"Twitter'ın reklam yüzü Gökçek olsun"
Gökçek twitter’ın reklam yüzü olsun
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, tivitır’da rüzgar estirmeye devam ediyor.
Tivitlemediği gün olmadığı gibi ara ara da polemik çıkarmaya, suni gündemler oluşturmaya çalışıyor.
Tivitır için “hakara makara” diyen Recep Tayyip Erdoğan’ın lideri olduğu AK Partili bir belediye başkanına hiç yakışmayan hareketlerde bulunuyor.
Gökçek’in tivitır haberlerini gören vatandaş eminim ki, tıpkı benim gibi “Yav kardeşim senin başka işin gücün yok mu?” diyordur.
Gökçek’in tivitır muhabbetleri nasıl yerinde, nasıl normal kabul edilebilir ki?..
Sanki tivitır’ın reklam yüzü, gizli gizli para mı alıyor ne!
Ha bire reklamını da yapmış oluyor bu yabancı firmanın.
Geçenlerde tivitır toplantısı bile düzenledi.
Tivitır’a girişinin 1. yılını kutladığı basın toplantısında, arkasına kocaman bir twitter reklam panosu alarak, kameraların karşısına geçti.
Bu bir yıl içinde 22 bin 618 tivit attığından övgüyle söz etti Başkan Gökçek.
“22 bin 618 kilometre sokak ve caddeyi yeniledik” der gibi…
Siyasetçiler arasında twitter’ı en çok kullanan kişi olduğundan da gururla söz etti Başkan Gökçek.
“Ankara’ya tarihinde en büyük hizmetleri getiren belediye başkanı benim” der gibi…
Gökçek, stres topu muamelesi yaptığı CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’na laf sokmayı da unutmadı.
“Ben, her zaman Kılıçdaroğlu'nun önünde olurum'' dedi.
Twitter kullanıcıları sıralamasında yani.
Türkiye’nin değişik yerlerinden 150 takipçisi de toplantı için Ankara’ya getirilmişti.
Toplantıda hazır bulundular.
Buluşmaya, komedyen Şafak Sezer ile sunucu Ece Erken de konuk olarak katıldı.
Gökçek’in twitter’a girişinin 1. yılının kutlandığı toplantı belediyenin sosyal tesislerinde gerçekleştirildi.
Tüm masrafları belediyenin kasasından yani vatandaşın cebinden karşılandı.
Komedyan Şafak Sezer’in toplantıda sarf ettiği sözler de hayli dikkat çekiciydi.
Kendisinin de Ankaralı olduğunu anlatan Sezer, şöyle devam etti:
''Ben Sincan'da oturuyordum ve 55 dakika otobüs bekliyordum, 45 dakikaya da geliyordum. O yollarda neler çektim neler. Bu, benim en büyük acımdır. Burada tiyatro yaparken kullanıyordum. Bunun bile filmini yapmak isterim, otobüsün içindeki hayatı anlatmak isterdim. Sincan-Ankara hattında ömrüm gitti…''
Şafak Sezer ardından, şöyle ekledi:
“Şimdi o yol güzergahı 20 dakikaya inmiş teşekkür ediyorum.”
Evet, dönüp bir daha okuyun, Şafak Sezer’in bu dediğini.
Ben de öyle yaptım inanın.
Dönüp bir daha okudum, “ne diyor bu adam” diye.
Ne diyormuş?
“Şimdi o yol güzergahı 20 dakikaya inmiş teşekkür ediyorum.”
Ya Sezer’i “Ankara Sincan geçmişini bilen biri” fena halde yanılttı…
Ya da Sezer, Başkan Gökçek’e manyak bir vuruşla golü çaktı.
“20 dakikaya inmiş” ironisiyle, Gökçek’e aslında şunu demek istedi:
“Sayın Başkan twitter twitter diyorsunuz da, Ankara’nın, Sincan’ın sorunlarından ne haber? Sincan halen yıllar öncesinin Sincan’ı…”
Ümit ediyorum, böyle demek istemiştir Şafak Sezer.
Şu da var, Şafak Sezer her ne düşünce ile söyledi ise söyledi…
Belediye Başkanı Melih Gökçek “20 dakika” sözünü neden düzeltmedi?
Burası da çok önemli.
Ben bu düşüncelerde iken, bakın ne oldu:
Yurt dışından yeni gelmiş bir gazeteci ağabeyle sohbet ederken, “Gazeteciler arasında yine gündeme Melih Gökçek geldi” demez mi?
Anlamadım ilkin, “nasıl, neden” diye sordum, açtı konuyu:
“Avrupa’da gittiğimiz her Başkent’te gördüklerimiz, Ankara’yı aklımıza getiriyor, Ankara’nın sorunlarını aklımıza getiriyor…”
Avrupa’sı batsın.
Oraları örnek alma falan gibi bir derdimiz olsun asla istemem.
Ama şu var:
Maalesef Ankaramız, dünya Başkent’leri içinde çok geride kalmıştır.
Altyapısıyla, çevre düzenlemesiyle, trafiğiyle hak ettiği yerde değildir.
Basir Gülüm / Habervaktim gazetesi
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.