12 Eylül Davası'nın 2. duruşmasında neler yaşanıyor?

12 Eylül Davası'nın 2. duruşmasında neler yaşanıyor?
12 Eylül askeri darbesine ilişkin, dönemin Genelkurmay Başkanı, 7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren ile emekli Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Tahsin Şahinkaya'nın yargılandığı davanın 2. duruşması Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başladı.

12 Eylül askeri darbesine ilişkin, dönemin Genelkurmay Başkanı, 7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren ile emekli Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Tahsin Şahinkaya'nın yargılandığı davanın 2. duruşması Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başladı. Kardeşi işkenceden ölen Fahrettin Öztürk: 'İdam kararlarını imzalarken ellerim hiç titremedi' diyen Evren'in yargılanmasını istiyorum. Müdahil avukatlar Kenan Evren'in zorla duruşmaya getirilmesini talep etti.
Duruşmaya, iddianamede adı geçen ''mağdur ve müştekiler'', katılma talebinde bulunanlar, avukatlar ve izleyiciler ile basın mensupları alındı. 

Mahkeme bugün 17'ye kadar sürecek, yarın öğle ara karar açıklanacak.

Evren ve Şahinkaya'nın avukatları da duruşmada hazır bulundu.

Mahkeme, bu duruşmada, müdahillik talebinde bulunanların beyanlarını almaya devam edecek.

Polis, adliye önünde yoğun güvenlik önlemleri aldı.

EVREN'İN YARGILANMASINI İSTİYORUM

12 Eylül askeri darbesine ilişkin, dönemin Genelkurmay Başkanı, 7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren ile emekli Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Tahsin Şahinkaya'nın yargılanmasına Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nde ikinci günde devam ediliyor. Mahkeme Başkanı Süleyman İnce, müdahil taleplerini dinliyor.

Müdahillik talebiyle konuşan Fahrettin Öztürk, kardeşi Nurettin Öztürk'ün darbede işkence ile yok edildiğini söyledi. Kardeşi gibi birçok insanın işkencede öldürüldüğünü anlatan Öztürk, DAL merkezinde işkence ile öldürülen kardeşinin olayını araştırdığı için dolaylı olarak tehdit edildiğini vurguladı. Dönemin bütün kamu görevlilerinin tutuklanıp yargılanmasını isteyen Öztürk, ölen annesi ve babasıyla birlikte davaya müdahillik talebinin kabul edilmesini talep etti. Öztürk, DAL merkezinde 130 görevlinin bulunduğunu, bunların da hesap vermesi gerektiğini ifade etti.

Büyük Birlik Partisi Kahramanmaraş eski Milletvekili Ökkeş Şendiller de Maraş olayının perdesinin inmediğini ifade etti. 12 Eylül darbesine giden yolda, Maraş, Sivas ve Çorum olaylarının kilometre taşı oluşturduğunu dile getiren Şendiller, "Nerede bu ordu, nerede bu asker" dedirtmek için bu olayların çıkarıldığını ifade etti. İhtilalin, darbenin asıl amacının terörü önlemek olmadığının görüldüğünü anlatan Şendiller, olayların bir gecede bıçak gibi kesildiğini hatırlattı. Darbenin asıl amacının Yunanistan'ın NATO'ya dönüş operasyonu olduğunu vurgulayan Şendiller, "Bizim çocuklar başardı" sözünü hatırlattı. Müdahillik talebinde bulunan Şendiller, sonucun memleket ve millet için hayırlı olmasını diledi.

Bir kısım müdahil vekili Ural Gündoğan, sanıklar Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya'nın, bir sonraki duruşmaya zorla getirilmelerine karar verilmesini talep etti.

Milliyetçi Türkiye Partisi Genel Başkanı Ahmet Yılmaz Büyükekmekçi ise davanın, gecikmiş ve siyasi bir dava olduğunu ve insanlığa karşı işlenen suçlarla yüzleşme niteliği taşıdığını söyledi.

Bütün darbeler ve darbe teşebbüslerinin yargılanmasını isteyen Büyükekmekçi, sanıkların tutuklu olarak yargılanmalarını ve cezalandırılmalarını talep etti.

12 Eylül darbesinin ardından, ''Asmayalım da besleyelim mi-'' mantığı ile pek çok kişinin idam edildiğini anımsatan Büyükekmekçi, idam cezası tekrar getirildiği takdirde sanıkların idama mahkum edilmelerini talep etti.

68'liler Dayanışma Derneği avukatı İmdat Balkoca da darbede zarar gören bir kitle olduklarını belirterek, bu nedenle davaya müdahil olmak istediklerini kaydetti.

Darbenin arkasında emperyal güçlerin olduğunu düşündüklerini dile getiren Balkoca, bu nedenle sadece darbenin görünür liderlerinin yargılanmasını yeterli görmediklerini ifade etti.

Kendi adına asaleten davaya katılma talebinde bulunan avukat İrfan Söylemez ise 12 Eylül darbesinin, topyekün Türk milletine karşı yapıldığını savunarak, darbenin toplumsal çatışmalardan faydalandığına dikkati çekti. Söylemez, ''Darbelerle hesaplaşmak yerine, birbirimizle hesaplaşmayalım'' dedi.

DİSK'in avukatı Ekin Sarıakalın da 12 Eylül öncesinde ve sonrasında, DİSK'in büyük yıkımlar yaşadığını belirterek, davaya müdahil olmak istediklerini dile getirdi.

Öte yandan Mahkeme Başkanı Süleyman İnce, dünkü duruşmada, basın mensupları tarafından, mahkeme salonunda fotoğraflarının çekilerek, ''twitter''a konulduğunu anımsatarak, ''Yüzümüze maske takacağız her halde'' diye konuştu.

Hak-İş Konfederasyonu avukatı Hüseyin Öz ise 12 Eylül darbesinin en büyük darbeyi sendikalara vurduğunu belirterek, sendikal haklar açısından, darbenin etkilerinin devam ettiğini kaydetti.

Eşitlik ve Demokrasi Partisi ile bir kısım müdahil avukatı Fecri Şengür de 12 Eylül darbesinin ardında bir sistemi bıraktığını ifade ederek, gerçek demokrasiye ulaşmak için bu sistemin tam demokrasiye uygun şekilde dönüştürülmesini talep ettiklerini söyledi.

Mahkeme Başkanı Süleyman İnce, öğleden sonra devam edilmek üzere duruşmaya ara verildiğini açıkladı.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.