'Herşeyi intikam için yapıyoruz'

'Herşeyi intikam için yapıyoruz'
ABD’nin Irak’ı işgal ettiği tarih olan 20Mart 2003’den itibaren, Iraklı Sünni direnişçiler kamuoyunun gündeminden hiç düşmedi.

Sünni direnişçiler, kimi zaman sivillere yapılan saldırılarla, kimi zaman hunharca öldürülen Türk şöförleriyle, kimi zaman da Amerikalı asker ve Iraklı güvenlik güçlerine yönelik eylemlerle isimlerini duyurdular. Son zamanlarda saldırılarını iyice arttıran Sünni direnişçiler, artık ABD’yi iyice zorlamaya başladılar.

Genel Yayın Yönetmenliğini Vedat özdemir'in yaptığı haberekseni adlı internet sitesinden Serkan Şentürk'ün Iraklı direnişçilerle yaptığı bu röportaj ilginç anektodlar içeriyor.
Washington yönetimi onlarla masaya oturup pazarlık yapmak istiyor. Zira bir süre önce önce Süleymaniye’de, Amerikalı askeri yetkililerle, Sünni direnişçilerin temsilcilerinin çeşitli görüşmeler yaptıkları haberleri Amerikalı yöneticiler tarafından doğrulandı. Ve Haber Ekseni büyük bir habercilik başarısı daha gerçekleştirerek, bütün dünyanın merak ettiği Iraklı Sünni direnişçilerle görüştü. Görüşmede, Sünni direnişçilerin genç komutanlarından Kerim Malik Muhammed Haber Ekseni’ne, son derece çarpıcı açıklamalarda bulundu.başbakan Erdoğan dan, Irak’ta Türk şöförlerinin öldürülmesine, meclisteki direnişçi milletvekillerinden intihar bombacılarına kadar bir çok konuyu konuştuğumuz röportajımız gündeme bomba gibi düşecek cinsten.

-Geçtiğim yollar? görememem için üstü bir brandayla kapatılmış olan kamyonetin arkasında yol alırken, içimde müthiş bir tedirginlik var. Hatta bir ara gözümün önüne, geçen sene bir internet sitesinde seyrettiğim Türk şöförlerinin kesilme görüntüleri geliyor. Kanımı donduran bu görüntüleri hatırladıkça, ne kadar büyük bir riskle karşı karşıya olduğumu düşündüm.Fakat Irak’a kadar gelmişken direnişçilerle görüşmeden dönmek olmaz düşüncesi, bütün orkularımdan daha baskın çıktı. Yanımdaki mihmandar arkadaşım, tedirginliğimi fark ettiğinden midir nedir, bir ara ; “Sakın çekinme ve rahat ol, direnişçiler sana çok iyi davranırlar. Onlar bütün Iraklılar gibi misafirlerine çok önem verirler. Fakat vatanlarının düşmanlarını gözlerini kırpmadan öldürürler” dedi. Kamyona bindikten yaklaşık 2 saat sonra kamyonet yavaşladı ve bir yerden içeri girdik. Biz kamyonun arkasında üzeri brandayla örtülmüş yerde tutulduğumuz için dışarıyı göremiyorduk. Bir kaç dakika sonra şöförümüz ve ellerinde silah olan 2 maskeli genç, bizden dışarı çıkmamızı istediler. Kamyonetten indiğimizde bulunduğumuz yerin bir evin bahçesi olduğunu fark ettim. Bahçenin uzun bir şekilde örülen duvarları içerinin görülmesini engelliyordu. Maskeli gençler bizi kucaklayarak; Arapça “Hoşgeldiniz” anlamına gelen “Ehlen ve Sehlen” dediler. Direnişçilerin samimi
davranışları beni açıkçası rahatlattı. Şöförümüzden bulunduğumuz yerin Sünnilerin güçlü oldukları bir Arap köyü olduğunu öğrendim. 2 katlı ve Irak şartlarında lüks olan bir evden içeri girdik. Bizi duvarlarında Irak bayrakları olan bir odaya aldılar. 5-10 dakika sonra herkesin büyük saygı gösterdiği yüzü maskeli bir genç içeri girdi. Yüzü maskeli genç, benim Türk olduğumu öğrenince Türkçe “hoşgeldin” dedi. Ben de “hoşbulduk” diyerek cevap verdim. Daha sonra Arapça konuşmaya başladı. şöförümüzden konuştuğumuz kişinin Sünni direnişçilerin genç liderlerinden biri olduğunu öğrendim. Bize ikram edilen bol etli yemekleri yedikten sonra yasının 29 olduğunu öğrendiğim direnişçilerin lideri olan gençle röportaja başladık.

-Irak’taki direniş grupları kimlerden oluşuyor?
Direnişçileri “Sünni Müslümanlar, Basçılar ve yabancı mücahidler” diye 3’e ayırabiliriz.
Baasçılar Saddam’ın adamları. Onlar vatancılık duygusuyla savaşıyorlar. içlerinde bir sürü eski subay ve asker var. Yabancı mücahidler ise, İslam ülkelerinden Irak’a gelen Müslüman gençler. Bunların arasında Filistinli, Suudi Arabistanlı, Cezayirli hatta Türkiyeli gençler bile var. Bu gençlerin çoğu Zerkavi’ye bağlılar. Ayrıca bu gençler çok fedakarlar. Yeri geldiğinde birer şehadet eylemcisi oluyorlar. Bir de bizim gruplarımız var. Biz, Irak’ın yerli halkı olan Sünni Araplarız. ülkemiz işgal edilince, kadınlarımız tecavüze uğrayınca cihad etme kararı aldık. Irak’taki direnişin en güçlü kanadı da, yerli Sünni Arapların oluşturduğu gruplardır. Sünni direniş gruplarının ileri gelenleri 20. Devrim Tugayı, Irak islami Direniş Cephesi ve Mücahidler Ordusu gibi isimler kullanarak eylem yaparlar. Direnişçilerin içinde öğrenciden işçiye, din adamlarından avukatlara kadar toplumun bir çok kademesinden insan bulunuyor.Amacımız işgalcileri ülkemizden atıp, topraklarımızda bağımsız bir islam devleti kurmaktır. Biz dinimiz ve Irak halkı için savaşıyoruz.

- “Irak halkı için savaşıyoruz ” dediniz. Fakat gerçekleştirdiğiniz eylemler, daha çok Iraklı sivillere yönelik. Bu bir çelişki değil mi?
Biz sadece işgalcilere saldırıyoruz. Kesinlikle Iraklı sivilleri öldürmüyoruz. Hatta 15 ABD askeri için bir Iraklıyı bile feda etmeyiz. Bir yerden diyelim 15 ABD askeri geçiyor, oradan bir Iraklının geçtiğini fark edersek, hemen eylem yapmaktan vazgeçeriz. Sivil halkın olduğu yerlerde yapılan eylemleri işgalci güçler ve tekfirci bazı gruplar gerçekleştiriyor. Bu ylemlerin çoğunu işgalcilerin gerçekleştirdiğine dair bir çok örnek var. En son geçtiğimiz hafta, Kerkük’te akşam saatlerinde sivillere yapılan saldırıda yakalanan dört kişi Amerikalı çıktı. Neden bu olay dünya basınına yansımadı? Ben size cevabını vereyim mi? Buradaki
basın tamamen ABD’nin elinde. Irak’tan dünyaya sadece Amerikalıların istediği haberler çıkıyor. Bu haberlerde de direnişçiler hep camileri bombalayan, sivilleri öldüren insanlar olarak resmediliyor.

TüRK ŞöFöRLERi BiZ öLDüRDüK

-Türk şöförlerini siz mi öldürüyorsunuz?
Evet.

- Niçin öldürüyorsunuz? Ayrıca bir insanın başının kesilmesi suretiyle öldürülmesi sizce ne kadar insani?
Biz misafirperver bir halkız. Hele Türkiye halkı, Osmanlı devleti nedeniyle bizim için çok önemlidir. çünkü Osmanlı hilafetin merkeziydi. Zaten biz de bir bakıma hilafeti canlandırmak için savaşıyoruz. Fakat Osmanlı’nın torunları, 3 lira kazanacağız diye gelip burada kafir Amerikalılara hizmet ediyorlar. Onlara mühimmat taşıyorlar. Bu münafıklıktır. Münafıkları da kesmek dinen caizdir. Hz. ömer bile münafıkları kestirmiştir. Bizim insanilik ölçümüz de dindir. Eğer islam bir insanın başının kesilmesinde bir mahsur görmüyorsa, bu davranış insanidir. Ki islam bizzat, bu tür münafıkların başlarının kesilmesini emrediyor. Türk şöförleri Amerika’ya mal taşımaya devam ettikçe, biz de onları kesmeyi sürdüreceğiz.

-ABD’nin bir gün Irak’tan çekileceğine inanıyor musunuz?
ABD’nin Irak’tan çekilmesi Allah’ın izniyle yakındır. Hatta şu sıralar çekilmenin yollarını
arıyor. çünkü Irak’taki direniş dünyaya aktarılandan çok daha güçlü. Biz günde en az 100 saldırı yapıyoruz. Ama kimse bu saldırılarımızdan bahsetmiyor.

IRAK’A ŞERİAT GELECEK
-ABD Irak’tan çekildiği zaman, ülke yönetiminin nasıl olmasını istiyorsunuz?
Irak’ta bağımsız bir şeriat devleti kurulmasını istiyoruz. ABD’yi ülkemizden kovduktan sonra şeriat devleti kurmak için mücadele vermeye başlayacağız. Bu hedefimizi gerçekleştirmek için de, önümüze çıkan her grup ve kişiyi temizleyeceğiz.

-11 Eylül saldırılarına nasıl bakıyorsunuz ?
Bu saldırılar çok güzel oldu. Bir kere o insanlar suçsuz değiller. çünkü Bush’u destekleyerek, Irak’ın işgaline ortak oldular. Ayrıca ABD’de bir gün de yaşananlar Irak’ta her gün yaşanıyor. Her gün Irak’ta en az 30-40 insan ölüyor, fakat bütün dünya sessiz. çünkü Irak’ta ölenler Müslümanlar.11 Eylul saldırılarını gerçekleştirenler bizim gözümüzde birer kahramandırlar. Hatta ben bir yeğenimin ismini, bu eylemi yapanlardan birine verdim.

SADDAM TöVBE ETTİ
—Saddam hakkında ne düşünüyorsunuz?
Saddam gerçek bir zalimdi. Sünnilere bile büyük zulümler yaptı. Onun için kimse Saddamla bir olmadı. Fakat Saddam’ın mahkemelerdeki tavırları gerçekten harikaydı. Tıpkı bir şovölye gibi. Sırf mahkemelerdeki tavırları nedeniyle Saddam’a Irak halkının sevgisi her geçen gün artıyor. Hatta biz onun geçmişte işlediği günahlardan tövbe ettiğini düşünüyoruz.

15 MİLLETVEKİLİ DİRENİŞçİ
-Direniş gruplarının içinde faaliyet gösteren kaç direnişçi meclıste yer alıyor şu an?
Şu an 15 direnisci kardesimiz Irak meclisinde milletvekilliği yapıyor.onlar bizim verdigimiz mücadelenin siyasi boyutunu üstlenmis durumdalar.

- Bu yeni süreçte silah bırakma gibi bir planınız var mı?
Kesinlikle hayır. Hatta düşmanlarımıza daha sert vuracağız. işgalcilerle olan silahlı mücadelemiz, onlar bizim topraklarımızı terk edene kadar sürecek.

-Peki, siz direnişe ne zaman ve ne şekilde katıldınız?
Direnişçilere yaklaşık 2 sene önce katıldım.Ben de ileriye dönük hayalleri ve düzenli bir aile yaşamı olan üniversiteli bir gençtim. Birgün okuldan eve döndüğümde gördüklerim bütün hayatımı değiştirdi. Duvarlar, yerler, her yer kan içerisindeydi. Annem, babam ve iki küçük kardeşim sofra başında, defalarca ateş edilerek öldürülmüşlerdi. inanın ben o güne dek,
hiçbir siyasi oluşumun yakınından bile geçmemiştim. Ama artık sadece intikam için yaşıyorum. Ne kadar Amerikalı öldürürsem, o kadar mutlu oluyorum.

DiRENİŞ çiLERLE iRTiBAT KOLAY

-Direnişçilerle nasıl irtibat kurdunuz?
Direnişçilere üniversiteden arkadaşlarımın aracılığıyla katıldım. Eğer mücahidlere katılmaya karar verdiyseniz, onlara ulaşmak çok ta zor değil zaten. üniversitelerde direnişçilerin sorumluları var. Eğer yakınlarınız ABD askerleri tarafından öldürüldüyse, size direnişe katılmak isteyip istemediğinizi soruyorlar.

- Direnişe kabul edildikten sonra herhangi bir silah eğitimi aldın mı? ilk olarak nasıl bir eyleme katıldın?

Biz zaten otuz yıldır savaşan bir toplumuz. Hepimiz silah kullanmayı biliyoruz. çocukluğumuzda bile oyuncaklarımız silahlardı. Bundan dolayı silah eğitimi almam gerekmedi. ilk olarak Bağdat’taki bir Amerikan karargahına düzenlenen operasyona katıldım.
Bu operasyon esnasında 5 ABD askeri öldürülmüştü; hatta birini de ben öldürmüştüm.

-İlk eyleminden sonra o akşam neler düşündün?
Direnişe katıldıktan sonra yaşamın nasıl değişti? O gece uyuyamamıştım. içimde garip bir duygu vardı; çünkü kafirde olsa birini öldürmüştüm. oysa bir süre önce, ufacık bir canlıya bile kıyamayacağımı düşünüyordum; ama şimdi bir insan öldürmüştüm. üniversitede gazetecilik üzerine eğitim alıyordum. Gazeteci olmayı istiyordum. Belki Amerikalılar aileme
zarar vermeselerdi, bende sizin gibi şimdi gazetecilik yapacaktım. Fakat artık sadece intikam
için yaşıyorum. Ne kadar Amerikalı öldürürsem, Allah’a ve aileme karşı olan görevimi yerine getirdiğime inanıyorum.

-ölüm senin için ne ifade ediyor? ölmekten korkmuyor musun?
ölüm yaşamın bir gerçeği. Zamanı geldiğinde yapacak bir şey yok. Ayrıca her birimiz şehadet için can atıyoruz. çünkü şehidler ahirette peygamber efendimiz tarafından karşılanacaklar. Biz her eyleme gidiğimizde bir daha döneceğimizi düşünmeyiz. Bugüne kadar yüzlerce arkadaşım şehid oldu. Bende ölebilirdim. Kader...

-2 sene içerisinde kaç Amerikalı asker öldürdün?
En az 30 Amerikan askeri öldürmüşümdür. 20’den fazla işbirlikçiyi de cehenneme gönderdim. İşgalciler ülkemizde bulundukları sürece de, onları öldürmeye devam edeceğiz.

-Canlı bomba olup kendini patlatan arkadaşların var mı?
Var tabiki. Vatanı ve dini için kendini feda eden yüzlerce şehit kardeşimiz var. Onlar cennete giden kahramanlardır. Biz onlara gıpta ile bakıyoruz. çünkü onlar cennetin bütün
nimetlerinden faydalanıyorlar.

“CANLI BOMBA OLMAK İSTİYORUM”

-Peki sana görev verilirse, sende intihar eylemcisi olur musun?
Seve seve olurum. işgalciler yakınlarımın hepsini öldürdüler. Onlardan intikam almayı çok istiyorum. Ayrıca biz Müslümanlar için ahiretteki en büyük makam şehidlerin makamıdır. şehidler sorgu sual olmadan direk cennete gidiyorlar. Benim de en büyük hayallerimden biri şehadet bombacısı olmak.

-Son olarak, Türkiye’den kimleri tanıyorsun?
Tayyip Erdoğan ve Atatürk’ü tanıyorum. Bir de ibrahim Tatlısesi..