28 Şubat'ın medyası için suç duyurusu
Has Parti İstanbul'dan Kemal Alemdaroğlu, Fatma Nur Serter, Erol Çakır, Hüseyin Kıvrıkoğlu, Ertuğrul Özkük, Uğur Dündar, Fatih Altaylı, Ali Kırca, Sedat Ergin, Ergun Babahan, Güngör Mengi, Zafer Mutlu, Fikret Bila, Reha Muhtar, Fatih Çekirge hakkında suç duyurusu...
Halkın Sesi Partisi İstanbul İl Başkanlığı, 28 Şubat’ın yıldönümü nedeniyle İstanbul Beyazıt Meydanı’nda basın açıklaması ve suç duyurusu gerçekleştirdi. Basın açıklamasında HAS Parti Genel Başkan Danışmanı ve GİK Üyesi Akif Gürdoğan ve Remzi Çakır, Genel Merkez Disiplin Kurulu Üyesi Abdullah Arar, Has Parti Lideri Numan Kurtulmuş’un eşi Doç Dr Sevgi Kurtulmuş da yer aldı.
Basın açıklaması ve suç duyurusu açıklamasını gerçekleştiren, Halkın Sesi Partisi İstanbul İl Başkanı Mehmet Bekaroğlu yaptığı konuşmada; dönemin İstanbul Valisi Erol Çakır, İstanbul Üniversitesi Rektörü Kemal Alemdaroğlu, Rektör Yardımcısı CHP Milletvekili Fatma Nur Serter ve 1.Ordu Komutanı Hüseyin Kıvrıkoğlu’nun o dönem gerçekleştirdikleri anti-demokratik uygulamalar nedeniyle hesap vermesi gerektiğine ifade ederek, buradan Savcıları göreve davet ediyoruz dedi.
İl Başkanı Mehmet Bekaroğlu; “Ayrıca o dönemin önemli aktörleri olan bazı medya mensuplarının da artık hesap vermesinin zamanı gelmiştir” dedi. Bekaroğlu yaptığı açıklamada; Darbeye ortam hazırlamak, darbecilerin direktifleri doğrultusunda yayın yapmak, toplumu korku ve endişeye sevk etmek, silahlı kuvvetleri anayasal düzeni kısmen dahi olsa askıya almaya teşvik etmek ve bu suç için elverişli vasıta sağlamak, anayasal sistem içinde oluşmuş meşru Bakanlar Kurulu’nu lağv etmek ve vazifeyi yapmaktan kısmen dahi olsa men etmeye çalışmak, kişilik haklarına aykırı bir şekilde kişileri hedef göstermek, linç politikası uygulamak ve ötekileştirmek, bunun için oluşturulan suç örgütüne girmek suçu işleyen şu isimlerle ilgili de suç duyurusunda bulunuyoruz: Ertuğrul ÖZKÜK, Uğur DÜNDAR, Fatih ALTAYLI, Ali KIRCA, Sedat ERGİN, Ergun BABAHAN, Güngör MENGİ, Zafer MUTLU, Fikret BİLA, Reha MUHTAR, Fatih ÇEKİRGE ve dönemin diğer köşe başını tutan medya mensupları.
Has Parti İstanbul İl Başkanı Mehmet Bekaroğlu tarafından yapılan basın açıklamasının tam metni şöyle;
Değerli Basın Mensupları,
28 Şubat darbesi sadece halkın seçtiği meşru hükümeti düşürmemiş, hala bedelini ödediğimiz ciddi ekonomik kayıplara ve insan hakları ihlallerine yol açmıştır. 28 Şubat’ta öncelikle 27 Mayıs, 12 Mart ve 12 Eylül’de olduğu gibi milletin iradesi gasp edilmiş Rafahyol Hükümeti düşürülmüştür. 28 Şubat’ın ekonomik hasarının en az 300 milyar dolar olduğu belirtilmektedir. İnsan hakları alanında yaşanan hasarı ise henüz kimse ölçememiştir.
Şu anda açıklama yaptığımız meydan 28 Şubat’taki insan hakları ihlallerinin en başta gelen şahitlerinden birdir. Büyük emekler harcayarak üniversitelere yolladığımız kaç çocuk bu üniversitenin kapısından çevrilmiştir; kaç kızımızın başörtüsüne el uzatılmıştır, kaç kızımız ikna odalarına sokulmuştur, bu üniversitede. İmam Hatip okullarının kapılarında bekletilen çocuklar, okul önlerinden polis otobüslerine doldurulup şehir dışında boş arsalara bırakılan küçücük kızlar, sağlık karnesinde başörtülü fotoğrafı var diye hastaneye kabul edilmeyen seksenlik nineler, üniversiteden ilişkisi kesilen öğretim üyeleri, Meclis’ten kovulan milletvekili, memuriyetini, işlerini kaybedenler, fişlenen askerler, polisler, işaretlenen manavlar, kasaplar, işyerleri, kapatılan Kur’an kursları, 14 yaşında idam cezasına çarptırılan Yakup Köse… bütün bunlar 28 Şubat sürecinde oldu.
Ve bunların sorumluları bugüne kadar hesap vermediler. Ülkemizde son yıllarda önemsediğimiz gelişmeler oldu; darbe hazırlığı içinde olan askerler ve işbirlikçileri yakalanarak tutuklandı. Darbe girişimleri yargılanıyor ama daha dün herkesin gözünün önünde olan, sonuçları, mağduriyetleri hala yaşanan, failleri tarafından itiraf edilen bir darbe var, 28 Şubat post modern darbesi. Bu darbenin sorumları hala toplumun içinde ellerini kollarını sallayarak dolaşıyorlar.
Halkın Sesi Partisi, 28 Şubatçılardan hesap sorulmasını istemektedir. Bu amaçla Ankara Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusundan bulunduk. Bugün burada 28 Şubat’ın İstanbul’daki sorumlularını teşhir edecek, onların da soruşturulmasını isteyeceğiz.
Değerli Basın Mensupları,
28 Şubat sürecinde en çok rahatsız edilen kesim üniversitelerdi. İstanbul Üniversitesi 28 Şubat uygulamaları için sembol bir mekândır. Çok sayıda öğretim elemanı ve binlerce öğrenci baskı gördü, işinden olanlar, öğrenimine ara verenler, okullarını terk edenler oldu. İstanbul üniversitesinde yasalara rağmen başörtülü öğrencileri üniversiteye almayan; öğrenci ve ailelerine hakaret eden, ikna odaları kurarak insanlara baskı uygulayan, manevi işkence yapan, öğrencilerin okulları tek etmelerine, hayatlarının karartılmasına neden olan, üniversiteyi kışlaya çeviren dönemin İstanbul Üniversitesi Rektörü Kemal ALEMDAROĞLU ve yardımcısı Nur SERTER’dir. Savcılara sesleniyoruz; bu insanlar için gerekli işlemleri yapınız; bu isimler hakkında suç duyurusunda bulunuyoruz.
Hakkında suç duyurusunda bulunduğumuz sorumlulardan biri de dönemin İstanbul Valisi Erol ÇAKIR’dır. İmam Hatip Liselerinin kapısını kapatan, polisin çocuklara kötü muamele yapması emrini veren, baskı kuran, insanlara hakaret eden Erol ÇAKIR hakkında da suç duyurusunda bulunuyoruz.
Hiç kuşku yok ki bütün bu hak ihlallerini yöneten, verdiği brifingler ve emirlerle bunları yönlendiren dönemin I. Ordu Komutanı Hüseyin KIVRIKOĞLU’dur. 28 Şubat bin yıl sürecek diyen Hüseyin KIVRIKOĞLU hakkında da suç duyurusunda bulunuyoruz.
27 Mayıs, 12 Mart ve 12 Eylül darbeleri askeri birlikler kullanılarak gerçekleştirilmiştir. 28 Şubat darbesi ise asker-sivil bürokrasi, rantçı sermaye ve işbirlikçi siyasetçiler tarafından tasarlanmakla birlikte temelde basın-yayın aracılığıyla yapılmış, yani kalemler ve ekranlar silah olarak kullanılarak medya üzerinden yürütülmüş bir operasyondur. 28 Şubat suçunu işleyen, bu suça ortam hazırlayan ve suçun işlemesini kolaylaştıran asıl aktörler o dönemde basın-medya kuruluşlarında köşe başlarını tutmuş kişilerdir.
Bu güne kadar 28 Şubat’ın asker-sivil failleri ile ilgili suç duyuruları yapılmış olmakla birlikte; bu suçun işlenmesinde aktif rol alan medya mensupları ile ilgili herhangi bir soruşturma/yargılama maalesef yapılmamıştır.
Zırhlı Tugaylarla değil, gazete manşetleriyle, köşe yazılarıyla, TV’lerin haber programlarıyla bir fiili darbe gerçekleştirilmiştir. TBMM’nin ve dolayısıyla milletin iradesi gasp edilmiş, meşru/anayasal bir hükümet istifaya zorlanmış, siyasal alan daraltılmış ve tüm ülke açık bir cezaevine dönüştürülmüştür. Bu suça sadece dönemim askerleri değil, üniversitelerden yerel yöneticilere, gazetecilerden sivil toplum kuruluşlarına kadar değişik kurum ve kişiler iştirak etmiştir. Bu şekilde “cürüm işlemek kastıyla oluşturulan teşekküle” üye olan, bu teşekkülü yöneten, suçun maddi ve manevi unsurlarına fiilen iştirak eden çok sayıda insan var.
Darbeye ortam hazırlamak, darbecilerin direktifleri doğrultusunda yayın yapmak, toplumu korku ve endişeye sevk etmek, silahlı kuvvetleri anayasal düzeni kısmen dahi olsa askıya almaya teşvik etmek ve bu suç için elverişli vasıta sağlamak, anayasal sistem içinde oluşmuş meşru Bakanlar Kurulu’nu lağv etmek ve vazifeyi yapmaktan kısmen dahi olsa men etmeye çalışmak, kişilik haklarına aykırı bir şekilde kişileri hedef göstermek, linç politikası uygulamak ve ötekileştirmek, bunun için oluşturulan suç örgütüne girmek suçu işleyen şu isimlerle ilgili de suç duyurusunda bulunuyoruz: Ertuğrul ÖZKÜK, Uğur DÜNDAR, Fatih ALTAYLI, Ali KIRCA, Sedat ERGİN, Ergun BABAHAN, Güngör MENGİ, Zafer MUTLU, Fikret BİLA, Reha MUHTAR, Fatih ÇEKİRGE ve dönemin diğer köşe başını tutan medya mensupları.
Bu insanlar sadece bu suçları işlememişler, bu suçları işlerlerken aynı zamanda insanları, bu ülke yurttaşlarının inançlarını, yaşam tarzlarını aşağılamışlar, bu şekilde görülmemiş hak ihlalleri yapmışlardır. Bunların yargılamalarını istiyoruz. Daha dün bu kadar ağır suçlar işleyenlerin hala başköşeleri tutmaları kabul edilemez.
Değerli Basın Mensupları,
Mevcut Hükümetin 28 Şubat’ın sorumlularının yargılanması için adım atmamasını anlamlı bulduğumuzu ifade etmek isterim. Ak Parti 28 Şubat’ın sorumlularına niçin ses çıkarmıyor, 28 Şubat mağduriyetlerini niçin ortadan kaldırmıyor, hala niçin başörtüsü sorunu var, niçin Meclis’te başörtülü milletvekili yok? Niçin 28 Şubat darbesini mümkün kılan anayasal ve yasal çerçeve değiştirilmiyor?
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.