"Türkiye krizlerden ihracat yoluyla çıktı"
Düzce Sanayici ve İşadamları Derneği (DÜSİAD) tarafından düzenlenen bilgilendirme toplantıları sürüyor. Toplantının bu sefer konuğu TMSF eski Başkanı ve Cumhurbaşkanı Ekonomi Danışmanı Ahmet Ertürk oldu. Ertürk, yaşanan krizleri ve Türkiye'nin durumunu değerlendirdi.
Türkiye'nin geçmiş yıllarda yaşadığı ekonomik krizler sırasında dersini iyi çalıştığını ve krizlerin önüne geçmek için yasal düzenleme yaptığını ifade eden Ertürk şöyle konuştu: "1994 yılında yaşanan kriz ciddi krizlerden birisiydi. 1980'li yıllarda başlayan ve sonucunun 1994 yılında görüldüğü bir kriz oldu. Hemen ardından 1998 yılında Rusya'da başlayan krizin dalgasını yaşadık. 2001 yılında ise Türkiye en büyük ekonomik krizi yaşadı. Türkiye'nin Gayrisafi Milli Hasılası 4'te 1 oranında azaldı. Krizler
ekonomik dengesizliklerden çıktı. Son olarak Avrupa'da başlayan krizlere takıldık. Avrupa'da 2007 yılında başlayan kriz söylentileri 2009 yılına kadar uzadı ve beraberinde krizi getirdi."
Türkiye'nin daha önceki krizlerden ihracat yolu ile çıktığını ifade eden Ertürk, şunları söyledi: "Ülkemizde krizler yaşanırken, ihracat noktasında Türk mallarının dışarıda ucuz satılması nedeni ile iş adamlarımız rahat etti. Kendi iç pazarımızı da düzelttik ve krizden çıktık. Fakat, Avrupa'da yaşanan krizde, zaten dışarıda kriz olduğu için etkileri farklı oldu. Ancak, biz bu krizi kolay atlattık ama bazı ülkeler bunu kolay atlatamadığı için tüm dünya bundan etkilendi. Bizi çok etkilememesinin en büyük nedeni ise, finans şirketlerinin istenen düzeyde çalışmasından oldu. İnsanlar finans şirketlerine güvenini yitirmeye başlarsa kriz beraberinde gelir.''
Türkiye'de batan bazı bankaların kötü niyetli kişiler tarafından kurulduğuna işaret eden Ertürk, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bazı banka sahipleri bankalarındaki paralarını kendi malıymış gibi kullanmaya başladı. Eskiden bankalardan aldıkları paralarla başka yatırımlar yapınca tahsil etme ya da elinden alma şansınız yoktu. Yapılan düzenleme ile artık bankadan aldıkları paralarla iş kursalar bile TMSF rahatça el koyuyor ve devletten çıkan parayı geri alıyor. Biz bankayı batıralım nasıl olsa devlet öder anlayışı ortadan kalktı.''
SİVİL ANAYASA PARTİLERİN BORCU
DÜSİAD Başkanı Eyüp Çakır da, yeni sivil anayasanın partilerin millete borcu olduğunu söyledi. Mevcut anayasa elbisesinin Türkiye'ye dar geldiğini ifade eden Çakır, şöyle konuştu: "Üniter devlet yapısından taviz vermeden, resmi dili Türkçe olan, devlet tarafından diğer dilleri de öğrenme imkanı vatandaşına sunulan, anadilde öğrenme imkanı sağlanan, bayrak noktasında bir tartışmaya girilmeden, asker, sivil ilişkileri düzenlenerek vatandaşın hakları anayasada açıkça yazılarak güvence altına alındığı,
Diyanet İşleri Başkanlığı'nın özerk bir yapıya kavuştuğu, parti kapatmaların zorlaştığı, dini özgürlüklerin önünün açıldığı, seçimlerde yurt dışındaki temsilciliklere sandık konulduğu, vatandaşlığın etnik temellere dayanmaksızın tanımlandığı, Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlığı'nın getirildiği, Genelkurmay Başkanlığı'nın Milli Savunma Bakanlığı'na bağlandığı, askeri mahkemelerin kaldırılıp sivil mahkemelerin güçlendirildiği, profesyonel askerin çoğaltıldığı, Cumhurbaşkanının halk tarafından seçildiği, hak ve özgürlüklerin esas alındığı sivil bir anayasa istiyoruz."
Yeni sivil anayasanın partilerin millete borcu olduğunu anlatan Çakır, sözlerine şöyle devam etti: "Halk bunu takip edecektir. Bu çalışma Sayın Cemil Çiçek'in deyimiyle 'Dağı yerinden oynatmak kadar zor' bir iş de olsa, zoru başaranlar tarihe geçecektir, unutmamak lazım."
Programın sonunda Cumhurbaşkanı Ekonomi Danışmanı Ahmet Ertürk ve Savunma Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Faruk Özlü'ye plaket takdim edildi.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.