Başbakan Erdoğan İl Başkanları toplantısında konuştu!
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İl Başkanları toplantısında yaptığı konuşmada şunları kaydetti;
Malesef yalan doğrudan çok daha hızlı yol alıyor. Buna karşı en başta da muhabbetimizi güçlendirmek zorundayız.
Yalan daha hızlı yol alıyor. İftira karalama yalan daha hızlı yol alıyor. Muhalefetin attığı iftiraların doğrunun önüne geçmemesi için biz her an uyanık olacağız. Geçtiğimiz hafta cuma günü TBMM tarihi oturumlardan birine şahit oldu.
Kademeli eğitim AK Parti'nin sayesinde yasalaştı. Aziz milletimiz bizim ne yapmak istediğimizi ve ne yaptığımızı çok iyi biliyor. Milletimiz 28 Şubat'ın bu ülkenin üzerine nasıl bir karabasan gibi çöktüğünü gördü ve yaşadı.
28 Şubat sonrası uygulamaların ekonomiye eğitime nasıl bir darbe vurduğunu milletimiz gördü. Aklı selim herkes kademeli eğitimin ne anlama geldiğini biliyor ama biz bununla yetinemeyiz. Biz 75 milyonun partisiyiz.
Biz başkalarının karalamalarla yürüttüğü hareketi doğru yollarla bozmalıyız. Ortamı germekten şiddetten vakit bulup kademeli eğitimin ne demek olduğunu idrak edemiyorlar. konuşmaktan dinlemeye fırsat bulamadılar.
Anamuhalefetin genel başkanına bakın. Kesintisiz eğitimle kademeli eğitimin arasındaki farkı göremediğini bilmediğini göreceksiniz.
Eline aldığı gazeteyle iktidarı suçlamaya çalışıyor. Gazete haberleri hiç bir zaman belge olamaz. Biz de onlara aynı yolla cevap veriyoruz. Kaseri'de yolsuzluk çıktı. Özür diledi mi? İki oydan birini AK Parti'ye verme suretiyle bu millet seni cezalandırdı.
Kürsüde önüne koyulan notu bile okuyamadı. Şimdi de kademeli eğitimle ilgili önüne koyulan notlarla kamuoyunu yanıltmaya çalışıyorlar. Biz onlara izin vermeyeceğiz.
Teşkilatımızdaki her arkadaşımız bulundukları şehirlerde ilçelerde beldelerde köylerde vatandaşımıza bu konuyu anlatmalı.62 Yıl geçmesine rağmen bu millet Adnan Menderes'in ezanın Türkçe'edn kurtarılmasını unutmadı. Herşey unutulsa bile ezanı Arapça'ya çevirdiği için ebediyyen unutulmayacaktır.
Bu kadirşinas millet eminimki bizim bu düzenlememizi de inşallah hayırla yad edecektir. Millete gideceğiz hem hayır dualarını alacağız hem de zihinlerdeki soru işaretlerini kaldıracağız. Gerçekleri anlatacağız. Özellikle CHP'lilere gideceğiz MHP ve BDP'ye gideceğiz
Televizyonda biri diyor ki. Kuran'ı Kerim nasıl seçmeli ders olduysa Alevilik neden seçmeli ders olmuyor. Mukayeseye bakın. Sıkıntı buradan kaynaklanıyor. Kemal efendi gel buna cevap ver. Zaten din eğitimi öğretimiyle alakalı derste bu verileceği gibi bunun dışında zaten din dersinin içine bu girmiştir ve zorunludur. Orada da alevilikle ilgili bilgiler veriliyor. Bu zaten genişletilebilir. Konuyla ilgili itirazlar Bakanlığımıza iletilirse biz bunları daha mufazzal hale getirebiliriz.
Kademeli eğitime geçmeye çalışmaya başladığımızda MHP ve BDP'de karşı çıktılar. Tabanları öyle istediği için değil statüko kardeşi oldukları için karşı çıktılar. Bu statüko kardeşliğini 12 Eylül oylaması öncesindede aynı şekilde itiraz ettiler. 12 Eylül'de öyle bir sonuç çıktı ki neye uğradıklarını şaşırdılar. Kendi tabanlarının dahi onlara inanmadıkalrını çok net gördüler.
12 EYlül öncesinde ve sonrasında bunların ne dediklerini hatırlatayım. Kılıçdaroğlu dedi ki; "Geçici 15. maddenin kaldırılmasıyla Kenan Evren ve arkadaşları yargılanamaz. Başbkan halka doğruları söylemiyor. Kendi liderleri kendi tabanını kandırıyor. Hesap sorabilirler mi? Hayır diyor. Bunları bir televizyon programında da bunları çok açık söyledim. 12 Eylül öncesi bunları söyleyen Kılıçdaroğlu şimdi 12 Eylül davasına müdahil olmak için sıraya girmiş durumda. Akşam farklı sabah farklı.
Bahçeli diyor ki "12 Eylül'ü yargılayamazlar. Bu kandırmaca. 12 Eylül 1980'de yağlı ilmeği boğaza geçirenlerle bozguncuların aynı alanda toplandıklarını herkes görecek" dediği haber burada. Bunları söyleyen MHP 12 Eylül davasına müdahil olmak için sırada. İdrak çağrısı yapıyorlardı kendileri idrak etmişler.
BDP dedi ki "AK Parti'nin 12 Eylül'le hesaplaşacağı söylemi yalanların en büyüğüdür" bunlarıs öylediler. Kimin yalan söylediği ortaya çıktı. İşte gün bugün.
Biz ne söylediysek arkasında duruyoruz. Biz ne dedik "ne aldatan olacağız ne aldanan olacağız" 12 Eylül halk oylaması onun öncesinde ittifak halinde bize muhalefet edenler bizi yalanla itham edenler bugün hepsini yuttular şuanda mahcup olacaklarına inamnmıyorum ama mahcup bir ifadeyle mahkeme önünde bekliyorlar.
Bunlar bugün sadece bize değil millete karşı da kendi tabanlarına karşı da mahcuptur. Anlaşılmıştır ki AK Parti'nin yolu millete rağmen değil milletle beraber elele omuz omuza yürüyen bir partidir.
Mİllet bizim için 75 milyondur. Bir kez daha altını çizerek söyülüyorum. Biz 75 milyon arasında bu ülkenin fertleri arasında bir ayrıma asla müsamaha göstermeyeceğz. Böyle bir ayrıma da asla müsade etmeyiz. Her kökenden her inançtan insan 1. sınıf vatandaştır.
CHP kaybetmenin verdiği hırçınlıkla aklıselimi öteleyerek son derece tehlikeli son derece sorumsuz tavırlar içine giriyor. BUnu en son milli eğitimle ilgili konuda yaşadık. Sokakta BDP ile birlikte yürüyüşler yaptılar. GEnelkurul'a silahla girmekten bahsettiler. Buna paralel olarak bazı şehirlerde hiç arzu etmediğimiz manzaralar ortaya çıktı.
25 evin kapısına işaret konulduğu ortaya çıktı. Bir CHP milletvekili ne yaptı? 25 Eve işaret konulduğunu söyledi. İnternetlede bütün dünyaya duyurdu. Oysa sadece 25 eve işaret konulmuş. Valilik Emniyet Müdürlüğü İstihbarat olayı takibe aldı. Tunceli Mİlletvekiline soruyorum. Sen bu yalanı bu her tarafı kıvırcıklı yalanı niye söyledin? Ne adına söyledin? Bu tahriki bu provakasyonu niye byaptın? Bu böyle olunca İzmir'de Erzincan'da benzeri hadiseler yaşandı.
Genelbaşkanın umrunda mı? ZEvk alıyor böyle olunca. Serateyp fırlatan grupbaşkanvekiline kalkıp bir tek laf söylemiyor. Biz böyle bir şey yaptık mı? 594 gram ağırlığındaki bir şey atıyor. Sizin genlerinizde var bu genlerinizde.
CHP şuanda halen bu haidseleri kışkırtma aracı olarak kullanıyor. Sorumlulukla yaklaşmak yerine herkesi huzursuz edecek tavırlar sergiliyorlar.
Biz provakatiflerin Gazi Mahallesini Şanlıurfayı nasıl yerle bir etmek istediklerini gördük. Bugün aynı senaryo devreye sokulmak istenmiyor.
Geçmişte ne Kahraman Maraş'ta ne ÇoruM'da benim alevi vatandaşımla sünni vatandaşım arasında hiç bir problem yoktu. Ama bunlar kendi çıakrları uğruna aralarına nifak sokmaya çalıştılar. Biz bu oyunu Allah'ın izniyle bozacağız. Kimliği her ne olursa olsun kapılara işaret koyanlara biz karşı çıkacağız. Alevi kardeşlerim bu tahriklere uymasın. Bize oy vermiş vermemiş önemli değil. Benim vatandaşım insan mı insan! Mesele bitmiştir. Siyah olması beyaz olması hiç bir şeyi değiştirmez. İnsan olması değiştirir.
Bununla doğrudan bağlantılı başka bir konu var. Sivas davasını açmam gerekiyor. Bu dava türkiye'de ve dünyada istismar konusu ediliyor.
2 Temmuz 1993 yaklaşık 19 yıl önce. 131 sanık hakkında kamu davası açılıyor. Bunlardan 40 sanık beraat etti. 79 sanık ağırlaştırılmış müebbet hapis ve süreli hapis cezalarına çarptırılmış. 5 sanık hakkında ise yargılama devam ediyor. 131 sanıktan 7 sanık hakkında dava düşüyor.
CHP Sivas dosyası kapanmış gibi bir hava oluşturuyor. Şunu da söylüyorum açıkça benim önümü kesen çok Sivas'ta kız kardeşlerimiz oldu. Ağırlaştırılşmış müebbet hapse çarptırılmış adamların kızları oldu. Babalarının olayda olmadığını sadece duyurularla bu işin içine sokuşturulduğunu söyleyen kızlar oldu. Hüngür hüngür ağlayan kızlar oldu. Buna ne diyeceksin? Kalkıp hemen infazı yakabiliyorsun. Ölüyü yargılıyorlar. İkide bir orada o mücadelede engellemeye çalışan insanı medya kurban seçti o insan şuanda ölü ve yargılanmaya çalışılıyor.
Aynı şekilde alevi vatandaşlarımız başta olmak üzere bu tahriklere gelenler var. Galeyana gelmememiz lazım. Kılıçdaroğlu CHP'li arkadaşlar Sivas hadisesi olduğunda iktidarda kim vardı? DYP ve sizin geçmişiniz olan SHP koalisyonu vardı. Bugünün CHP'si o gün SHP adı altında iktidarın ortağıydı. İnönü olaylar olurken Başbakan yardımcısıydı. Sivas hadisesini çözmediler. Çözemediler. Üzerine gitmediler. Şimdi faturayı AK Parti'ye kesmeye çalışıyorlar. O zamanlar AK Parti diye bir parti bile yoktu.
Belkide o dönemin valileri belediye başkanları da gündeme getirilmeli. Sen Sivas'ta hadiselerin yaşandığı sırada halkla devleti karşı karşıya getirmeyin diyen zattan başla.
Alevi kardeşlerimin bu tahriklere karşı dikkatli olmalarını rica ediyorum. Aynı mezhepten siyasi meşrefleriniz olabilir ama sizi bu bağlamasın. Biz Sivas üzerinden alevi kardeşlerimizin tahrik edilmesine müsade etmeyiz. Vicdan sahibi herkes bu hadiseleri lanetler. Lanetledik lanetlemişizdir.
Terör örgütü ve siyasi uzantıları bu yılki nevruz kutlamalarını şiddet gösterisine dönüştürmek için yoğun çaba harcadılar. Biz nevruzun 21 Mart'tan önce kutlanmasına yönelik talebi aldığımız istihbarat doğrultusunda kabul etmedik. Hükümet izin verseydi bu olaylar çıkmazdı diyenler oldu. Çok ilginç bir şekilde bu terör örgütüne ilginç bir iyimserliğin olduğunu gördük. Her gün nevruz mu Allah aşkına? 21 martı bir haftaya genişletsek olay olmayacak mı? Niçin değişik yerlerde değişik zamanalrda eylemler yapılıyor? Biz aldığımız istihbaratı değerlendirmek zorundayız.
Başkanları diyor ki bu işi çözmek için konuşalım. Sizle neyi konuşacağız? Sizin kendi iradeniz var mı? Siz kendinizi idare etmiyorsunuz. Sizi Kandil idare ediyor. Sizi İmralı idare ediyor. Böyle bir zihniyet nasıl siyasi bir güçle oturup konuşacak. Güvenlik güçlerimiz Kandil'de yazılan senaryoların istihbaratını aldığı için izin vermedi. İstanbul başta olmak üzere bir çok yerde saldırılar oldu. Cam çerçeve indirildi polisler yaralandı hatta bir polisimiz şehit oldu. Otobüsler yakıldı. Nevruz bu mudur? Nevruz özgürlüklere açılım değil mi? Bunların barış anlayışı bu.
Hükümet terörle mücadelede sadece güvenlikçi bir analyışı savunmamalıdır. Terörle mücadele edeceğiz ama aynı zamanda milli birlik ve berabnerlik ilkesinden bir milim dahi sapmayacağız. Bunun da siyasetçiler tarafından görüşmesi gerekmektedir. Karşımızda demokratik mücadele veren bir örgüt yok. Karşımızda insan kaçakçılığına bulaşmış uyuşturucuya bulaşmış karanlıkl bir örgüt var. Sizler çok vasıflı yazarlar olabilirsiniz saygı duyarım.Güçlü bir medya grubu olabilirsiniz saygı duyarım. Ama siz yazdığnıız haberle terör örgütüne katkı sağlıyor imajı verirseniz bu millet sizi affetemyecektir.
Her yıl milyardolarlarla ifade edilen uyuşturucu ticaretini yürüten bir örgütten ne beklersiniz. Bitlis'ten bir mağarada 15 kadın terörist erkek teröristler tarafından terkediliyor kadınlar çatışıyr. Bunun telsiz konuşmaları tespit ediliyor. O 15 kadın terörist ölüyor. 15 Kadının öldürüldüğü mağaranın resimlerini bana gösterdiler. Ne haldeler? Nerelerde nasıl bir mücadeleyi sürdürüyorlar.
Onlar şehadete yürüdüler. Bu millet için bu vatan için yürüdüler. İnsanların hayatını karartan bir örgüte iyi gözle bakılabilir mi? Bötyle bir örgütle masaya da otrumayız. Terör örgütüyle mücadele uzantısıyla da müzakere ederiz. Ortaya bir şey koyacaksan. KOymayacaksan yapacak birşeyimiz yok. Bİzim muhatabımız terörle arasına mesafe koymuş terör örgütünden emir almayan siyasetçilerdir. Biz bunu istiyoruz. Bizim muhattabımız topluma nifak sokmaya çalışan değil kendi ayakları üzerinde durabilen siyasetçilerdir. Diyarbakır'da bir çocuğun eline bomba veriyorlar polise at diyorlar. Çocuğun elinde patlıyor ve çocuk ölüyor.
Bir milletvekili polisle kavga ediyor dayak yiyor ve diyorlar ki milletvekili polisten dayak yedi. Ona sataşan sensin. Sana boyalı su sıkmış bunu yapmak durumunda sen ona saldırdın kendisini savunacak. Ben soruyorum o çocuğun katili sizsiniz. Siz öldürdünüz o çocuğu. Siz ve sizin efendileriniz o çocuğun eline bombayı verdi. Ardından çıkıp polise kafa tutmak pişkinliktir yüzsüzlüktür. BEnim kürt kökenli kardeşim o örgütün neyin peşinde ıolduğunu görsün.
Yarın inşallah bütün bu uygulamalara karşı sabırla ülkemizin barışı için bu uygulamayı sürdürecepğiz. Bakan arkadaşlarım süreci işletmek için yardımcı olacak. Gerek hükümet gerekse Silahlı Kuvvetler olarak mücadelemiz sürecek. er ya da geç o neticeyi de alacaığz.
Yarın inşallah teşvik sistemini açıklayacağız. Biz bölgeye yatırım yapmaya devam edeceğiz. Biz bölgenin sıkıntılarını çözmeye devam edeceğzi. Eğitim noktasında işsizlik noktasında bölgenin çehresini değiştirdik değiştirmeye devam edeceğiz. Fitne kazanmayacak. Nifak kazanmayacak inşallah muhabbet kazanacak. Endişeniz olmasın.
Bugün MHP eski genel başkanı Türkeş'in 15. ölüm yıl dönümü. ÜLkemize ve milletimize yaptığı hizmetlerden dolayı Türkeş'in ailesine ve sevenlerine baş sağlığı diliyorum.
Ülkemizin güvenliği emniyeti için görev yapan polis teşkilatımızın bugün başlayan polis haftasını kutluyorum. Milletimizin huzuru için gece gündüz görev yapan kahraman evlatlarımız. Ben şehitlerimizi saygıyla anıyorum. Ailelerine sabırlar diliyolruım. Terörle mücadelede omuz omuza görev yapan bütün polis ve askerlerimizi tebrik ediyorum. Bütün gösteriler karşısında dirayetle görevlerini yerine getiren kardeşlerimize şükranlarımı sunuyorum. Cansiperane görev yapan tüm güvenlik güçlerimizin yanlarında bulunduğumuzu bilmelerini istiyorum.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.