Azınlıkların deşifre telaşı
Bugüne kadar, tüketicinin şirketler hakkında şeffaf bilgi sahibi olmasını engelleyen tutumları ortadan kaldıracak olan uygulamayı eleştiren Yahudiler'in gazetesi Şalom'un başyazarı Yakup Barokas, "Deşifre olacağız" dedi.
Önümüzdeki temmuz ayında yürürlüğe girecek olan yeni Türk Ticaret Kanunu'nun bir maddesi, azınlıklarda "deşifre olacağız" tedirginliğine yol açtı. Yasada, firmaların web sitesi kurma ve sitede sahip ya da ortakların isimlerinin yer alması zorunluluğu getirilmesi ticaret hayatındaki azınlık kesimin işine gelmedi. Buradaki bilgilerin nüfus kağıdı ve şirketin diğer resmi evraklarında kullanılan isimlerle aynı olması mecburiyeti "çakma" isimlerle tüketiciyi yanıltmanın önünü kapatacak olması azınlıklar açısından sorunu daha da büyük hale getiriyor.
ŞALOM'UN BAŞYAZARI: "DEŞİFRE OLACAĞIZ"
Türkiye'de yaşayan Yahudiler'in yayın organı Şalom gazetesinin başyazarı Yakup Barokas, son yazısında bu konuya değindi. Yeni yasanın 1 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe gireceğini anlatan Barokas, 39'uncu maddenin ikinci fıkrasına göre anonim ve limited şirketlerin, her türlü kâğıt ve belgede daha evvelce yer alan bilgilerin dışında internet sitesinin adresini, yönetim kurulu üyelerinin, müdür ve yöneticilerin isim ve soyadlarını göstermekle yükümlü tutulduklarını kaydetti. Barokas, "Söz konusu düzenleme oldukça ciddi ve endişe verici. Yıllardır kimliklerdeki din hanesinin kaldırılmasını savunduk. Bu kez şirketlerce düzenlenen her belgede, örneğin faturalarda, yönetim kurulu üyelerinin tek tek belirtilmesi zorunluluğu getirilerek deşifre olmalarına yol açılmaktadır" ifadesini kullandı.
İKİNCİL DÜZENLEMEDE BU MADDE KALDIRILSIN
Yasa hükmü genel bir nitelik taşısa da, bu maddenin sorunlara yol açabileceğini iddia eden Yakup Barokas, şunları yazdı: "Öngörülen uygulamanın şeffaflık ilkesinin bir gereği olduğu ileri sürülebilir. Sermaye şirketleri halka açık şirketlere yakınlaştırılırken tüm bu bilgilerin şirketin internet sitesinde yayımlanması da zorunlu tutulmaktadır. Ne var ki kötü niyetli amaçlarla kullanılmaya elverişli olan bu uygulama hem genelde, hem de azınlıklara mensup şirket yönetim kurulu üyeleri arasında son derece tedirginlik yaratmaktadır. Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı TTK’nın kutsal bir kitap olmadığını, ikincil düzenlemelere ilişkin çalışmaların sürdürüldüğünü belirtti. Umarım sözünü ettiğimiz hüküm de değiştirilecek maddeler arasında yer alır."
APİKOĞLU SUCUKLARI AGOP VE HAYK'I YILLARCA GİZLEMİŞTİ
Şalom başyazarı Yakup Barokas'ın tedirgin olduğu ihtimale ilişkin, ticaretle uğraşan azınlıklar bugüne kadar çeşitli yöntemler geliştirdiler. Yaklaşık 100 yıldır sucuk üretimi yapan Ermeni azınlığa mensup Apikoğlu ailesi de, uzun yıllar şirket sahiplerinin Agop ve Hayk olan isimlerini ürün etiketlerinde, "A" ve "H" olarak rumuzlamıştı. Apikoğlu sucukları son yıllarda bazı tüketici hareketlerinin kendilerini deşifre etmesi üzerine, rumuz uygulamasından da vazgeçtiler ve sadece Apikoğlu markasını kullanmaya başladılar. Öte yandan Apikoğlu ismi geçmişte servet kaçırımına da konu olmuştu. Firmanın sahipleri Agop ve Hayk Apikoğlu, 1974 yılında, son 12 yıl içinde ABD'ye 300 milyon lira kaçırdıkları iddiasıyla mali polis tarafından göz altına alınmışlardı.
Habervaktim.com
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.