Ben kışkırttım
Sivas’ta; 2 Temmuz 1993 tarihinde Madımak Oteli’nde gerçekleşen ve 37 kişinin hayatını kaybettiği olayların asıl tahrikçisi Salman Rüşdi’nin Şeytan Ayetleri adlı eserini sahibi olduğu Aydınlık Gazetesi’nde yayınlayan Aziz Nesin olmasına rağmen, Aziz Nesin’e tepki gösteren Sivas halkının hedef alınması dikkat çekiyor.
“NESİN, MÜSLÜMAN HALKI HAKSIZ ŞEKİLDE TAHRİK ETTİ”
Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM), Sivas olaylarında, “Müslüman halkı haksız şekilde tahrik ettiği, böylece olayların çıkmasının müsebbibi olduğu” gerekçesiyle Aziz Nesin hakkında suç duyurusunda bulunmuştu. Aziz Nesin de, Sivas olaylarından 2 sene sonra yaptığı açıklamada; “Halkı kışkırttım” ifadelerini kullanmıştı.
Sivas olaylarından 32 gün önce İzmir’de imza gününe katılan Aziz Nesin’in iki otobüs dolusu çevik kuvvet polisi ve bir manga askerle korunmasına rağmen, Sivas’ta imza gününde 3 kişilik korumayla dolaşması da dikkat çekiyor. İzmir’de bile koruma ordusuyla dolaşan Aziz Nesin’in Sivas’ta neden korunamadığı da yönündeki sorular cevapsız kalıyor.
ANKARA DGM: OLAYLARIN ÇIKMASININ MÜSEBBİBİ
Aziz Nesin, Salman Rüşdi’nin Şeytan Ayetleri adlı eserini sahibi olduğu Aydınlık Gazetesi’nde yayınlamasının ardından Sivas’ta halkı tahrik etmiş ve olayların çıkmasına neden olmuştu.
Ankara DGM, Sivas olaylarında “Müslüman halkı haksız şekilde tahrik ettiği, böylece olayların çıkmasının müsebbibi olduğu” gerekçesiyle Aziz Nesin hakkında suç duyurusunda bulunmuştu.
Ankara DGM’nin suç duyurunda; “Olayın müştekisi Aziz Nesin’in Bakanlar Kurulu’nun 24 Ağustos 1989 tarih 1989/14.479 sayılı kararnamesinde yazarı Selman Rüşdi olan ‘Şeytan Ayetleri’ isimli kitabın Türkiye’ye sokulması ve dağıtılmasını yasakladığı, Türkiye’de bu yasağa rağmen adı geçen kitabı Aydınlık Gazetesi’nde yayınladığı ve bu kitabın içeriği itibarıyla Müslümanların Peygamberi ve eşlerine karşı tahkir ve tezyif edici ibarelerin bulunması sebebiyle tüm Müslüman halkın bu yayından dolayı haksız şekilde tahrik ettiği, böylece olayların çıkmasının müsebbibi bulunduğu anlaşıldığından...” ifadeleri yer alıyor.
İŞTE O MADDELER
Suç duyurusunda, Aziz Nesin’in, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 159 ve 175. maddelerini ihlal suçundan 9 yıla kadar hapis istemiyle yargılanmasını istendi.
Türk milletine, hükümetine, meclisine ve dine hareketleri düzenleyen TCK’nın söz konusu maddeleri şöyle:
Madde 159: “Türklüğü, Cumhuriyeti, Büyük Millet Meclisi’ni, hükümetin manevi şahsiyetini, bakanlıkları, devletin askeri veya emniyet muhafaza kuvvetlerine veya adliyenin manevi şahsiyetini alenen tahkir ve tezyif edenler bir seneden altı seneye kadar hapis cezasıyla cezalandırılırlar.”
Madde 175: “Her kim devletçe tanınmış olan dinlerden birini tahkir maksadıyla dini işleri yahut ibadet ve ayinin icrasını men veya ihlal ederse bir aydan altı aya kadar haps olunur. Eğer bu fiilinin işlenmesi zamanında cebir, şiddet ve tahdit veya tahkir vaki olmuş ise fail üç aydan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Din ve mezheplerden birini tezyif ve tahkir yolunda neşriyatta bulunanlar bir aydan altı aya kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.”
NESİN: “HALKI BEN KIŞKIRTIM”
Aziz Nesin, Birleşik Sosyalist Parti (BSP) İstanbul İl Örgütü’nce “Sivas Yangını ve Aziz Nesin” konulu foruma katılmıştı. Forumda konuşan Aziz Nesin, Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin kendisine yönelttiği halkı kışkırtma suçlamasını kabul etmiş ve “Tabii kışkırtırım. Keşke daha fazla kışkırtabilsem, o kadar büyük gücüm olsa da parlamentoyu yıkabilsem” demişti.
İZMİR’DE İKİ OTOBÜS DOLUSU ÇEVİK KUVVET POLİSİ VE BİR MANGA ASKER, SİVAS’TA 3 KİŞİLİK KORUMA!
Aziz Nesin, Sivas olaylarından 32 gün önce İzmir’e gitmiş, Kemalpaşa’daki imza gününde iki otobüs dolusu Çevik Kuvvet polisi ve bir manga asker tarafından korumuştu. Aynı Aziz Nesin, halkın İslami duyarlılığının yoğun olduğu Sivas’ta ise 3 kişilik korumayla dolaşmıştı.
FİKRİ SAĞLAR, KİTABIN YAYINLANMASINA DESTEK VERMİŞTİ
Dönemin Kültür Bakanı Fikri Sağlar da; Bakanlar Kurulu’nun 24 Ağustos 1989 tarih 1989/14.479 sayılı kararnamesinde “Şeytan Ayetleri” isimli kitabın Türkiye’ye sokulması ve dağıtılmasını yasaklanmasına rağmen kitabın yayınlanmasına destek vermişti. Fikri Sağlar, Aziz Nesin’in Şeytan Ayetleri kitabını yayınlamasının Türkiye’deki demokratikleşmenin güzel bir örneğini oluşturacağını iddia ederek şöyle konuşmuştu:
“Demokrasinin bir güzel örneği. Ülkemizde herkes, her şeyi yapabileceğini söylüyor. Sayın Nesin de bunu basabileceğini söylüyor. Hiçbir engel yok. Basılmasında hiçbir engel yok. Biz bütün girişimcilerin özellikle kültür ve sanat dünyasındaki her türlü hareketi özgürce yapmasını istiyoruz ve Türkiye de artık çağdaş ülkelerde olduğu düzeye ulaşmıştır.”
SEZGİN: “BİR KİTLEYİ RENCİDE EDECEK DAVRANIŞLARDAN SAKINMAK LAZIM”
Dönemin İçişleri Bakanı İsmet Sezgin de, kitabın basımına izin verilip verilmeyeceğinin sorulması üzerine, “Bir kitleyi rencide edecek davranışlardan sakınmak lazım” demişti.
DİYANET: “ŞEYTAN AYETLERİ YAYINLANMASIN”
Dönemin Diyanet İşleri Başkanı Prof. Mustafa Said Yazıcıoğlu, Sivas olaylarından 2.5 ay önce “Şeytan Ayetleri” kitabıyla ilgili araştırma ve inceleme sonuçlarını açıklamış, kitaptaki iddiaların kasıtlı ve yalan olduğunu söylemişti.
Yazılı açıklamasında, Yazıcıoğlu, bu tür iddiaların İslam dinine herhangi bir zarar vermediğini ve vermeyeceğini belirterek, kitabın Türkiye’de yayınlanmasının kamuoyuna yarar sağlamayacağını ifade etmişti.
Roman üslubu ile yazılan kitapta “ilmi ve ciddi bir husus” bulunmadığını kaydeden Yazıcıoğlu, “Hz. Peygamber’in şahsına ve müminlerin anneleri olarak kabul edilen zevcelerine seviyesiz, edep dışı ve çirkin iftiralar yapılmaktadır. İfadeler tamamen hayali olup inananları fevkalade rencide edici, üzücü ve tahkir edici bir üslubu ve yazarın ahlaki seviyesini sergilemektedir. Bu hali ile kitabın ülkemizde yayınlanması, kamuoyuna hiçbir fayda sağlamayacağı gibi bir tahkir unsuru olacaktır. Ayrıca, edebi hiçbir değerinin olmadığı da, yabancı basındaki tenkitlerden ve araştırmamızdan da anlaşılmış bulunmaktadır” demişti.
“Şeytan Ayetleri” kitabında “ilmi bir mesnet ve öncekilerden farklı bir yorum bulunmadığını” anlatan Yazıcıoğlu, şunları söylemişti:
“Bu konu etrafında gereksiz yere koparılan fırtına, kitabın ve yazarının reklamını yapmaktan öte bir fayda sağlamış değildir. Konunun devamlı gündemde tutulmasının, kamuoyumuza sağlayacağı müspet bir katkı bulunmamaktadır. Bu ve buna benzer anlaşmalar tarih boyunca yapılagelmiştir. Bunlar İslam dinine herhangi bir zarar vermiş ve verecek değildir. Çünkü İslam dini, temel kaynağı olan Kur’an-ı Kerim ile sapasağlam ve dimdik ayaktadır. Onun koruyucusunun Yüce Allah olduğu Kur’an-ı Kerim’de açıkça belirtilmiştir. Ancak bu gibi hissi ve hiçbir mesnedi olmayan seviyesiz ithamlar inanç sahibi Müslümanları rencide eder ve üzer. Nitekim öyle de olmuştur. Fikir ve ifade hürriyeti, başkalarının kutsal saydığı ve saygı duyduğu yüce değerleri tahkir etme hakkını kimseye vermez.”
Yeni Akit
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.