'Dink öldürülecek' haberini ciddiye almamışlar

'Dink öldürülecek' haberini ciddiye almamışlar
Hrant Dink'in öldürüleceğinden önceden haberdar olan jandarma personelinin bu konudaki istihbaratı ciddiye almadıkları ortaya çıktı. Jandarma görevlileri, Hrant Dink cinayetini bir terör olayı değil asayiş olayı olarak değerlendirdiklerini tekrar etti.

Cinayette ihmali bulunan Astsubay Başçavuş Okan Şimşek ile Uzman Çavuş Veysal Şahin'in yargılamaları ile ilgili davaya Trabzon 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. Davada Jandarma İl Alay Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü'nde 'irticai faaliyetlerden' unsur komutanı Astsubay Başçavuş Hüseyin Yılmaz ile Uzman Çavuş Hacı Ömer Ünalır tanık olarak ifade verdi. Uzman Çavuş Ünalır, jandarmaya önceden gelen cinayet haberini ciddiye almadıklarını belirterek, "Ben bunun olay oluncaya kadar yalan bir haber olacağını düşündüm." dedi.

Sanıklar Şimşek ile Şahin'in katılmadığı duruşmada önce Astsubay Başçavuş Yılmaz dinlendi. Trabzon Jandarması'nda irticai faaliyetler bölümünde çalıştığını belirten Yılmaz, 2006 yılının Ağustos ayında yaptıkları bir toplantıda sanıklar Şimşek ile Şahin'in Hrant Dink ile ilgili istihbaratının ele alındığını şöyle anlattı: "Toplantı salonuna geçmeden Okan Başçavuş bana Yasin Hayal isimli bir şahsın Ermeni gazeteciye saldıracağı şeklinde duyum aldıklarını, bunu toplantıda açmak istediğini ve 'Açayım mı?' diye bana sordu. Ben de kendisine tamam dedim. Daha sonra toplantıya girdik. Toplantıda herkes faaliyetlerinden bahsetti. Daha sonra Okan ile ben Metin Yüzbaşı'nın (İstihbarat Şube Müdürü Metin Yıldız) gözlerine baktık. Konuyu açmak istediğimizi belirtecektik. Fakat göz göze gelmeden Metin Yüzbaşı Alay Komutanı'na hitaben 2004 yılında Mc Donalds'ı bombalayan Yasin Hayal isimli şahsın İstanbul'da bir Ermeni gazeteciye saldırıda bulunacakları şeklinde duyum aldıklarını söyledi. Alay Komutanı Jandarma Albay Ali Öz de 'Tamam bu konuyu kapatalım sonra özel görüşelim." diye konuştu.

Yılmaz, Okan Başçavuş'un Hrant Dink'den önce 'Krant' diye söz ettiğini ifade etti. Toplantıdan birkaç gün sonra Astsubay Şimşek'in kendisine söz konusu istihbaratı Yüzbaşı Yıldız'ın konuyu kendisine devretmesini istediğini söylediğini anlatan Yılmaz, şöyle devam etti: "Ben, Okan Şimşek, Veysel Şahin ve Hacı Ömer Ünalır, olayı küçük bir kağıda not aldık. Daha sonra böyle bir gazete ve gazeteci olup olmadığını bilmiyorduk. Google'dan arama yaptık. Agos Gazetesi yazdık. Agos Gazetesi diye bir gazete olduğunu ve Krant olarak belirtilen gazetecinin de Hrant Dink olduğunu öğrendik."

Trabzon İl Jandarma Alay Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü'nde terör bölümünde irticai faaliyetleri izlediğini belirten Yılmaz, Başçavuş Şimşek'in kendisine görevi devredeceğini söylediğinde, "Bu olayın terör ile ilgisi yok benim görev alanıma girmiyor. Neden bana devrediyorlar diye de serzenişte bulunmuştum. Okan Başçavuş bana bu olayın Şube Müdürümüz Metin Yıldız tarafından bu konuda emir verileceğini söyledi. Ben de bu hususu dikkate alıp bir şey söylemedim." ifadelerini kullandı.

Daha sonra izne gittiğini ve konuyu Uzman Çavuş Ünalır ile telefonda bir kere konuştuğunu söyleyen Yılmaz, cinayetin işlediği 19 Ocak 2007'ye kadar konuyu kimseyle görüşmediğini açıkladı. Yılmaz, Astsubay Başçavuş Şimşek'in dediği gibi Yasin Hayal'i 2004'den beri takip ettiği iddiasına da yanıt verdi. Yılmaz, Hayal'i Mc Donald's bombalamasından sonra internet ve gazete haberlerinden takip ettiğini olayın polis bölgesinde olması nedeniyle takip etmediğini de sözlerine ekledi.

Tanıklardan Uzman Çavuş Hacı Ömer Ünalır ise amiri Başçavuş Yılmaz'ın ifadelerini doğrulayan doğrultuda bir ifade verdi. Yılmaz'ın izne gitmesinden birkaç gün sonra ajandasında gördüğü cinayet ile ilgili istihbarat notu ile ilgili Okan Şimşek ile görüştüğünü ifade eden Ünalır, "Okan Başçavuş'a 'Bilgi notunda bahsedilen olayla ilgili herhangi bir kimseden emir almadık. Bu konuda hiç kimse bize emir vermedi. Bu önemli konu ne olacak.' dedim. O da 'Ben Metin Yıldız ile görüştüm o size emir verecekmiş.' dedi." şeklinde konuştu.

Daha sonra Hüseyin Yılmaz'ın telefonla kendisini arayıp Şube Müdürü Yıldız'ın bir emir verip vermediğini sorduğunu dile getiren Ünalır, şöyle devam etti: "Ben de Okan Şimşek ile yaptığım görüşmeyi aynen aktardım. Kendisi de 'Tamam sen de bekle' dedi. Daha sonra cinayete kadar bu olay ile ilgili herhangi bir konuşma görüşme yapılmadı. Biz de bu olayı unuttuk. Ben de bunun olay oluncaya kadar yalan bir haber olacağını düşündüm."

Hüseyin Yılmaz gibi Çoşkun İğci'yi tanımadığını, görüşmediğini anlatan Ünalır, Hrant Dink cinayetinin terör olayı olup olmadığına yönelik soruya ise şu cevabı verdi: "Bizim çalışma sistemimize göre terör faaliyeti olması için örgüt olması gerekir. Hrant Dink'in öldürülmesi olayı da terör olayı değil asayiş olayıdır."

İleri bir tarihe ertelenen davanın bir sonraki duruşmasında Kaçakçılık ve Organize Suçlar Şube Müdürü Yüzbaşı Hüsamettin Polat'ın dinlenmesine karar verildi. Dink ailesinin avukatı Ergin Cinmen, duruşma sonrası yaptığı açıklamada, jandarma istihbarat elemanlarının, olayı normal bir asayiş olayı olarak değerlendirdiklerinin garip olduğunu söyledi.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.