Başbakan’dan Akit’li savunma

Başbakan’dan Akit’li savunma
Kars’taki ‘İnsanlık Anıtı’ adlı heykele “Ucube” dediği için heykeltıraş Mehmet Paksoy’un hakaretle suçladığı ve hakkında tazminat davası açtığı Başbakan Erdoğan, kendisini Akit Ankara Temsilcisi Yen

Heykeltıraş Mehmet Paksoy tarafından yapılan ve daha sonra yıkılan Kars’taki ‘İnsanlık Anıtı’ adlı heykele “Ucube” dediği gerekçesiyle, Paksoy’un hakkında tazminat davası açtığı Başbakan Erdoğan, savunma dosyasına Akit Ankara Temsilcisi Yener Dönmez’in “Ucubeye ucube demek suç mu?” başlıklı yazısını ekledi. 

Akit’ten Emre Küskün’ün haberine göre, mahkeme heyetine Dönmez’in 15 Ocak 20011’de Akit’te yayınlanan makalesini örnek gösteren Erdoğan’ın avukatı Ahmet Özel, “Ucube” sözünü hakaret olarak yorumlamayan aydınların varlığına dikkat çekti.

“HAKARET SÖZ KONUSU DEĞİL”
Özel, Erdoğan adına davanın görüldüğü İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderdiği savunmada, politikacı ve sanatçıların eserlerine yönelik eleştirilere açık olması gerektiğini belirterek, “Başbakan’ın heykeltıraş Mehmet Paksoy’un şahsına ve eserine yönelik bir hakareti söz konusu değildir” dedi. Savunmada, ucube sözünün Türk Dil Kurumu’nun sözlüğüne göre “Çok acayip, garip şey” anlamlarına geldiğine dikkat çekildi.

DÖNMEZ NE YAZMIŞTI?
Akit Ankara Temsilcisi Yener Dönmez, heykeltıraş Paksoy’un hakaretle suçladığı Başbakan’ın mahkemeye örnek gösterdiği “Ucubeye ucube demek suç mu?” başlıklı yazısında, Erdoğan’ın “sanattan anlamayan, kaba saba biri olarak nitelendirilmesine” tepki gösterirken, bu saldırgan tavrın ‘bir Beyaz Türk klasiği’ olduğunu kaydetmişti.

“UCUBE SÖZÜ KRALIN ÇIPLAK OLDUĞUNU GÖSTERDİ”
Erdoğan’ın “Ucube” lafını hakaret kastıyla değil, “kralın çıplak olduğunu” göstermek amacıyla sarf ettiğini vurgulayan Dönmez, şunları kaydetmişti:

“Beyaz Türk avanesinin yaptığı sayısız kötü müzik, kötü kitap, kötü eser hak etmediği övgü ve maddi karşılık bulur her daim. Bu çerçevede ne yapıldığı önemli değil, kimin yaptığı önemlidir. Kars sokaklarındaki ya da Türkiye’deki doğru söylemekten çekinmeyen herkes bu heykelin bir ucubeden ibaret olduğunu söyleyecektir. Beton ve çelikten oluşturulmuş, blokların üst üste konmasından ibaret, yığma kalıpla yapılacak, bir şey. Ortalama yeteneğe sahip bir demir ustası ve beton dökümcüyle yapılabilecek basitlikte. Tonlarca demir ve tonlarca beton…. Ama sokulduğu kılıf sanat eseri olduğu için hiçbir emek sarfedilmeden doldurulan cepler var. Türkiye birilerinin bu ucuzluklarla zengin edilmesini çok gördü. Bu ülkede birileri çıkıp ‘Kral Çıplak’ demeliydi. Tabuların yüzüne, gerçekler tek tek söylenmeli.”

O YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN



HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.