Başbağlar unutuldu mu?

Başbağlar unutuldu mu?
Sivas davasının sanık, Başbağlar davasının da mağdurlarının avukatı Cüneyt Toraman, Başbağlar olayının failleri kısa bir süre sonra yakalandığı halde, yargıya müdahale edildiğini ve sanıkların serbest bırakıldığını, serbest bırakıldıktan so

Toraman, “Sivas olayları, AK Parti iktidarda iken gerçekleşseydi, ölenlerin yakınları, medyadaki destekçileri hükümetin, içişleri bakanının, valinin, il emniyet müdürünün kellesini istemez, yerden yere vurmazlar mıydı? SHP hükümet ortağı olduğu, İçişleri Bakanı, Vali, Emniyet müdürü CHP’li olduğu için, disiplin soruşturmasına bile gerek duymuyorlar” dedi.

“SİVAS VE BAŞBAĞLAR BİRLİKTE DEĞERLENDİRİLMELİ”

Cüneyt Toraman, iki gün arayla gerçekleştirilen Sivas olaylarıyla Başbağlar’ın özellikle birbirinden ayrılmaya çalışıldığını, Sivas olaylarını doğru anlayabilmek için ikisinin birlikte değerlendirmesi gerektiğini, her iki olayda da önemli tuhaflıklar olduğunu söyledi.

Toraman, Sivas’ta 33 kişinin dumandan boğularak ölümünden sadece 2 gün sonra, Başbağlar’da hunharca bir katliam yapıldığını, PKK veya sol bir örgütün, masum köylüleri köyün meydanda topladıktan sonra, Sivas olaylarına misilleme olarak, kurşuna dizdiğini hatırlattı.


“Başbağlar katliamını PKK’nın yaptırdığını kabul edecek olursak, Sivas’taki Aleviler, PKK’nın nesi oluyor?” diye soran Toraman, “Sivas olayı, Alevi-Sünni ekseninde bir olay olduğuna göre, Sivas’ta Alevilerin ölmesi, ‘Kürt ırkını’ temsil iddiasındaki PKK’yı niçin bu kadar üzer? PKK’nın, Alevilerin intikamını alması, mantıklı bir zemine oturmuyor” dedi.

“BAŞBAĞLAR FAİLLERİ YAKALANDI, SANIKLAR SERBEST BIRAKILDI”

Cüneyt Toraman, Başbağlar olayının failleri kısa bir süre sonra yakalandığı halde, yargıya müdahale edildiğini, sanıkların serbest bırakıldığını belirterek, “Başbağlar’ın failleri serbest bırakıldıktan sonra bir daha da bulunamıyor. Sivas olaylarında ise, olaya failler bulunuyor, Başbağlar davasında olduğu gibi yargıya müdahale edilerek, bu kişilerin üstüne yıkılmaya çalışılıyor. Bunun sebebi de gayet açıktır. Sivas olaylarına fail bulunmasaydı, olayın failleri aranacak ve belki de gerçek failleri sorumluları ortaya çıkacaktı. Onun için, fail olarak deklare edilen kişilerin mahkum edilmesi için ne gerekiyorsa yapılmıştır. Başbağlar olayının faillerinin yakalanmamasının da tek sebebi olabilir. Yakalan kişilerin, bu olayın planlayıcılarını ele verme korkusu. Pişmanlık yasasından sonra olayları bütün ayrıntılarıyla anlatan kişi, bu sebeple davaya dahil edilmemiştir” diye konuştu.

“SİVAS MAĞDURLARI, HRANT DİNK’İN YAKINLARI KADAR OLAMAMIŞTIR”

Toraman, Başbağlar olayının mağdurları ısrarla bu olayın faillerinin yakalanmasını talep ederken, Sivas olaylarının mağdurlarının fail olarak gösterilen kişilerin cezalandırılmasından başka bir talepleri olmadığını hatırlattı.

Toraman, söz konusu talebin oluşmasına medyanın olağanüstü destek verdiğini hatırlatarak, şunları söyledi:

“Sivas mağdurları, Hrant Dink’in yakınları kadar olamamıştır. Hrant Dink olayında tetiği çeken belli olduğu ve yakalandığı halde, Hrant Dink’in yakınları, bu olayın gerçek faillerinin peşine düşmüş, olay askerlere ve emniyet görevlilerine kadar uzanmıştır. Sivas’ta ise oteli kimlerin yaktığı dahi bulunamamıştır. Buna rağmen bu olayın mağdurlarının, zamanaşımına uğrayan 5 kişi de cezalandırılmış olsaydı, hiçbir itirazlarının olmayacağı anlaşılıyor. Sivas olayları, AK Parti

iktidarda iken gerçekleşseydi, ölenlerin yakınları, medyadaki destekçileri, hükümetin, içişleri bakanının, valinin, il emniyet müdürünün kellesini istemez, yerden yere vurmazlar mıydı? SHP hükümet ortağı olduğu, içişleri bakanı, vali, emniyet müdürü CHP’li olduğu için, disiplin soruşturmasına bile gerek duymuyorlar.” 

“SİVAS’A KAMPANYA, BAŞBAĞLAR GÜNDEME DAHİ GETİRİLMİYOR”

Toraman, aynı tarihlerde, aynı bölgede, aynı sayıda kişi öldüğü halde, Sivas olayları için kampanyalar düzenlenirken, Başbağlar olayının her nedense hiç gündeme getirilmediğine belirterek, “Bu da, Sivas mağdurlarına sahip çıkanların bu tepkilerinin, insani bir temele dayanmadığını, kaos ortamına katkı sağlamayı, toplumdaki nefret duyguları kabartmayı kutuplaşmayı tahkim etmek için yapıldığını gösteriyor. Geç de olsa, 1990’yı yıllardaki karanlık olayların aydınlatılması için soruşturma başlatılmıştır. Sivas davasıyla ilgili tartışmaların, darbe zihniyetinin iç yüzünün ortaya çıkmasıyla sonuçlanacağı kanaatindeyim” dedi.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.