Barodan yeni bir skandal daha
Karar aşamasına gelen Balyoz davasında ilginç gelişmeler yaşanıyor. Yeni tanık ve bilirkişilerin dinlenmesini isteyen, cübbe çıkaran, duruşmalara girmeyen sanık avukatlarına dün İstanbul Barosu’ndan destek geldi. Baro Başkanı ve 11 avukat duruşmayı basarak ağır ithamlarda bulundu. Savcılık, baronun ‘taraf olduğunu’ belirtirken mahkeme avukatlar hakkında suç duyurusunda bulundu.
İstanbul Barosu, Balyoz Darbe Planı davasını basarak tartışılacak bir eyleme imza attı. Mahkeme Başkanı’yla tartışan Baro Başkanı Ümit Kocasakal, yargıya yönelik ağır ithamlarda bulundu. Mahkeme heyeti, Kocasakal ve 11 avukat hakkında Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı’na ‘adil yargılamayı etkiledikleri’ gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu.
Disiplin işlemi için de Türkiye Barolar Birliği’ne yazı yazılmasına karar verildi. Orgeneral Bilgin Balanlı, Hava Kuvvetleri eski Komutanı Orgeneral Halil İbrahim Fırtına, Deniz Kuvvetleri eski Komutanı Oramiral Özden Örnek, 1. Ordu eski komutanları orgeneraller Çetin Doğan ve Ergin Saygun ile Güney Deniz Saha Komutanı Koramiral Abdullah Can Erenoğlu’nun da aralarında bulunduğu 365 sanıklı davanın 90’ıncı duruşması dün görüldü. Sanık avukatları karar aşamasına gelen davayı geciktirmek için ilginç yollara başvuruyor.
SANIK AVUKATLARI KATILMADI
İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya sanık avukatları katılmadı. Duruşma sırasında İstanbul Barosu Başkanı Ümit Kocasakal’ın da aralarında bulunduğu baro yönetiminden 11 avukat duruşma salonuna girerek, avukatların bulunduğu bölüme oturdu. Mahkeme Heyeti Başkanı Ömer Diken’in hangi amaçla duruşmaya katıldıklarını sorması üzerine Kocasakal, mahkemenin adil yargılama hakkını ihlal ettiğini savundu ve mesleğin onurunu zedeleyen uygulamadan vazgeçilmesi çağrısında bulundu. Kocasakal, delillerin tam olarak toplanmadığını ileri sürdü.
BARO TARAF OLDUĞUNU AÇIKÇA ORTAYA KOYDU
Salonda sanıklar arasından ‘bravo’ gibi sözler duyulunca Başkan Diken, bu tür söylemlerin hoş olmadığını söyledi. Avukatların gelerek haklarını kullanmasını umduklarını dile getiren Diken, ”Burada, baro olarak iç denetim mekanizması sıfatıyla bulunuyorsunuz. Sanık avukatı değilsiniz. Baro yönetim kurulusunuz. Müdafiniz yok. Duruşmayı izleyebilirsiniz. Müdafilik bağınız yoksa lütfen cübbelerinizi çıkarın. Sizler için bir yer ayarlayabiliriz” uyarısında bulundu. Kocasakal, savunmanın müdafi olarak duruşmada yer aldıklarını belirterek, ”Zahmet buyurmayın kanunun bize verdiği yetkiyi uyguladık. Görevimiz şimdilik sona erdi” diyerek beraberindekilerle birlikte duruşmadan ayrıldı.
Başkan Diken de ”Bizim hiçbir kuruluşun denetimine ihtiyacımız yok. Yargının denetimi kendi mekanizması içindedir” karşılığını verdi. Özel yetkili İstanbul Cumhuriyet Savcısı Savaş Kırbaş ise Kocasakal’ın açıklamalarının davanın esasına yönelik olduğunu belirterek, ”Baro taraf olduğunu açıkça ortaya koymuştur” diye konuştu. Kırbaş, Kocasakal’ın da aralarında bulunduğu baro yönetimindeki 11 kişinin duruşmaya izinsiz bir şekilde girdiklerini hatırlatarak Kocasakal’ın açıklamalarının Anayasa’nın yargı bağımsızlığı, mahkemelere emir ve talimat verilemeyeceği hükmüne aykırı olduğunu söyledi. CMK’da baro yönetiminin duruşmalara katılmasıyla ilgili bir düzenleme olmadığını vurgulayan Kırbaş, ”Mahkemeden izin almadan, adeta bir şov amacıyla açıklama yapmıştır” dedi. Suç duyurusunda bulunulmasını isteyen Kırbaş’ın talebi kabul edildi.
"Mazeretsiz gelmeyen avukata işlem yapılsın"
Özel yetkili İstanbul Cumhuriyet Savcısı Savaş Kırbaş, CMK’ya göre sanık avukatlarının ma-zeretsiz bir şekilde duruşmaya katılmamalarının mümkün olamayacağını belirtti. Esas hakkındaki mütalaasını sunduğu için diğer taleplerin reddedilmesini isteyen Kırbaş, sanık avukatlarının duruşmada bulunmalarının zorunlu olduğunu ancak avukatların duruşmada bulunmadığını dile getirdi. Kırbaş, sanıklar için avukat atanması amacıyla İstanbul Barosu’na yazı yazılmasını talep etti. Sanıklara esas hakkındaki mütalaaya ilişkin savunmalarını hazırlaması için süre verilmesini isteyen Kırbaş, mazeretsiz bir şekilde duruşmaya katılmayan sanık avukatları hakkında da savcılığa suç duyurusunda bulunulmasını, ayrıca bu avukatlar hakkında disiplin soruşturması yapılabilmesi için de İstanbul Barosu’na yazı yazılmasını talep etti.
İlginç talep: 3 ay sonraya ertelensin
İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada, Mahkeme Heyeti Başkanı Ömer Diken, avukatların duruşmalara katılmadığını belirterek, sanıklara ”Rızanız var mı” diye sordu. Sanıklar rızalarının olduğunu söyleyerek, müdafilik ilişkilerini devam ettirmek istediklerini kaydetti. Diken, ardından avukat Nevzat Güleşen’in mahkemeye dilekçe vererek davanın 3 ay sonraya ertelenmesini istediğini belirtti. Diken, ”3 ay süre ne işe yarayacak? Amaç nedir? Sanıklar dosyaya hakim. Sadece 900 sayfalık mütalaayı okuyacaklar. Bu da 3 günde okunur. Mütalaayı da basılı olarak vereceğiz” dedi.
‘BiZ TARAFIZ’
İstanbul Barosu Başkanı Ümit Kocasakal, Silivri Cezaevi’nin önünde basın açıklaması yaptı. Kocasakal, ”Baro taraf olduğunu açıkça ortaya koymuştur” eleştirisine ”Biz tarafız. Hak ve özgürlüklerden yanayız" karşılığını verdi. İstanbul Barosu’nun Ergenekon, Balyoz, İnternet Andıcı ve Kafes gibi darbe planlarına destek vermesi böyle protesto edilmişti.
İTİBARSIZLAŞTIRILMA HAMLESİ
Adana Eski Cumhuriyet Savcısı Sacit Kayasu: Yapılan hareketlerin savunmayla alakası yok. Mahkemeyi itibarsızlaştırmaya yönelik çalışma içindeler. Barolar bu davalara sadece gözlemci olarak katılabilir. Onların yeri sanıkların yanı değildir.
BARO ŞOV YAPTI
Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nurullah Aydın: İstanbul Barosu yargılamayı şova dönüştürmüştür. Yargılama iddia, savunma ve hüküm makamına göre işler. Balyoz davalarında iddia edilenlere savunma yapmaktan çok şov yapılıyor. Savunma makamı bununla kalmıyor kamuoyunu yanıltacak Ceza Usül Yasası'na aykırı davranıyor. Bu yaklaşım gerçeğin ortaya çıkmasına, adaletin tecelli etmesine ve kamu vicdanını tatmin etmeye yönelik iyi niyetli bir girişim değildir. Yapılanlar yargıyı etkilemeye yönelik.
TRİBÜNLERE OYNUYORLAR
Emekli Cumhuriyet Başsavcısı Reşat Petek: Hep 'davalar çok uzuyor' şeklinde yakınmalar oldu. Buna istinaden gerek Ergenekon gerek Balyoz davalarında baştan itibaren hızlı yargılama süreci başlatılmıştı. Şimdi 3 ay sonraya ertelensin demek 'dava bitmesin, uzasın' gayreti olduğunu gösteriyor. Ayrıca bütün avukatları temsil eden ve tüzel bir kişiliğe sahip olan İstanbul Barosu'nun darbecileri savunuyor olması çok önemli bir yanlış. Çünkü orada müdahil vekilleri var ki onlar da avukat. İki tarafta avukatlar varken sadece sanıkların avukatlarının yanında yer alması bütün meslektaşlarının haklarını koruma ilkesine ters. 'Darbeci baro' yaftasını doğrular nitelik bir hareket tarzı benimsiyorlar. Ayrıca sanık avukatlarının cübbelerini bırakıp savunma yapmamaları tribünlere yönelik bir tavır.
YARGILAMAYI UZATMAYA ÇALIŞIYORLAR
Emekli Askeri Hakim Faik Tarımcıoğlu: Bu bir avukat taktiğidir. Savcı mütalaasını vereceği zaman kendi talepleri doğrultusunda bazı talepte bulunurlar. Büyük ihtimalle mahkemenin tutumundan endişelendiler. Bu nedenle mümkün olduğunca yargılamayı uzatmaya çalışıyorlar.
MAHKUMİYET HÜKMÜ YAKLAŞTI
Emekli Hakim Albay Ümit Kardaş: Belli ki mütalaadan sonra bir mahkumiyet hükmü geliyor. Onlar da bunu düşünerek davayı uzatmaya çalışıyorlar. Bir kamuoyu yaratmak, yargılamaya baskı yapmak ya da mağdur rolünü devam ettirmek isteniyor olabilir. Bundan çıkarılacak sonuç yargılamayı etkilemek. Devamında Yargıtay ve AİHM gibi sonraki süreçleri etkilemek. Yargılamanın makul sürede bitirilmesi amaçlanmalı.
CMK'YA AYKIRI
Uluslararası Hukukçular Birliği Genel Sekreter Yardımcısı Avukat Cahit Özkan: Kanuna göre yargılamalar ertelenmeksizin tek duruşma şeklinde yapılır. Ancak sanıkların celbi, delillerin toplanması, dosyanın bir üst mahkemeye gönderilmesi veya mahkemenin iş yükü nedenleriyle duruşma ileri tarihlere ertelenebilir. Gereksiz yere uzatılması yersiz. Bu zamana kadar yargılamalar uzun sürüyor diye sitem eden kişiler şimdi tersini iddia ediyor. Bu kabul edilemez. Sanıkların bu talebi CMK'ya aykırıdır. Ayrıca yargılamayı yapan mahkeme heyetini ve yargıyı tümden siyasallaştırmak ve bunun üzerinden savunma yapmak arzusu içerisindeler. Mahkemenin bu talebi kabul etmemesi lazım.
Bugün
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.