Pozantı'da örgüt izi
Gündeme bomba gibi düşen, Pozantı Çocuk Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda işkence ve kötü muamele iddialarının gerçek yüzü ortaya çıktı.
Adana-Mersin hattında eski gücünü kaybeden terör örgütünün çocukları birer maşa gibi kullanmasına ilişkin gerçekler gün yüzüne çıkmaya başladı. Terör suçundan tutuklu bulunan çocukların tahliye olmalarının ardından sözleşmiş gibi soluğu İnsan Hakları Derneği Mersin Şubesi'nde (İHD) almaları ve ailelerin, çocuklarının ayrı koğuşlar yerine bir arada kalmalarını istemeleri, terör örgütünün Pozantı ve benzer cezaevlerinde ki kamplaşma çalışmalarının sekteye uğramasının ardından yeniden eski gücünü kazanma çabası şeklinde yorumlanıyor.
TERÖR ÖRGÜTÜNÜN HAİN PLANI
Mersin ve Adana illerinin sözkonusu mahallelerinde geçtiğimiz yıllarda meydana gelen eylemlere katılım 10 binlerle ifade edilirken, 2012 yılı itibariyle yok denecek kadar azalması terör örgütünü harekete geçirdi. Özellikle Adana ve Mersin'deki bazı mahallelerde önceki aylarda meydana gelen eylemler sonucu gözaltına alınarak Pozantı Cezaevi'ne getirilen yaşları 14 ile 18 arasında değişen çocukları birer maşa gibi kullanan terör örgütü, bölge cezaevlerinin ıslahı neticesinde ayrı koğuşlara alınan çocuklarla irtibatı kesildiği için, bu tip çirkin hadiseleri bazı medya organları aracılığıyla gündeme getirdi. Yaklaşan Nevruz Bayramı için bir hazırlık çalışması olarak nitelendirebileceğimiz bu tip çirkin haberler ve isyan oyunları örgütün ekmeğine yağ sürdü. Özellikle Mersin Emniyeti'nin başarılı çalışmaları neticesinde minimum seviyeye indirilen eylemler, cezaevine düşen çocuk sayısında da bir azalma yaşanmasına sebep oldu.
BDP MERSİN'DE YANDAŞ TOPLAYAMADI
15 Şubat’ta terör örgütü lideri Abdullah Öcalan'ın yakalanarak Türkiye'ye gelişinin yıldönümünde toplumsal gösterilerde bulunulması kararı alındı. Edinilen bilgilere göre; BDP MYK'da da alınan karar gereğince Mersin'de Siteler, Çilek, Şevket Sümer, Gündoğdu, Çay ve Güneş mahalleleri ile Adana'da mahallelerindeki evler BDP'liler tarafından tek tek dolaşılarak 15 şubattaki mitinge çağrıldılar. Ancak, 15 Şubat'taki Mersin ve Adana mitinglerinde sadece 800 kişi katıldı. Özellikle Mersin'deki katılım örgüt yandaşları tarafından tam bir hayal kırıklığına sebep oldu.
Bu hayal kırıklığının ardından gündemdeki bütün gelişmeleri bir fırsat gibi gören BDP, Pozantı'da yaşanan gelişmeler ışığında bölgeye Ertuğrul Kürkçü'yü göndererek, cezaevinde bir takım görüşmelerde bulunmasını istedi. Kürkçü, cezaevi yönetimi ve tutuklu çocuklarla görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada, Pozantı Cezaevi'nde şiddet ve kötü muamele iddialarına ilişkin somut bir bilgi ve belgeye rastlamadığını söyledi.
CHP DE OLAYA MÜDAHİL
Pozantı Cezaevi'nde patlak veren kötü muamele ve şiddet iddialarının ardından hükümeti yıpratma çabası güden CHP Milletvekilleri sözkonusu cezaevine giderek bir takım incelemelerde bulundu. Yaptıkları incelemenin ardından, Adalet Bakanı Sadullah Ergin'i istifaya çağıran CHP'li vekiller, yayınladıkları Pozantı Raporu'nun altına da şu notu düştüler: "Cezaevinde bulunan ve tahliye olmuş çocuklar ile yaşanan travmanın tekrarlanmaması ve İstanbul protokolü gereği bu tip ziyaretler sırasında çeşitli uzmanların bulunması şartı nedeniyle, ilgili tüm izinler alınmış olmasına rağmen görüşülmemiştir."
Bazı makamlardan alınan bilgilere göre cezaevi yönetiminin çocukları CHP'li vekillerle görüştürmek istediği fakat CHP milletvekillerinin bu isteği geri çevirdikleri öğrenildi.
AİLELERİN TEK İSTEĞİ ÇOCUKLARIN BİRARADA KALMASI
Pozantı Çocuk Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda yatmakta olan tutuklu çocuk yakınlarının tek bir istek etrafında birleştikleri kanaatine varıldı. Çocuklarının Ankara’ya nakledilmesine sıcak bakmayan aileler, tutuklu bulunan çocuklarının Pozantı Çocuk Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda ve bir arada kalmaya devam etmelerini istiyor. Bütün bu gelişmeler, çocukların ve ailelerinin örgüt yandaşları ve bazı medya organları tarafından kullanıldığı görüşünü destekliyor.
MHP'Lİ BAŞKAN'DAN ANLAMLI TESPİT
İlçede yaşanan gelişmeleri değerlendiren Pozantı Belediye Başkanı Mustafa Çay, yaşanan tüm bu gelişmelerin bir takım basın yayın organları tarafından abartılarak siyasi bir malzeme gibi kullanılmasından dolayı üzüntü duyduğunu dile getirdi. Yaşanan çirkin olayların ilçenin huzurunu bozduğunu söyleyen Çay, “Bu bir imaj kirliliğidir. Olaylar belli bir medya kesimi tarafından abartıldı. Terör örgütünün yayın organları tarafından yönlendirmesiyle ortaya çıkmış bir hadisedir. Yaşananları şiddetle kınıyorum. Bu tip çocuklara yıllarca konferans verdim. Ortada tespit edilmiş bir suç bulunmazken, burada bir takım kişilerin görev yerlerinin değiştirilmesinin, sanki burada gerçekten böyle kötü bir hadise yaşanmış gibi lanse edilmesini kınıyorum. Yıllarca terörle mücadelede görev yapmış eski bir emniyet mensubu olarak burada her türlü yeniliği yaptık. Bu kadar yürek ve şefkat konmuş bir hadisenin çarpıtılmasından dolayı içim acıyor. Hükümetten intikam almaya çalışıyorlar. Ben eski bir emniyet mensubu ve bir MHP’li Başkan olarak bunun tespitini yapıyorum.” dedi.
Habervaktim.com
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.