BM egemenlerin taşeronu mu?

BM egemenlerin taşeronu mu?
Ankara Başbakan Erdoğan’ın Suriye’deki katliama sessiz kalmakla eleştirdiği BM, bugüne kadar insani krizleri yönetmede hep başarısız oldu. Erdoğan’ın “Masum insanları katleden, şehirleri topa tutan, acımasız şiddet kullan

İkinci Dünya Savaşından sonra kurulan Birleşmiş Milletler’in, uluslararası güvenlik ve barışı korumakla yükümlü en güçlü organı olan Güvenlik Konseyi, her seferinde toplu kıyımları önlemede yetersiz kaldı. Konsey, 5 daimi üyenin çıkarlarına aykırı hiçbir adımı atmıyor. İsrail’in Filistin halkına yönelik saldırılarına en ufak bir tepki dahi göstermeyen BM, Sırpların Bosna’da on binlerce Müslümanı katletmesine seyirci kalmıştı. BM’nin ‘güvenli bölge’ Srebrenitsa’da Boşnaklar kurşuna dizilmişti. BM, Avrupa’nın ortasında yaşanan bu soykırımın suç ortağı olmuştu.

“BM’NİN YAPISI YENİDEN GÖZDEN GEÇİRİLMELİ”

Uluslararası ilişkiler uzmanı Doç. Dr. Cenap Çakmak, BM’nin yapısının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini söyledi. BM’nin özellikle 1990’ların başından itibaren uluslararası insani krizleri yönetme konusunda başarısız olduğunu belirten Çakmak, “Uluslararası toplumun vicdanını derinden yaralayan küresel olaylara da müdahale etmeyecekse BM’nin var olması için geriye hangi neden kalıyor?” diye sordu.

“GÖRÜNDÜĞÜNDEN ÇOK DAHA KÖTÜ BİR KARNEYE SAHİP”

BM’nin acziyetinin sadece uluslararası krizleri önleyememekle sınırlı olmadığını kaydeden Çakmak, “İkili ya da çok taraflı ihtilafları çözüme kavuşturmada çoğu kere neredeyse hiçbir katkı sağlayamayan BM, bu ihtilafların silahlı çatışmalara dönüşmesi ve de bu çatışmalarda çok sayıda sivilin ölmesi durumunda adeta felçleşebiliyor. Ama bunlardan belki de daha önemlisi, şimdiye kadar kısmen başarılı gibi gözüktüğü sıcak çatışmalar sonrası yargılamalar konusunda da BM aslında göründüğünden çok daha kötü bir karneye sahip” dedi.

“SIRPLARI ADETA ÖDÜLLENDİRDİ”

Bosna’da yaşananları hatırlatan Çakmak, şöyle konuştu: On binlerce Müslüman, Sırplar tarafından öldürüldü, tahmin bile edilemeyen sayıda Müslüman kadına sistematik bir şekilde tecavüz edildi. Yine çatışmalar sırasında çok sayıda Müslüman yaşadıkları yerleri terk etmek zorunda bırakıldı. Bütün bunlar olurken çatışmaları durdurmak adına BM kayda değer hiçbir şey yapmadı. Daha da kötüsü yaptıkları, mağdurların durumunu daha da kötüleştirdi. Bosna Hersek’e uygulanan silah ambargosundan büyük ölçüde Müslüman Boşnaklar zarar gördü. BM’nin etkin müdahalesi ise tam da Müslümanların toparlandığı anda geldi. Bu müdahalenin sonunda dayatılan çözüm ile de Sırplar büyük ölçüde otonom bir cumhuriyet ile ödüllendirildi. Böylece iç savaşa müdahale etmeyerek katliam kampanyasının tırmanmasına göz yuman BM, bir taraftan da dolaylı da olsa Sırpları adeta ödüllendirdi.”

“BM EGEMEN GÜÇLERİN KONTROLÜNDE”

Dış politika uzmanı Prof. Dr. Hasan Köni ise, BM’nin egemen güçlerin kontrolü altında olduğuna dikkat çekti. BM’nin maddi giderlerinin yüzde 60’ının ABD tarafından karşılandığını ifade eden Köni, Tüm bunlara baktığımızda ABD’nin burada neden bu kadar etkin olduğunu anlamamız zor değil. Dünyayı bugün yöneten güçler BM’nin dışında IMF, Dünya Bankası, Avrupa Birliği, Ekonomik İşbirliği Örgütü, NATO gibi kuruluşlardır. 1945’den sonra belli ülkelerin önderliğinde kurulan bu kuruluşlar bugün dünyanın gündemini belirliyor” şeklinde konuştu.

Yeni Akit

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.