Babahan'dan bir garip yazı
Dün yayınladığımız haberden de görüldüğü üzere, 28 Şubat sürecinde cuntacıların medyada en büyük hizmetkarının Sabah gazetesi olduğu bizzat kendi raporlarında geçiyordu.
Askerden aldıkları emirleri aynen uygulayan ve binlerce insanın mağdur olmasına neden olan gazetelerin başında gelen Sabah Gazetesi’nin o dönem Yazıişleri Müdürü Ergun Babahan’dı.
Ergun Babahan bugün, 28 Şubat’ı yargı önüne getiren siyasi iradeye en yakın gazetelerden Star’da köşe yazarlığı yapıyor.
Babahan, 28 Şubat soruşturmasıyla ilgili bugün bakın neler yazdı:
“28 Şubat’ın demokrasi ve hukuka aykırı uygulamaları yargı önünde. Elbette yasadışı yollara başvuran, insan haklarını ihlal eden herkes bunun hesabını vermeli.
Bu dava 12 Eylül davası kadar önemli. Türkiye’de 1908’de başlayan İttihatçı zihniyetin sonunu ilan etmesi açısından da değerli.
Unutmamak gerekir ki, 28 Şubat uluslararası bir organizasyondu ve karar mercii, Ankara değil, Washington’dı.”
SAVCILARA YOL GÖSTERENE BAK
Evet böyle yazabiliyor bugün Babahan.
Babahan ayrıca 28 Şubat'taki suikastler ve banka hortumlamalarına değinerek, 28 Şubat'ı soruşturan savcılara hem yol hem de adres gösterdi.
Savcılara yol gösteren ve bu soruları soran kişinin 28 Şubat'ın mağdurlarından biri olduğunu sanıyorsanız yanılıyorsunuz.
Tam tersi 28 Şubat'ın medya ayağında askerlerden aldığı emirleri birebir uygulayan, Erbakan-Çiller hükümetini yıkmayı görev edinen ve binlerce insanın mağdur olmasında etkin rol alan bir isim Babahan.
BUNU BİZ DEĞİL, KENDİSİ SÖYLÜYOR
Geçtiğimiz yıl Mart ayında Neşe Düzel'e verdiği röportajda "Siz 28 Şubat döneminde Sabah Gazetesi’nin yönetim kadrosundaydınız. O günlerde neler yaşandığını çok iyi biliyorsunuz. O günlerde gazete yönetimleriyle generaller arasındaki ilişki nasıldı?" sorusuna Babahan aynen şu cevabı veriyor;
"Ben o dönemde yazıişleri müdürüydüm. Genel Yayın Müdürü Zafer Mutlu’dan sonra gazetede ben vardım. Askerlerin mesajları bize, Sabah’ın Ankara Temsilci Fatih Çekirge üzerinden geliyor. Biz o dönemde, askerle müttefik olmaktan rahatsız değildik. Türkiye’yi belaya sürükleyen bir hükümete karşı düzen kavgası veriyorduk biz. 28 Şubat’ı darbe olarak görmemiştik. Şeriat tehlikesi yaşandığına yüzde yüz inanıyorduk. Bizler aktif laiklerdik."
28 Şubat'ın medya ayağında aktif rol aldığını bu sözlerle itiraf eden Babahan, yıllar sonra hesap vakti geldiğinde kendisini olayların dışında tutarak savcılara hem akıl veriyor, hem de adres gösteriyor.
O SAVCILAR 28 ŞUBAT’IN MEDYA AYAĞINA DA BAKAR MI ERGUN?
28 Şubat'ın asker ve hortumlama kısımlarını gündeme getirerek Savcılara yol gösteren Ergun Babahan'ın soramadığı soruyu da biz soralım:
“Savcılar, askerlerin emirlerini uygulayan ve hükümeti yıkmayı görev edinen erketelerin de dahil olduğu 28 Şubat'ın medya ayağına da bakar mı?”
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.