” şeklinde açıklamada bulunmuş, kağıt parçası olarak tanımladığı belgenin ıslak imzalı belge olduğu ortaya çıkmasının ardından tutuklanmıştı.

“İŞLEMDEN HABERİM YOK”

Savcı Mehmet Tamöz de, Ankara 3. Sulh Ceza Mahkemesi’nin verdiği kararın gizlenmesine yönelik işlemden kendisinin haberi olmadığını savundu. Tamöz, HSYK 2. Dairesi’nin kararına karşı yeniden inceleme talebi konusunda herhangi bir karar verilmediğini savundu.

YAREN DE KANUNİ YOLLARI BİLMİYOR

Savcı Abdulvahap Yaren de, HSYK 2. Dairesi’nin kararının eksik olduğunu, kanun yollarının belirtilmediğini iddia etti. Mehmet Tamöz ve Abdulvahap Yaren’nin de, kanunu bilmemelerini iddia etmeleri “komik” bulundu.

YENİ AKİT

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.