Karabilgin panikte!
Sivas olayları ile ilgili Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Hükümet yetkililerinin, dönemin Valisi Ahmet Karabilgin ve diğer kamu görevlilerinin de yargılanması gerektiği yönündeki açıklamaları Karabilgin’i panikletti. Meclis Araştırma Komisyonu raporunda da açıkça bir numaralı sorumlu olarak gösterilen Karabilgin, Akit’in sorularından kaçtı.
Sivas olayları nedeniyle birçok masum insan yıllardır hapis yatarken 19 yıldır yargılanmaktan kaçmayı başaran Karabilgin’in etrafındaki çember gittikçe daralıyor. Kendisiyle görüşmek istediğimiz Karabigin’in telefonunu açan eşi, “Ahmet bey, sabah erkenden evden çıktı, telefonunu da evde bıraktı. Ne zaman gelir bilmiyorum. Lütfen bizi bir daha rahatsız etmeyin” dedi. Akit’tin sorularından kaçan Karabilgin, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın, “Dönemin kamu görevlileri hakkında soruşturma açılsın” sözleriyle ilgili dün Cumhuriyet gazetesine beyanat verdi.
KARABİLGİN’İ DANIŞTAY KORUMUŞ
Arınç’ın sözlerini, “hedef şaşırtma” olarak değerlendiren Karabilgin, olayla ilgili, “Laik cumhuriyete karşı başkaldırı” olarak niteledi. Karabilgin, 19 yıl boyunca yargılanmaktan nasıl kurtulduğunu ise şöyle anlattı: “Mülkiye müfettişleri araştırdı. Onların ön raporuyla Bakanlar Kurulu kararıyla görevden alındım. Dosya tamamlandı ve İçişleri Bakanlığı benim ve Emniyet müdürünün ‘görevi ihmal suçuyla’ yargılanması için Danıştay’dan izin istedi. Danıştay yargılanmamıza gerek olmadığına karar verdi. İçişleri Bakanlığı’nın itirazı üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu’na gitti dosyamız. Aynı gerekçeyle Genel Kurul da yargılanmamıza gerek olmadığı, kusurlarımız olmadığı yönünde karar verdi.”
KARABİLGİN’DEN MİLİTANLARA SAYGI DURUŞU
Oysa Sivas olayları ile ilgili Meclis Araştırma Komisyonu raporu Vali Karabilgin’in, olayların bir facia ile sonuçlanmasının baş sorumlusu olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Valinin “yalanlarına” da dikkat çekilen raporda, Pir Sultan Abdal Şenlikleri’nin başladığı 1 Temmuz günkü açılışta, “devrim şehitleri” anısına saygı duruşu yapıldığı, Vali Karabilgin’in de buna iştirak ederek saygı duruşunda bulunduğu kaydediliyor. Bu durumun Karabilgin’e sorulduğu ifade edilen raporda Vali’nin “Atatürk anısına” saygı duruşunda bulunduğunu iddia ettiği belirtilerek, “Video çekimleri izlendiğinde saygı duruşu anonsunda ‘Atatürk’ isminin geçmediği kesin bir şekilde tespit edilmiştir” deniyor.
SEYFİ: “VALİ’NİN SORUMLULUĞU AÇIK”
Raporu hazırlayan Meclis Araştırma Komisyonu’nun başkanlığını yapan o dönem DYP Milletvekili olan Nevşehir Milletvekili Osman Seyfi, Vali Karabilgin’in olaydaki sorumluluğunun kesin olduğunu söyledi. Yeni Akit’e konuşan Seyfi şunları kaydetti: “Biz raporu hazırlamak için 36 mahalle muhtarı ile görüştük, siyasi parti il başkanları, sivil ve resmi kurumları dinledik. 5 gün Sivas’ta kaldık. Valinin kendisine de olaylarda ihmali olduğunu söyledik. Olay günü saat 16:00 sularında göstericiler ile etkinliği yapanlar Kültür Sarayı önünde karşı karşıya geliyor. Eğer mezhep çatışması olsaydı, orada olay çıkardı. Her ne yapmışsa, halkın Valiye büyük bir kızgınlığı olduğu anlaşılıyor. Raporu hazırladık ancak sonrası yargının işiydi, yargı gereğini yapmadı.”
Temizöz’e fotoğraflı yalanlamaDİYARBAKIR- Faili meçhuller davasında 9 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle yargılanan eski Kayseri Jandarma Alay Komutanı emekli Albay Cemal Temizöz’ün, “Cinayet tarihinde yurtdışındaydım” açıklamasını, Genelkurmay Başkanlığı ikinci kez tekzip etti. Temizöz’ün “Genelkurmay yurtdışına çıkmamla ilgili harcama belgeleri göndersin” talebi üzerine mahkeme üçüncü kez Genelkurmay’dan bilgi istedi. Genelkurmay Başkanlığı’nın Diyarbakır 6’ıncı Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdiği belgede, yurtdışına ‘görev başı’ eğitime giden 4 personelin harcama belgelerinin yanı sıra fotoğrafları da yer aldı. Temizöz’ün adına harcama beyanı olmadığı gibi, yurtdışına çıkan askeri personelin başka biri olduğu fotoğraflarla anlaşıldı.
Güneydoğu’da 1993-1995 yılları arasında işlenen faili meçhul cinayetlerle ilgili Diyarbakır 6’ıncı Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmasında önemli bir gelişme yaşandı. 1994’te Şırnak’ın Cizre ilçesinde işlenen Ramazan Elçi cinayetinin sorumlusu olarak yargılanan emekli Albay Cemal Temizöz, olayın gerçekleştiği tarihte NATO görevi kapsamında yurtdışında olduğunu öne sürmüştü. Temizöz’ün bu savunmasına Genelkurmay Başkanlığı’ndan ikinci kez yalanlama geldi. Mahkemenin talebine cevap veren Genelkurmay, Temizöz’ün söz konusu tarihte yurtdışında olmadığını fotoğraflı olarak yalanladı. Mahkeme, Ramazan Elçi’nin öldürüldüğü 14 Şubat 1994 tarihinde Temizöz’ün ‘yurtdışındaydım’ savunması üzerine Emniyet Genel Müdürlüğü, Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü, Türk Hava Yolları ile Genelkurmay Başkanlığı’na daha önce defalarca yazı yazmış, gelen bütün cevaplarda Temizöz’ün belirtilen tarihte yurtdışında olmadığı kaydedilmişti. Diyarbakır’da devam eden ve Cizre’de 1993 ve sonrasında 20 kişinin öldürülmesi olayı ile ilgili yargılanan Temizöz’ün davası açısından bu bilgi önemli bir yer tutuyor.
ERTUĞRUL CESUR / ANKARA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.