'Polis panzerlerinin önüne atlayalım'

'Polis panzerlerinin önüne atlayalım'
Örgüt üyeleri, KCK operasyonlarının protesto edildiği eylemlerde, kamuoyu oluşturmak için annelerin ölmesini teklif etmiş.

Terör örgütü KCK'ya yönelik hazırlanan 2400 sayfalık iddianame, İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. 147'si tutuklu 193 şüphelinin yer aldığı iddianamede, örgüt üyelerinin İstanbul'da savaş ilanı verdiği konuşmalara da yer verildi. KCK operasyonlarının protesto edildiği eylemlerde, kamuoyu oluşturmak için annelerin ölmesi teklif ediliyor.

İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen KCK iddianamesinde, BDP İstanbul İl Başkanlığı binasındaki toplantılarda savaş ilanı verilen konuşmalar da yer aldı. Örgüte yönelik operasyonların protesto edilmesi amacıyla her türlü eyleme başvurulmasının kararının alındığı toplantılarda Boğaz köprülerinde eylem yapıp yolu trafiğe kapatma ve emniyet ve valilik gibi birimlerin işgal edilmesi isteniyor. Daha da ileri gidilerek dünya kamuoyuna ses duyurmak için annelerin eylemlerde ölmesi teklif ediliyor.

12 Eylül 2011 tarihinde Beyoğ-lu'ndaki BDP İstanbul İl Başkanlığı binasının teknik araçlarla yapılan ortam dinlemesinde elde edilen ses kayıtlarının çözümünde Aynete Bulut isimli kişi, toplantıda, "Dört tane anne şehit oldu mu sesimizi bütün dünya duyar." diyor. Örgütün eylemlerinin kamuoyuna duyurulması için birkaç kadının kendisini polis panzerlerinin önüne atarak ölmeleri planlanıyor. Aynete Bulut, konuşmasında örgütün, kaos ve kargaşa ortamı oluşturarak Türkiye'yi uluslararası arenada zor durumda bırakmak için her türlü eylemi yapması gerektiğini söylüyor.

Polis Panzerlerinin Önüne Atlayalım

Aynete Bulut'un konuşması şöyle devam ediyor: "Biz de anayız. Eylem olduğu zaman biz de ana olarak panzerlerin önünde durmalıyız. Üstümüze geldiklerinde gençlerimiz yalnız kalıyor. Bizim arkadaşlar şehit oluyor. Biz de olalım metropollerde. Slogan atalım, dağılmayalım, kaçmayalım. Sivil itaatsizlik diyoruz yani. Eğer bize saldırı varsa, dağlarda olsun, başkanımıza olsun, partimize olsun İHD'mize olsun varsa biz de gideceğiz eylem olduğunda Taksim'e oturacağız. Bize gaz atsınlar, top atsınlar, saldırsınlar. Biz de şehit olalım. Dört tane şehit oldu mu sesimizi bütün dünya duyar. Ben annelerin söylemini destekliyorum. Panzerlerin önüne atlayalım"

Kemal Aydın isimli şahıs ise saat 00.32'de Kürtçe yaptığı konuşmada, "Biz vuran çalışanlarız. Şehitlerimiz, gerillalarımız var. İstanbul ilinde sesimiz çıksın. İlçe başkanlığı kravat bağlama değildir. Savaş var. Bugün sen de bunun içinde kalacaksın. Anamız dedi ya kaçmayın, siz aslan olmazsanız arkadaşlar da bir şey yapamaz. İstanbul gibi ilde iki milyon Kürt var. İlçeye gelen yüz bin kişi Aksaray'da bir saat eylem yapalım." diyor. Toplantıya katılan başka bir şahıs ise eylemde ölme talimatı veriyor: "Eylemlerimizde eylem saatinde bütün arkadaşlarımız hazır olmalı. Merkezi ses getirsin. Herkes çalışsın, ölüm zaten bizi bulacak olan bir şey. Bari eylemde ölelim."

Toplantıda bir başka erkek şahıs ise işgal talimatları veriyor: "Madem ki gaz, cop yiyoruz, ses getirecek eylem yapalım. Köprü mü keseceğiz, valilikleri mi işgal edeceğiz, kaymakamlıklarımı işgal edeceğiz, belediyeleri mi, ilçe emniyetleri mi. Artık 10 kişi olsun eylem olsun arkadaşlar. Ben annelerin söylemini destekliyorum. Panzerlerin önüne atlayalım. Hakkâri, Diyarbakır, Van kırsalda darbe yaptı. Biz de İstanbul olarak yapalım."

Yeni strateji: Şiddete dayalı, kitlesel eylemler

KCK terör örgütünün son dönem stratejisine de yer verilen iddianamede şu satırlara yer veriliyor:

"Terör örgütüne göre, son dönem stratejisi 31 Mayıs 2010 tarihi itibarıyla başlayan, örgüt tarafından 'Kürtlerin varlığını koruma ve özgürlüğünü sağlama dönemi' olarak nitelendirilen, 'toplumsal inşa çalışmalarına dayanan, silahlı ve siyasi yönleri bulunan', esas dayanak noktasını ise demokratik özerkliğin teşkil ettiği bir stratejidir. Bu kapsamda örgüt, şiddet eylemlerine, kitlesel eylemlere ve siyasallaşma faaliyetlerine hız vermiş, topyekûn bir varlık-yokluk mücadelesi başlatmıştır."

KCK yapılanmasıyla birlikte terör örgütünün kırsalda bulunan ve uzun vadede elinde tutamayacağını bildiği mensuplarının aşama aşama kent merkezlerine dönüşünü kontrollü sağlamayı, yeniden inşa etmeye çalıştığı toplumsal yapıyı kent medeniyeti üzerine kurgulamayı, ülke içindeki ve uluslararası alandaki konjonktürel gelişmelerden ve fırsatlardan yeni bir kimlikle istifade etmeyi, ilk aşamada özerk, nihayetinde de birleşik bağımsız bir Kürt devleti kurmayı hedeflediği anlatılıyor: "KCK, terör örgütü, PKK-KCK'nin ana-üst çatı yapılanmasıdır. İdeolojik temelinde teröristbaşı tarafından ortaya atılan demokratik konfederalizm fikri yatmaktadır. KCK'nın yapılanması, sisteminin işletilme biçimi ve organlarının rolleri gibi hususlar 14 bölümden oluşan KCK sözleşmesinde detaylıca ele alınmıştır. Bu yeni yapılanmada KCK, 'birleşik bağımsız Kürdistan' hedefine yönelik Türkiye'deki faaliyetlerini KCK Kürdistan olarak adlandırılan sözde yasama organı altında yürütmekle görevlidir."

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.