ETÖ’den KCK’ya sevgilerle!
Terör örgütü PKK’nın şehir yapılanması KCK’ya yönelik hazırlanan 2400 sayfalık ilk iddianame, İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından oy birliği ile kabul edildi.
KCK’LILARIN AVUKATININ ODASINDA, DALAN’IN İMZALI FOTOĞRAFI BULUNDU!
İddianamede, KCK’nın Ergenekon Silahlı Terör Örgütü ile irtibatı gözler önüne serildi. İddianamede; PKK/KCK terör örgütü İstanbul İl Yürütmesi siyasal alan içerisinde faaliyet yürüten avukat Gönül Erdem’in odasında, Ergenekon Terör Örgütü’nün firari sanığı Bedrettin Dalan’ın fotoğrafının bulunduğu, resim üzerinde Dalan’ın el yazısı ile “Kızım Gönül Erdem’e (DALAN) sevgilerimle 23.11.2004” ibarelerinin yer aldığına dikkat çekiliyor. Gönül Erdem, PKK/KONGRA-GEL terör örgütü üyeliğinden yakalanan şahısların avukatlığını yapıyor. İddianamede; Gönül Erdem’in, harddiskinde bulunan klasör içerisinde PKK/KONGRE-GEL terör örgütü lideri Abdullah Öcalan ve bazı terör örgütü üyesi kişilerin resimlerinin olduğuna dikkat çekiliyor.
“BİZİM ÖRGÜTÜN AVUKATIDIR”
İddianamede; gizli tanık Haydar’a, 30 Eylül 2011 tarihinde İstanbul Emniyet Müdürlüğü arşiv kayıtlarında bulunan fotoğrafların numaralandırılarak gösterildiği, gizli tanık Haydar’ın, Gönül Erdem’in fotoğrafının gösterilmesi üzerine, “Bana göstermiş olduğunuz bu fotoğraftaki şahsı Gönül Erdem olarak tanırım. Bu şahsı sık sık BDP il binasında gördüm. Bu şahsın PKK/KONGRA-GEL terör örgütü üyeliğinden yakalanan şahısların avukatlığını yapmakta olduğu ve parti içerisinde bu şahıs hakkında ‘Bizim örgütün avukatıdır’ şeklinde konuşmalar yapılmaktaydı” dediği yer alıyor. İddianamede; Gönül Erdem’in evinden adına düzenlenmiş Barış ve Demokrasi Partisi’ne (BDP) ait olan miting görevlisi kartı çıktığına dikkat çekiliyor.
ERSANLI İÇİN 38 YIL, ZARAKOLU İÇİN 15 YIL İSTENİYOR
Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Adnan Çimen tarafından hazırlanan iddianamede, aralarında KCK’nın yönetim ve akademik kadrosunda bulunduğu iddia edilen Prof.Dr. Büşra Ersanlı ve Ragıp Zarakolu’nun da içerisinde bulunduğu 147’si tutuklu 193 sanık yer alıyor. Sanıklardan Büşra Ersanlı için 38 yıl, Ragıp Zarakolu için 15 yıl hapis cezası istendi. Ragıp Zarakolu ile Büşra Ersanlı’nın da aralarında bulunduğu 51 sanık “terör örgütü yöneticiliği” iddiasıyla, 142 sanık ise örgüte üye olmak suçlamasıyla hakim karşısına çıkacak. Tutuksuz 46 sanıktan 23’ü hakkında ise yakalama kararı bulunuyor.X
ERSANLI YÖNETİCİ, ZARAKOLU YARDIMCI
İddianamede Ragıp Zarakolu ‘terör örgütüne yardım ve yataklık etmek’, Büşra Ersanlı ise ‘örgüt yöneticisi olmak’la suçlanıyor. Terör örgütü KCK’nın İstanbul’daki üst yönetiminin anlatıldığı iddianamede örgütün Murat Karayılan’dan sonra gelen üst düzey yöneticileri Ali Durç ve Kutbettin Yazbaşı da sanıklar arasında yer alıyor. PKK terör örgütünün kuruluşu, yapısı, örgüt adına gerçekleştirilen eylemlerin anlatıldığı iddianamede, PKK’nın şehir yapılanması olan KCK’nın tanımı, KCK sözleşmesi, toplantılar ve “Siyaset Akademisi” detaylı bir şekilde anlatılıyor.
BOTAN: KCK AKADEMİSİ PKK’NIN AMAÇLARI İÇİN KURULDU
KCK davasının tutuksuz sanıklarından Delil Botan Kahraman, savcılara verdiği ek ifadesinde, Siyaset Akademisi’nde anlatılanların terör örgütünün amaçları doğrultusunda olduğunu itiraf etti. Kahraman, BDP’nin Siyaset Akademisi’ni internetten duyduğunu, ders programına bakınca tarih, felsefe, kuantum fiziği gibi ilgisini çeken dersler olduğunu söyledi. Kartal’daki BDP yetkilileriyle görüştüğünü ve arkadaşı Gökçen Gökberk ile birlikte BDP Ümraniye İlçe Başkanlığı’nın üst katında bulunan Siyaset Akademisi isimli yere gittiğini anlatan Kahraman, kendisiyle yapılan mülakat sonrasında akademinin derslerine katılabileceğinin söylediğini, akademi olarak kullanılan dairede sınıfların normal olduğunu, panolarda bir kısım şahısların fotoğraflarının yer aldığını söyledi.
AKADEMİDE DERS VERENLER PKK KIYAFETLERİYLE KATILIRDI
Tanımadığı bu şahısların görüntülerinden terör örgütü mensupları olduğunu tahmin ettiğini ifade eden Kahraman, “Çünkü bu şahısların üzerlerinde terör örgütü mensuplarının kullandığı kıyafetlerine benzer giysiler vardı” dedi. İlk derse Deniz Zarakolu’nun girdiğini belirten Kahraman, “Uygarlık Tarihi ve Doğal Toplum dersiydi. Deniz Hoca uygarlık tarihini ve toplumsal gelişmeleri anlatıyor, zaman zaman da ‘Savunmalarda da bu şekilde izah ediliyor’ tarzında sözler sarf ediyordu. Ben ‘savunmalar’ tabirinden ne kastettiğini daha sonra felsefe dersinde öğrendim ve Uygarlık Tarihi dersinin Abdullah Öcalan’ın savunmalarına bina edildiğini anladım. Deniz Hoca, uygarlık tarihini Abdullah Öcalan’ın savunmalarına dayanarak anlatıyordu. Ayrıca bu dersin bir bölümünde Deniz Hoca Türkiye’nin güneydoğusu, İran’ın güneybatısı, Irak’ın kuzeyi ve Suriye’nin güneybatısından oluşan coğrafyayı ‘Kürdistan’ olarak nitelendiriyordu” dedi. Sanık Kahraman, adının Sinan, soyadının ise Arslan olduğunu hatırladığı şahsın bir ders sonunda o hafta Abdullah Öcalan’ın avukatlarının Öcalan’la görüşmesinden sonra oluşturulan notları elindeki belgelerden okuduğunu söyledi.
KARAYILAN’DAN GELEN NOTLAR OKUNDU
Söz konusu dersin sonunda Sinan Arslan’ın elinde bir kısım notlarla sınıfa geldiğini kaydeden Kahraman, “Bu notların gündeme ilişkin süreci anlattığını, bu notların Cuma kod adlı terör örgütü liderlerinden Murat Karayılan’dan geldiğini beyan ederek notları okudu. Notlarda örgütün şu anda devletle bir ateşkes sürecinde olunduğu, demokratikleşme kapsamında seçime kadar bazı adımların atılması gerektiği, eğer bu adımlar atılmazsa seçim sonrası topyekün devletle savaşa başlanacağını beyan ediyordu. Gelen notta genel hatlarıyla anlatılanlar bunlardı” dedi.
BDP’Lİ AVUKAT GERÇEĞİ ANLATMAMI ENGELLEDİ
Söz konusu ifadeyi soruşturmanın başında vermek istediğini belirten Kahraman, ancak isminin Mustafa Eraslan olduğunu ve BDP tarafından görevlendirildiğini öğrendiği avukatın telkinlerde bulunduğunu anlattı. Kahraman, daha sonraki KCK operasyonlarında gözaltına alınarak tutuklanan avukat Eraslan’ın kendisine, “Bu yapıyı anlatmazsam benim faydama olacağını, suçu kabul etmememi, Siyaset Akademisi’nde yaşadıklarımı gerçeğiyle anlatırsam sıkıntıya gireceğimi söyledi. Bu nedenle ben de şu andaki ifademi beyan edemedim” dedi. Soruşturma kapsamında 31 Ekim 2011 tutuklanan Kahraman, 2 Ocak 2012 tarihinde serbest kaldı. KCK=PKK’DIR; BDP, PKK İLE İLİŞKİLİDİRKabul edilen KCK iddianamesinde, KCK’nın PKK’nın diğer bir adı olduğu, BDP’nin de PKK ile organsal bağının tespit edildiği belirtildi.
Mahkemece kabul edilen 2400 sayfalık KCK iddianamesinde özetle şu ifadelere yer verildi:
¥ “Terör örgütü PKK’nın 30 yılı aşkın süredir sürdürdüğü terör faaliyetlerinin zaman zaman çıkmaza girmesi üzerine çıkış yolları aradığı, bunlardan birinin de terör örgütünün isim değişikliğine giderek uluslararası kamuoyunda çirkin yüzünü kamuflajla gizleme gayreti olduğu anlaşılmıştır. Türkiye geneli ve özelinde İstanbul’da gerçekleştirilen terör eylemlerinin ana gayesi, toplumda kaos ve kargaşa oluşturmak suretiyle devleti aciz duruma düşürmek ve oluşturulması hayal edilen ‘Kürdistan’ isimli özerk yapılanma konusunda masaya oturmaya zorlamaktır.”
¥ “KCK, terör örgütü PKK-KCK’nın ana-üst çatı yapılanmasıdır. İdeolojik temelinde teröristbaşı tarafından ortaya atılan demokratik konfederalizm fikri yatmaktadır. Yeni yapılanmada KCK, ‘birleşik bağımsız Kürdistan’ hedefine yönelik Türkiye’deki faaliyetlerini KCK Kürdistan olarak adlandırılan sözde yasama organı altında yürütmekle görevlidir.”
KCK, DAĞ KADROSU İÇİN ELEMAN YETİŞTİRİYOR
İddianamede ayrıca, “Siyaset Akademileri’nin PKK/KCK terör örgütünün dağ kadrosuna ve şehirdeki uzantılarına eleman yetiştirmek amacıyla kurulduğu, BDP’nin legal kuruluşları gibi gösterildiği ve parti logosunun sadece bir şemsiye olduğu” öne sürüldü. İddianamede; “Akademide, PKK/KCK terör örgütü üyelerinin Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne karşı yürüttükleri silahlı mücadelenin haklılığı ve gerekliliği üzerinde durulduğu, Kürt kökenli vatandaşların haklarını elde edebilmek için topyekün devlete karşı ayaklanıp konfederal bir yapı kurmalarının savunulduğu anlaşılmıştır.” denildi. “BDP’nin, PKK/KCK terör örgütünün faaliyetlerine gerek Siyaset Akademileri’ni açmak, gerekse toplantı, gösteri, yürüyüş ve başka şekilde katkıda bulunduğu” belirtilen iddianamede, KCK’nın uluslararası bir boyutunun olduğu ve Türkiye ile birlikte İran, Irak ve Suriye’yi de içine alacak şekilde etnik temele dayalı bir devlet kurma gayreti içerisinde olduğu iddia edildi.
İddianamaede ayrıca şu iddialar yer aldı;
¥ “Öcalan, Şanlıurfa’dan çıkışını Hz. İbrahim’in İbrani kabilesinden çıkışına, yakalanması sürecini de Hz. İsa’nın çarmıha gerilmesine benzeterek kendisini kutsamakta, kendisine mitolojik ve cinsiyetsiz bir yarı tanrı sıfatı vermeye bile çalışmaktadır. Öcalan’ın kendini Hz. İbrahim’e benzetmesi trajikomiktir. Çünkü iddianamenin değişik yerlerinde belirtildiği üzere kendisinin Kürt halkının geri kalışından ve diğer mağduriyetlerinden din faktörünü mesul tuttuğu, böylesi birinin kendini halk nezdinde kutsal kabul edilen kavramlarla özdeşleştirmeye çalışmasının ise sadece istismar olduğu görülmektedir.”
PKK=KCK’DIR
¥ “PKK eşittir KCK’dır. KCK denilen yapılanma, PKK’nın da içerisinde yer aldığı holdingin adıdır. Hedef aynı, ancak yöntem biraz farklı ve daha da tehlikelidir.”
¥ “Murat Karayılan’ın demokratik siyasi bir hareketin başı olduğunu iddia etmek ise her halde akıl ve mantığı çöpe atmakla eşdeğerdir.”
¥ “KCK, PKK terör örgütünün devletleşme hedefine yürürken finali yapmayı düşündüğü ve PKK ile diğer uzantıları da içine alan bir yapılanma modelidir.”
¥ “KCK’nın, iddia edilenin aksine sivil bir hareket değil, PKK’nın devletleşme projesi olduğu anlaşılmıştır. Yasadışı oluşumun bir devletleşme süreci olduğunun en önemli delili; ‘KCK Sözleşmesi’ ya da ‘KCK Anayasası’ adı verilen yazılı metindir. Terör örgütü kurulduğu günden beri ilk kez kendini sözde anayasa olarak adlandırdığı bir metne bağlamıştır.”
¥ “Malumdur ki, terör örgütlerinin sözleşmeleri ve anayasaları yoktur. Bu tür örgütlerin tek anayasası, silah ve gözyaşıdır. Bu sözleşme ya da sözde anayasa bile tek başına bu hareketin terörden öte bir hedefe yürüdüğünü göstermektedir.”
¥ “Dosya kapsamında yapılan incelemelerde, terör örgütü PKK/KCK’nın yasadışı faaliyetleriyle, BDP’nin faaliyetlerinin bir çok noktada iç içe girdiği, hatta bu beraberliğin organsal bir birlikteliğe dönüştüğü anlaşılmıştır.”
BDP İLE PKK’NIN BAĞI VAR
¥ “Siyaset Akademileri’nin, BDP’nin tüzel kişiliği altında açılarak terör örgütünün eğitim kamplarına çevrilmesi, BDP ile terör örgütü arasındaki organsal bağı ortaya koymuştur. BDP’nin hukuksal durumunun takdiri için iddianamenin bir sureti Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilecektir.”
ÖCALAN’IN AVUKATI: KCK, PKK’YI DA İÇEREN İLLİGAL BİR YAPIDIR
İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kabul ettiği KCK iddianamesinde, terör örgütü elebaşısı Abdullah Öcalan’ın avukatlarından şüpheli İrfan Dündar, KCK’nın illegal bir yapılanma olduğunu belirtiyor. Terör örgütü yapılanması hakkında detaylı bilgi veren Dündar, KCK Sözleşmesi’nin bir anayasa niteliği taşıdığını öne sürüyor.
KCK soruşturması kapsamında ifadesi alındıktan sonra savcı tarafından serbest bırakılan Avukat İrfan Dündar, Öcalan yakalandıktan sonra avukatlığını yapmaya başladığını söyledi. Dündar, aralarında kendisinin de olduğu bazı avukatlara görüşme yasağı getirildikten sonra İmralı’ya İbrahim Bilmez, Ömer Güneş, Faik Özgür Erol gibi avukatların gittiğini ifade etti. Dündar, “Bu dönemden sonra Abdullah Öcalan ile görüşme yapacak avukatlar, KCK Türkiye yürütmesinde bulunan Ali Durç, Murat Nil kod adlı Mehmet Ermiş, Nihat Oğraş, Kamuran Yüksek, Nadir Yıldırım, Şinasi Tur isimli şahısların önerisi ile seçiliyordu” dedi.
Yeni Akit
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.