Bu kıyak tarihe geçer!

Bu kıyak tarihe geçer!
Akit Yazarı Ali İhsan Karahasanoğlu, Ergenekon ve Sivas davalarını karşılaştırdığı yazısında candaşların maskesini indirdi…

İşte Karahasanoğlu’nun Akit’teki o yazısı:

Ergenekon davasında öyle

Sivas davasında böyle!Ergenekon/odatv davasında, “Yaşasın 4 tahliye!”
Sivas davasında: “Katiller bir bir serbest kalıyor!”

Ergenekon davasında: “Gazetecilerin özgürlükleri kısıtlandı. Gazeteci hiç sanık olur mu?”
Sivas davasında: “İmamların özgürlüğü kısıtlanıyor. İmamdan hiç sanık olur mu?” demeyi bırakın.. “Cami görevlilerinin önderliğinde toplanan göstericiler, anıtı taşladılar. Hepsi en ağır cezaya çarptırılmalı..” diye ortalık kızıştırılıyor.

Ergenekon davasında: “Sanık Tuncay Özkan’ın kızı, yaşadığı mağduriyetleri anlatırken, gözleri doldu.. Sanık Mustafa Balbay’ın eşi, kızı ile neler yaşadıklarını anlattı!” (Ortalıkta, Ergenekon davasında işlenen suçlardan zarar gören mağdurların ailelerinden hiçbirisi ile yapılan bir söyleşi, yaşanan mağduriyetlerin bir anlatımı yok. Hep sanıklar ve sanıkların yakınları konuşturuluyor..
Sivas davasında: “Sivas’taki katliamın mağdurlarından ...’un kızı, yaşadıklarını anlattı. ‘Biz sanıkların en ağır cezaya çarptırılmasını istiyoruz’ dedi.” (Ergenekon’da sanıkların ailelerinin konuşturulmasının tam aksine, Sivas’ta ise mağdurların aileleri konuşturuluyor. Sanıkların hiçbirisinin ailesine gidip, ne yaşadıklarını soran yok!)

Ergenekon bağlantılı üniversitelilerin soruşturmalarında: “Pankart açan üniversiteliye 12 yıl. Yumurta taşıyan gence 44 ay!”
Sivas davasında: “Anayasal düzene karşı ayaklanmayı; sıradan bir gösteri, Aziz Nesin’e bir tepki diye masum göstermeye kalkışıyorlar. Sadece gösteriye katılmış olsa da, sanıkların hepsi ömür boyu hapis cezası almalı!”

Ergenekon davasında: “Delil olarak gösterilenler, ‘Şu, bununla konuştu.. Bu şununla Cumhuriyet mitingine katıldı.’ Böyle suç mu olur?”
Sivas davasında: “Gösteriye katıldıkları sabit. Otelin önünde toplandıkları şahitlerle belirlendi. Ömür boyu hapis cezası verilsin!”

Ergenekon davasında: “Özel yetkili mahkemelerde yargılama yapılmamalı. Özel yetkili mahkemeler kaldırılmalı. Verdiği kararlar geçersiz sayılmalı.”
Sivas davasında: “DGM’nin iki sivil üyesinin verdiği karar yanlıştır. Asker üyenin görüşü doğrudur. Mahkeme kararı, asker üyenin kararı doğrultusunda değiştirilmeli. Sivas davasının asliye ve ağır ceza mahkemesine gitmesi önlenmeli. Devlete karşı işlenen suçun yargılama yeri, DGM’lerdir. Özel yetkili mahkemelerdir.”

Ergenekon davasında: “Sanıklara destek veren CHP’li milletvekilleri, duruşmaları izleyip not aldılar. Davayı TBMM gündemine taşıyacaklarını açıkladılar. Sanık avukatları, milletvekillerinin desteğinden memnun kaldılar..”
Sivas davasında “Bazı sanıkların avukatlığını yapanlar, AK Parti’den milletvekili seçildi. Bu sebeble AK Parti de katliamın destekçilerindendir.”

Ergenekon/Balyoz davasında: “Üç tane lav silahı. Beş tane bomba ile mi darbe yapılacaktı. Güldürmeyin adamı! Kaldı ki, darbe gerçekleşmemiş ki. Teşebbüs aşamasında kalmış. Teşebbüs aşamasında kaldığına göre, suç oluşmamıştır. Beraat verilmeli.”
Sivas davasında: “Anayasal düzeni değiştirme niyeti açıktır. Göstericilerde hiçbir silah bulunmaması, bir tane bile tabancanın ele geçirilememesi, anayasal düzeni cebren değiştirme niyetini ortadan kaldırmaz. Mahkûmiyet kararı verilmeli. Kanundaki en ağır cezalar uygulanmalı.”

Ergenekon davasında: “Uzun yargılama işkencedir. 4 senedir devam eden yargılamalar, artık bir cezalandırmaya dönüşmüştür. Tutuklu yargılanma kural değil, istisnadır. Sanıklar tahliye edilmelidir.”
Sivas davasında: “Olayın 1993’de yaşanmış olması, üzerinden 19 yıl geçmiş olması hiç önemli değil. Zamanaşımı da yok sayılarak, bu dava sürdürülmeli.. Gerekirse yüzyıllarca sürecek şekilde yargılamaya devam edilmeli. Katiller, yargılama sürerken tahliye edilerek, tutuksuz yargılanarak devlet tarafından ödüllendirilmişlerdir!”

Bütün bu ikiyüzlülükler, oynanan oyunu net olarak gösteriyor değil mi?
Masum insanların; suçlu gibi gösterilme, hayatlarını karartma planı ile birlikte...
Suç işleyenlerin; masum gibi gösterilme, ellerini kollarını sallayarak aramızda dolaşmalarını sağlama planı, nasıl da utanmazca hayata geçiriliyor, değil mi?

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.