Dik duran tek gazete Akit’ti
15. yıldönümünde lanetle andığımız 28 Şubat sürecinde milletin tercihine, değerlerine, inancına kast eden çevrelerin karşısında dimdik duran sayılı medya organından biri olan Akit’in hakkı teslim ediliyor.
HAS Parti, Ankara İlci Otel’de “Milli İradeye Vurulan Hançer: 28 Şubat” isimli panel düzenledi. Panelin oturum başkanlığını Recai Kutan yaparken, Hasan Celal Güzel, Taha Akyol ve Emniyet İstihbarat Dairesi eski Başkanı Bülent Orakoğlu da konuşmacı olarak katıldı. HAS Parti lideri Numan Kurtulmuş yaptığı açılış konuşmasında 28 Şubat’ı “Post-Modern darbe” olarak niteleyenlere tepki gösterdi. 28 Şubat döneminde aktif siyasetin içinde olan Hasan Celal Güzel ise, Akit’i överek, “O dönem en dik duran gazete Akit oldu” diye konuştu.
KURTULMUŞ: MERVE KAVAKÇI’NIN HAKKI İADE EDİLSİN
28 Şubat’ın, diğer darbelerden daha ağır bir askeri müdahale olduğunu öne süren Kurtulmuş, “Etkisinin bin yıl sürmesi beklenen bir müdahaleyi ‘post-modern’ olarak yumuşatmaya kimsenin hakkı yok” diye konuştu. Demokrasiye yapılmış bu müdahale ile birçok kişinin de hakkının yendiğini ifade eden Kurtulmuş, bu kişilerden birinin de Merve Kavakçı olduğunu söyledi. Kurtulmuş, “Şu an yemin etmeyen parlamenterler maaşlarını almaya devam ediyor. Aynı durumda olan Kavakçı’nın da hakkı iade edilmeli” dedi
GÜZEL: AKİT, 28 ŞUBAT DÖNEMİNDE DİK DURDU
28 Şubat’ta cuntacılara karşı verdiği mücadeleden dolayı “tanksavar” diye tabir edilen ve o dönem aktif siyasetin içinde bulunmuş Hasan Celal Güzel, yaptığı konuşmada Akit’ten övgü ile söz etti. 28 Şubat döneminde medyanın kötü bir sınav verdiğini hatırlatan Güzel, “O dönem dik duran tek gazete Akit oldu. Eğer tüm gazeteler aynı hassasiyeti gösterseydi böyle bir süreç yaşanmazdı” ifadelerini kullandı.
“DEMİREL SİYASETİN EN MÜNAFIK ADAMIDIR”
Eski Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’i “Siyasetin en münafık adamı” diyerek tarif eden Güzel, cuntacılara da sert ifadelerle yüklendi. Ordunun peygamber ocağı olduğuna inandığını kaydeden Güzel, “Ancak, namlusunu millete yöneltenler, komutan olamaz. Bunlar olsa olsa haydut, hain ve alçak olur. O gün beni içeriye atanlar bugün yüzüme bakamıyorlar” şeklinde konuştu.
ORAKOĞLU: 28 ŞUBAT DIŞARIDAN TEZGÂHLANDI
Dönemin Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Bülent Orakoğlu ise, 28 Şubat’ın tamamen dışarıdan tezgâhlandığını ifade etti. Başta İsrail olmak üzere Türkiye’de şu an 32 ülkenin psikolojik harekât uyguladığını iddia eden Orakoğlu, “Amaçları kurumları birbirine düşürmek. Devlet içi sıkıntılar ortaya çıkararak Türkiye’nin bölgesindeki gücünü kırmak istiyorlar” dedi. 28 Şubat’tan sonra özellikle İsrail lobisinin önemli kurumlara sızdığını söyleyen Orakoğlu, MİT Müsteşarı Hakan Fidan’nın bu lobileri ortaya çıkarması gerektiğini kaydetti.
DEMİREL, KENDİSİNE VERİLEN BELGEYİ ALMAMIŞ
Görev yaptığı dönemde Batı Çalışma Grubu’nu ortaya çıkaran Orakoğlu, belgeleri dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’e vermesine rağmen kendisinin bu belgeleri almak istemediğini söyledi. Orakoğlu, “Belge elime geldiğinde hiyerarşik olarak üstlerimizle görüştük. Son olarak, bir heyetle Cumhurbaşkanı Demirel’in makamına çıktık. Ancak Demirel bu belgeleri önemsemedi ve bize geri verdi. Hâlbuki BÇG’nin PKK ile irtibatını bile kanıtlamıştık. Eğer, o zaman bir şeyler yapılsaydı 28 Şubat bu kadar ağır olmazdı” dedi.
AKYOL: DEVLET, ARTIK İRTİCA PARANOYASINDAN KURTULMALI
Gazeteci-yazar Taha Akyol, 28 Şubat’tan dersler çıkarılması gerektiğini ifade etti. 28 Şubat döneminde subay eşlerine istihbarat görevi verildiğini hatırlatan Akyol, devletin irtica paranoyasından artık kurtulması gerektiğini belirtti. Türkiye’deki İslami kesimin demokrasinin önemini 28 Şubat’tan sonra anladığını aktaran Akyol, muhafazakarların çocuklarını çağın gereklerine göre bilimde, sanatta, ekonomide, iş hayatında en üstte olacak şekilde yetiştirmeleri gerektiğini kaydetti.
Şükrü Macun Akit
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.