Milli savunmada büyük tehlike

Milli savunmada büyük tehlike
Hükümet 2023 vizyonuna yerli uçak projesini koyarken, bu uçakları yapacak askeri işyerlerine işçilik maliyetleri gerekçe gösterilerek yeterli kadro verilmediği ortaya çıktı.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin ve Milli Savunma Bakanlığı’nın gözbebeği kurumlar olan askeri işyerlerinde, tecrübeli iş gücü günden güne eriyor. 1990’dan buyana yeterli personel alımının yapıldığı askeri işyerlerinde, çalışanların yüzde 70’inin de emekliliğinin gelmesi bu işyerlerinde yakın bir dönemde yetişmiş insan gücü sorununu gündeme getirecek. Milli savunmada yerli üretim söylemlerinin arttığı bir dönemde yetişmiş insan gücüne gereken değerin verilmemesi büyük bir çelişki olarak görülüyor. 

MİLLİ SAVUNMADA BÜYÜK TEHLİKE

Türk Harb-İş Sendikası Genel Başkanı Bayram Bozal, milli savunma sanayimizi bekleyen büyük bir tehlikeye dikkat çekti. Milli gemi, tank ve uçak projelerinin hepsinde sorumluluk alma iddiası bulunan Milli Savunma işçilerinin, yüzde 70’inin emeklisinin geldiğini belirten Bozal, bu işyerlerine yeni personel alınmaması durumunda Türkiye’nin savunma sanayisinde yetişmiş insan gücünü kaybetme tehlikesi ile karşı karşıya bulunduğunun altını çizdi.

MALZEMEDE ABD’YE, YAZILIMDA İSRAİL’E BAĞIMLIYIZ

Savunma sanayinin çil çil paralarının yurt dışına aktığı bir sanayi sektörü olduğunu dile getiren Bozal, Türkiye’nin savunma sanayisinde malzeme alımında ABD’ye yazılım anlamında da İsrail’e bağımlı olduğunu kaydetti. Sektördeki yerlilik oranını da “100 kabul ettiğimizde yerli üretimimiz yüzde 20’lerde” şeklinde değerlendiren Bozal, bu noktada işçi gözüyle umut verici açıklamalarda bulundu.

YETER Kİ SİYASİLER ARKASINDA DURSUN

Türkiye’nin yerli uçak ve tankını yapabilecek güçte olduğunu bildiren Bozal, “Tezgâhımız da var, bilgi gücümüz de. Yeter ki siyasiler projelerin arkasında dursun. Savunma sanayisinin en az yüzde 51’i yerli üretim olur” dedi. Türkiye’nin şu anda uçakların fabrika seviyesinde bakımlarını yaptığını anlatan Bozal, şöyle konuştu: “Bu şu demektir; uçağın fabrika seviyesini yapıyor olmanız uçağı yapmanız anlamına gelir. Adapazarı/Arifiye’de tankın motoru hariç her şeyini yapıyoruz. Milli gemiyi yaptık, denize saldık. Bu geminin yüzde 90’nı yerli üretim. Siyasiler arkasında dursun tankın motorunu da yaparız.”

İŞÇİ SORUNU

Savunma sanayisine yönelik yerli üretim tartışmalarının son günlerde artmasının çalışanları da heyecanlandırdığını ifade eden Bozal, ancak burada yerli üretim beklentisi ile çelişen önemli bir sorun bulunduğuna dikkat çekti. Başta hava ikmal bakım merkezleri olmak üzere Milli Savunma Bakanlığı’na bağlı işyerlerinde Türkiye’nin yetişmiş tecrübeli iş gücünü kaybetme tehlikesi ile karşı karşıya bulunduğunu vurgulayan Bozal, işyerlerine 1990’dan buyana işçilik maliyetleri gerekçe gösterilerek ihtiyacı karşılayacak personel alımının yapılmadığını bildirdi. “Kıdemli işçilerin yanına yeni işçi almazsanız, buradaki tecrübeyi bir sonraki nesle aktaramazsınız” diye konuşan Bozal, geçmişte 43 bin civarında olan çalışan sayısının 20 bine kadar düştüğünü anlattı.

Mevcut çalışanların da yüzde 70’inin emeklisinin cebinde olduğunun altını çizen Bozal, “İş kolumuzda emekli ile çalışan arasında ücret bakımından bir fark kalmadı. Bu arkadaşlarımız sırf yeni geleceklere tecrübelerini, birikimlerini aktarmak için bekliyorlar. Tüm samimiyetimle söylüyorum öğrenci gelsin bir şeyler öğretelim ondan sonra gidelim diyorlar” değerlendirmesinde bulunu. Geçtiğimiz yıl 1200 kadro açıldığını ancak işçi maliyetleri gerekçe gösterilerek bu kadronun verilmediğini anımsatan Bozal, yeni personelin bütçeye bir yük getirmeyeceği halede savunmada kar-zarar hesabının yapılmasını manidar bulduklarını kaydetti. Bozal, bu konuda Milli Savunma Bakanlığı Müsteşarının kendisini kesinlikle süzgeçten geçirmesi gerektiğini vurguladı.

ERBAKAN BU TOPLUMA BALIK TUTMAYI ÖĞRETTİ


Yerli üretim ve millilik konularında ülkede ilk akla gelen ismin Milli Görüş Lideri merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan olduğunu kaydeden Türk Harb-İş Sendikası Genel Başkanı Bayram Bozal, Erbakan’ın 1970’li yıllarda başlattığı ‘ağır sanayi’ hamlesini o dönemlerde bazı çevrelerin alay konusu ettiğini anımsattı. Bozal, şunları kaydetti: “Erbakan’ı her yere temel atıyor diye küçümsüyorlardı. Kim kaybetti? Tabi ki ülke kaybetti. O atılan temellerin değeri bugün daha iyi anlaşılıyor ama Türkiye büyük bir fırsatı kaçırdı. Erbakan’ın yaptıklarını anlayabilseydik bugün Türkiye’nin işsizlik gibi bir sorunu olmayacaktı. Çöpten ekmek toplayan insanlarımız olmayacaktı. 1960’larda yerli otomobil fikrini ortaya atmıştı. Hocanın ufkuna yetişemedik ama zararın neresinden dönersek kardır. Bu projelerin biran önce hayata geçirilmesini ümit ediyoruz. Rahmetli bu topluma balık tutmayı öğretti.”

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.