Yaşları ve sağlık durumları müsait
32 yıl önce yaptıkları darbe sebebiyle Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya hakkında dava açılması, 15 yıl önce gerçekleştirilen 28 Şubat postmodern darbesini akıllara getirdi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 28 Şubat sürecine ilişkin birçok kişi ve kurum suç duyurusunda bulunmuştu. 12 Eylül'ün hayatta olan mimarları Evren ve Şahinkaya'nın sağlık ve yaş durumları gözönüne alındığında yargılanmasının önündeki güçlükler 28 Şubat'ın mimarları için bir mazeret teşkil etmemesi için soruşturmanın bir an evvel tamamlanması gerektiği belirtildi.
RAHAT VE AFİYETTELER
Milletin seçtiği yönetimi deviren, 12 Eylül 1980 darbesini yapanlar hakkında da açılan davanın 28 Şubatçılar için de geç kalınmadan açılması istendi. 96 yaşındaki Evren ile 87 yaşındaki Şahinkaya'nın sağlık sebepleri mazeret gösterilerek hakim karşısına çıkarılamaması, 28 Şubat'ın aktörlerinin de eğer geç kalınırsa 'yaştan yırtabileceklerini' akıllara getirdi. 15 yıl önce seçilmiş meşru hükümeti deviren, binlerce insanı mağdur eden 'postmodern darbe'nin mimarlarının birçoğu halen hayatta ve sağlıklı.
AKTULGA VE ERKAYA HARİÇ...
Yargılanması beklenen 28 Şubat'ın baş aktörlerinden dönemin Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı 80, Genelkurmay 2. Başkanı Çevik Bir 82, Kara Kuvvetleri Komutanı Hüseyin Kıvrıkoğlu 78, Genelkurmay Genel Sekreteri Erol Özkasnak 82, Zırhlı Birlikler Eğitim Tümen Komutanı Erdal Ceylanoğlu 67, MGK Genel Sekreteri İlhan Kılıç 82, Jandarma Genel Komutanı Teoman Koman 82 ve Hava Kuvvetleri Komutanı Ahmet Çörekçi 80 yaşında bulunuyor. 28 Şubat'ın aktörleri arasında gösterilen dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Doğu Aktulga ile dönemin Deniz Kuvvetleri Komutanı Güven Erkaya hayatta bulunmuyor. Milli iredeya karşı gövde gösterisi yaparak tankları sokaklarda yürüten, 'demokrasiye balans ayarı yaptık' diyen cuntacılar yargı önüne çıkarılmadan demokrasiye tam olarak geçilemeyeceği belirtiliyor.
'Bir' kez ifade alındı ama...
28 Şubat'ın aktörlerinden sadece emekli Orgeneral Çevik Bir'in ifadesi alınmıştı. Ergenekon eski savcısı Zekeriya Öz, Haziran 2009'da Bir'i dinlemişti. Ancak daha sonra ifadelerin dosyadan ayrılarak Ankara'da 28 Şubat soruşturmasını yürüten savcıya gönderildiği ifade edilmişti. Bu ifadeyle ilgili herhangi bir işlem yapılıp yapılmadığı konusunda resmi bir açıklama yapılmadı.
Millet iradesini hiçe saydılar
28 Şubat sürecinde cuntacıların millet iradesini hiçe sayan yüzlerce eyleminden yalnızca birkaçı şunlardı: 4 Şubat'ta Sincan'da tanklar yürütüldü. 28 Şubat 1997'de yapılan ve 9 saat süren MGK toplantısında asker kanadı baskıyla bildiri yayınlattı. Cuntacıların baskısıyla 8 yıllık kesintisiz eğitime geçildi, Kur'an kursları kapatıldı. Dönemin Yargıtay Başsavcısı Vural Savaş, 'Ülkeyi iç savaşa sürüklediğini' söyleyerek, RP'nin kapatılması için dava açtı. Genelkurmay, irticai faaliyetleri desteklediğini iddia ettiği firmalara ambargo koydu. Anadolu sermayesi 'yeşil' koduyla fişlendi. Yüksek yargı mensuplarına Genelkurmay'da 'irtica' brifingleri verildi. Yargı bağımsızlığı ortadan kalktı. Erol Özkasnak, 28 Şubat'a postmodern darbe diyerek ordunun yaptıklarını kabullendi.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.