Dindar nesil zalim değildir

Dindar nesil zalim değildir
Türkiye İmam Hatipliler Vakfı Genel Başkanı A. Ecevit Öksüz, gündemdeki kademeli eğitim sistemi ve dindar gençlik konuları hakkında Akit’e çarpıcı açıklamalarda bulundu.

8 yıllık kesintisiz eğitimin 1+4+4+4 şeklinde kademeli olarak yeniden düzenlenmesini öngören tasarı ile dindar gençlik tartışmasını Akit’e değerlendiren Türkiye İmam Hatipliler Vakfı Genel Başkanı A. Ecevit Öksüz, çarpıcı açıklamalarda bulundu. TİMAV Başkanı Öksüz’ün, “dindar gençliğe” karşı çıkan çevrelere cevabı hayli anlamlı oldu. Öksüz  “Dindar nesil zalim değildir” dedi.

İMAM HATİPLİLERİN YÜKSEKÖĞRETİME GEÇİŞİ ENGELLENDİ

-28 Şubat sürecinde 8 yıllık kesintisiz eğitim neden dayatıldı? Bu eğitim sisteminin ne gibi zararları oldu?
Sorunlu bir uygulama olan kesintisiz 8 yıllık eğitim, 28 Şubat sürecinde özellikle İmam Hatip Liselerini hedef alınmıştı. Halkın büyük teveccühüne mazhar olan bu okulları hem bitirmek hem de yüksek öğretimde ilahiyat fakülteleri dışındaki alanlara geçişini imkansız hale getirmek istendi. Yükseköğretime geçişte istenilen hedefe ulaşılsa da milletimiz İmam Hatip Liselerine sahip çıktı ve okullarımız dimdik ayakta kaldı.

MESLEK SAHİBİ TEKNİK ARA ELEMAN SIKINTISI YAŞANDI

-8 yıllık eğitimin iş dünyası açısından nasıl bir zararı oldu?
İdeolojik yaklaşımlar ile neredeyse gözleri hiçbir şeyi görmez hale gelen mantık eğitim sistemimiz başta olmak üzere birçok alanda ülkemizi tahrip etmekten, milletin değerlerini, ihtiyaçlarını, yönelimlerini sok saymaktan geri kalmadı. Böyle bir anlayış, 8 yıllık kesintisiz eğitimle aynı zamanda en büyük zararı reel sektöre vermeyi de göze almıştı. 15 yıla yaklaşan uygulamada meslek liseleri bitme aşamasına geldi. Reel sektörde ara eleman sıkıntısı had safhaya ulaştı. Bir tarafta işsizlik sorunu ile mücadele eden bir Türkiye diğer taraftan kesintisiz eğitim mağduru mesleksiz gençler bir diğer tarafta da meslek sahibi teknik ara eleman arayan iş dünyası. İşte bu garabetin mimarıdır kesintisiz eğitim ve katsayı uygulaması.

YENİ EĞİTİM SİSTEMİ FARKLI BİR İVME VE HEYECAN KAZANDIRACAK

-Gündemde olan 1+4+4+4 eğitim sistemi ile ilgili ne düşünüyorsunuz?
Eğitimin kademeli hale dönüştürülmesi yani 1+4+4+4 sistemi tüm bu ve benzeri açılardan geç kalınmış olsa da yerinde bir uygulamadır diye düşünüyoruz. Uygulamanın hayata geçmesi ile birlikte eğitim öğretim sistemimiz farklı bir heyecan ve ivme kazanacak. Zira, eğitimin kademeli hale dönüştürülmesi ile birlikte;

-İlköğretim birinci sınıfta okuyan bir çocuğumuz ile sekizinci sınıfa gelmiş bir gencimiz aynı koridorlarda olmayacak.

-Ergenlik çağındaki bir gencimiz ile hayatla yeni yeni tanışan çocuklarımız aynı okul bahçesinde oynamak zorunda kalmayacak.

-Öğretmenlerimiz okul içerisinde asayiş memuru gibi dolaşmaktan kurtulacak, asıl işleri olan eğitim/öğretime daha fazla zaman ayıracak.

-Öğrencilerimiz ara geçişlerde okul türü farklılaştırması yapabilecekler.
-Meslek liselerimiz yeniden hayat bulacak.

-Öğrencilerimiz yetenekleri ve ilgi alanlarına göre profesyonel yönlendirme sistemine de kavuşmuş olacak.

-Aynı zamanda yıllarca bu haksız uygulamaya maruz bırakılan imam hatip liseleri de eski heyecanına ve coşkusuna kavuşacaktır.

-Öğrencilerin yaş grupları ile birlikte eğitim görme imkanı, fiziki ve sosyal ortamlarındaki iyileştirmeler ile birlikte çocuklarımızın sosyal ve ruhsal gelişimleri daha verimli bir hale dönüşecek.

-Ve daha birçok başlıkta ifade edebileceğimiz bu yenilenme ile birlikte millet olarak verimli bir eğitim sistemine kavuşacağımıza inanıyorum.

SORUNUN ÇÖZÜMÜNDE OLUMLU BİR ADIM

-Düşünülen yeni eğitim sistemi başörtülülerin sorunlarını giderir mi?
Zira inançlarının gereğini yerine getirmek isteyen bayan kardeşlerimiz yıllarca engellemelere, zulümlere, hor görülmelere, ikna odalarına maruz bırakıldı. Bu kardeşlerimizin inançları uğruna katlandıkları zulüm, engelleme ve döktükleri gözyaşı yerini özgürlük ve huzura bırakmalıdır. Her kim olursa olsun özgürce inancını yaşayabilmeli. Kamu veya özel sektör fark etmeksizin, eğitim hayatı veya çalışma hayatı ayırt etmeksizin bu sorun çözüme kavuşturulmalıdır.
Yeni planlanan eğitim sisteminin kademeli hale dönüştürülmesi, ilk kademeden sonra zorunlu eğitimini uzaktan tamamlama imkânının bulunması bu sorunun çözümünde olumlu bir adım olarak mutlaka değerlendirilmelidir.

KIZLARIMIZ DAHA NİTELİKLİ EĞİTİM ALACAKLAR

-Bu sistemle kızların eve kapanacağını ve erken evlendirileceğini savunan kesimlere ne dersiniz?
Bu kesimler geçmişten günümüze sıkıştıkları dar kalıplar ve ideoloji kaplarının dayattığı mantıkla evham üretmekten kurtulamadılar. Kendi kendilerine ürettikleri korkularının da esiri olan bu kesimin dünyanın ve ülkemizin yaşadığı gelişimleri yakalayamadığını, darbe dönemlerinin fosilleşmiş zihin yapısından sıyrılamadığını, milletimizin birçok alanda elde ettiği kazanımları fark edemediğini düşünüyorum.
Zorunlu eğitimin süresini 8 yıldan 13 yıla çıkaracak olan bu uygulamanın kızlarımızı eve kapatmakla değil bilakis, daha eğitimli insanlar yetiştirmeye, kızlarımızın daha nitelikli eğitim alabilmelerine zemin hazırlayacağına olan inancımı paylaşmak isterim.

DİNDAR NESİL BARIŞI, HUZURU GETİRİR

-Dindar Gençlik konusunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Ne kazandırır ne götürür?
Sayın Başbakan’ın ifadeleri ile gündeme gelen “dindar nesil yetiştirme” tartışmaları bahsettiğimiz bu insani değerlerden uzak, siyasi, seküler ve ideolojik kaygılar temelinde cereyan ediyor. Oysaki Sayın Başbakan; herhangi bir dine, mezhebe veya cemaate atıfta bulunmuyor. Dindar bir neslin yetişmesi, barışı, huzuru, hayatın ahengini, özgüveni, hak ve adaleti, sosyal ve kültürel değerleri kazandırırken zulme, kavgaya, hukuksuzluğa ve insani olmayan her şeye kaybettirir.

DİNDAR NESİL ZALİM DEĞİLDİR

-Dindar Gençlikten neden korkuyorlar?
Bu kesimin asıl korkusunun dindar gençlik olduğunu düşünmüyorum. Onların asıl korkusunun yetişecek dindar nesillerle birlikte ellerindeki siyasi ve bürokratik erki kaybetme ihtimallerinden kaynaklandığının düşünüyorum. Zira bu kesim yıllarca ülke idaresi ve zenginliklerine dair tüm değerleri kendi tekellerinde görmüşler. Kendileri dışındaki bir görüş, inanç veya değeri neredeyse yok saymışlar. Şimdi de onların varlığına, gelişimine, birçok alanda elde ettikleri kazanımlara şahitlik etmek rahatsız ediyor. Kendileri ömürleri boyunca bu kesime yaptıklarının, imam hatiplilere ve başörtülü kardeşlerimize çektirdikleri eziyetlerin aynısıyla mukabele göreceklerini sanıyorlar. Korkmalarına gerek yok. Rahat ve huzurlu olsunlar. Dindar nesil zalim değildir. Olamaz da.

KORK ALLAH’TAN KORKMAYANDAN

-İmam Hatip Liselerinde neden suç ve kötü alışkanlık oranı düşük?
Rahmetli babamdan duyduğum güzel bir sözü burada ifade etmek isterim. Babam nasihat ederken oğlum: ”kork Allah’tan korkmayandan” derdi. İmam Hatip mezunları hakkında yapılan araştırmalar da göstermektedir ki; İmam Hatip Lisesi mezunları arasında adli suça karışma oranları neredeyse yok denecek kadar azdır. Diğer taraftan bu okullarda ve mezunları arasında alkol, fuhşiyat gibi hem bireysel ahlak hem de toplumun değerleri açısından en büyük felaketlerin başlangıcı olan alışkanlıklar da yok denecek kadar azdır. Oranların bu kadar düşük olmasının en önemli temelinin bu insanlardaki Allah korkusu olduğuna canı gönülden inanıyorum.

BİZDEKİ MUHALEFET MANTIĞI TOPTAN REDDETMEK ÜZERİNE KURULU

-Yeni çıkacak eğitim sistemi ve dindar gençlik konusu hakkında muhalefete ne gibi önerileriniz olur?
Bizdeki muhalefet mantığı toptan reddetmek üzerine kurulu. Oysaki yapılan iyi işleri destekleyen, eksik veya yanlış gördükleri yerde öneriler geliştirebilen bir muhalefete ihtiyacın olduğunu düşünüyorum. Milletin inançlarını, değerlerini ve kültürünü benimsemeyenler, milli şef ve darbe dönemlerinin özlemini çekenler halka rağmen hiçbir şey yapamayacaklarını artık idrak etmeli.
Yıllardır milletin sahip çıktığı, dimdik ayakta tuttuğu inançlarının, din eğitimi veren kurumlarının ve milletin huzur ve refah içerisinde bir yaşam için ülkeye dair duyduğu hayallerinin üzerinden ya ellerini çeksinler ya da milletin değerlerine râm olsunlar diyorum.

Muhammet Erdoğan / Emre Demirel / Akit

 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.