Karar duruşması bugün
Belli kesimler 111 sanıktan 33’ünün idam, 4’ünün 20 yıl, 1’inin 15 yıl, 9’unun 7,5 yıl hapis cezası aldığı dava ile ilgili ‘zamanaşımı’ iddiasıyla kampanya yürütüp, mahkeme önünde provokasyona hazırlanırken, Sivas mazlumları ise olayın aydınlatılmasını istiyor
Sivas olaylarında, 12 yıl önce sonlanan ana davadan dosyaları ayrılan firari sanıklar için bugün görülecek mahkemenin karar duruşması olması bekleniyor. 19 yıl önceki provokasyonun baş aktörleri ve kartel gazeteleri 2000’deki kararla 111 sanıktan 33’ü idam, 4’ü 20’şer yıl, 1’i 15 yıl, 9’u 7 yıl 6’şar ay ve 1’i 5 yıl hapis cezası aldığı dava ile ilgili “zamanaşımı” iddiasıyla kampanya yürütüyor. Oysa asıl, olayın gerçek mağduru Sivas halkı davanın kapatılmamasını ve aydınlatılmasını istiyor.
DÜVENCİ: DEVLET GERÇEKLERİ ORTAYA ÇIKARSIN
Yeni Akit’e konuşan Sivas tutuklusu Bülent Düvenci’nin eşi Buket Düvenci, “Asıl davanın kapanmasını biz istemiyoruz. Devlet, 19 yıl önce Sivas’ta ne olduysa aydınlatsın” dedi. Olaylarla ilgili geçtiğimiz yıl Erzurum’daki Özel Yetkili Savcılığın ulaştığı dört PKK’lı ile ilgili gelişmelerin derinleştirilmesi gerektiğini ifade eden Düvenci, Sivas olaylarının kendilerine karşı bir linç kampanyasına dönüştürüldüğünü söyledi. Dava ile ilgili kartel medyasının tutumuna dikkat çeken Düvenci, “Birkaç gün önce televizyonlarda eşim ile ilgili ‘Sivas davasında Bülent Düvenci’nin müebbet hapsi Yargıtay’ca onandı’ diye haber yer aldı. Oysa eşimin davası aylar önce görüşülmüştü ve yeni bir gelişme de olmadı. Şimdi firari sanıkların davası öncesinde böyle yalan haberlerle medya bize karşı kampanya yürütüyor” dedi.
KARABABA: KAMU GÖREVLİLERİ YARGILANMALI
Çarpıcı bir değerlendirme de Sivas olaylarında hayatını kaybeden Gülsüm Karababa’nın ağabeyi Hüseyin Karababa’dan geldi. Sivas Ana Davasından ayrı olarak olayda sorumluluğu bulunan dönemin kamu görevlileri aleyhinde dava açan Karababa, iç hukukun ardından 2007’de AİHM’e gitmişti. AİHM’de davanın kabul edildiğini kaydeden Karababa, Sivas olaylarında asıl sorumluların kamu görevlileri olduğunu dile getirerek Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’den Sivas Valisi Ahmet Karabilgin ve o dönemki tüm hükümet yetkililerinin hesap vermesi gerektiğini söyledi. Karababa, “Şenliğin Tertip Komitesi Başkanı dönemin İl Kültür Müdürü Mehmet Talay’dı. Açılışı bizzat vali yapmıştı. Ancak sonra bunların hepsi geri çekildi. Sivas olaylarının birinci faili devlettir, ardından olaylarda kullanılanlardır” diye konuştu.
AYAN: MAHKEME MEDYA BASKISINDAN KARAR VEREMİYOR
Öte yandan Sivas Davası avukatlarından Hüseyin Ayan, Sivas Davası’nın zamanaşımına uğramasından söz etmenin anlamsız olduğunu ifade ederek, “Sivas davası yıllar önce bitti. Burada zamanaşımından söz ettikleri sanık ise benim müvekkilim. Bu dava da çoktan zamanaşımına uğradı, ancak mahkeme medya baskısından karar veremiyor” diye konuştu.Provokasyona dikkat!Sivas olayları ile ilgili 12 yıl önce sonlanan ana davadan ayrılan firari 5 sanık için bugün karar duruşması yapılacak. Belli kesimler 111 sanıktan 33’ünün idam, 4’ünün 20 yıl, 1’inin 15 yıl, 9’unun 7,5 yıl hapis cezası aldığı dava ile ilgili ‘zamanaşımı’ iddiasıyla kampanya yürütüp, mahkeme önünde provokasyona hazırlanırken, Sivas
Sivas olaylarında, 12 yıl önce sonlanan ana davadan dosyaları ayrılan firari sanıklar için bugün görülecek mahkemenin karar duruşması olması bekleniyor. 19 yıl önceki provokasyonun baş aktörleri ve kartel gazeteleri 2000’deki kararla 111 sanıktan 33’ü idam, 4’ü 20’şer yıl, 1’i 15 yıl, 9’u 7 yıl 6’şar ay ve 1’i 5 yıl hapis cezası aldığı dava ile ilgili “zamanaşımı” iddiasıyla kampanya yürütüyor. Oysa asıl, olayın gerçek mağduru Sivas halkı davanın kapatılmamasını ve aydınlatılmasını istiyor.
DÜVENCİ: DEVLET GERÇEKLERİ ORTAYA ÇIKARSIN
Yeni Akit’e konuşan Sivas tutuklusu Bülent Düvenci’nin eşi Buket Düvenci, “Asıl davanın kapanmasını biz istemiyoruz. Devlet, 19 yıl önce Sivas’ta ne olduysa aydınlatsın” dedi. Olaylarla ilgili geçtiğimiz yıl Erzurum’daki Özel Yetkili Savcılığın ulaştığı dört PKK’lı ile ilgili gelişmelerin derinleştirilmesi gerektiğini ifade eden Düvenci, Sivas olaylarının kendilerine karşı bir linç kampanyasına dönüştürüldüğünü söyledi. Dava ile ilgili kartel medyasının tutumuna dikkat çeken Düvenci, “Birkaç gün önce televizyonlarda eşim ile ilgili ‘Sivas davasında Bülent Düvenci’nin müebbet hapsi Yargıtay’ca onandı’ diye haber yer aldı. Oysa eşimin davası aylar önce görüşülmüştü ve yeni bir gelişme de olmadı. Şimdi firari sanıkların davası öncesinde böyle yalan haberlerle medya bize karşı kampanya yürütüyor” dedi.
KARABABA: KAMU GÖREVLİLERİ YARGILANMALI
Çarpıcı bir değerlendirme de Sivas olaylarında hayatını kaybeden Gülsüm Karababa’nın ağabeyi Hüseyin Karababa’dan geldi. Sivas Ana Davasından ayrı olarak olayda sorumluluğu bulunan dönemin kamu görevlileri aleyhinde dava açan Karababa, iç hukukun ardından 2007’de AİHM’e gitmişti. AİHM’de davanın kabul edildiğini kaydeden Karababa, Sivas olaylarında asıl sorumluların kamu görevlileri olduğunu dile getirerek Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’den Sivas Valisi Ahmet Karabilgin ve o dönemki tüm hükümet yetkililerinin hesap vermesi gerektiğini söyledi. Karababa, “Şenliğin Tertip Komitesi Başkanı dönemin İl Kültür Müdürü Mehmet Talay’dı. Açılışı bizzat vali yapmıştı. Ancak sonra bunların hepsi geri çekildi. Sivas olaylarının birinci faili devlettir, ardından olaylarda kullanılanlardır” diye konuştu.
AYAN: MAHKEME MEDYA BASKISINDAN KARAR VEREMİYOR
Öte yandan Sivas Davası avukatlarından Hüseyin Ayan, Sivas Davası’nın zamanaşımına uğramasından söz etmenin anlamsız olduğunu ifade ederek, “Sivas davası yıllar önce bitti. Burada zamanaşımından söz ettikleri sanık ise benim müvekkilim. Bu dava da çoktan zamanaşımına uğradı, ancak mahkeme medya baskısından karar veremiyor” diye konuştu.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.