'Apo’ya verilen savunma hakkı bize verilmedi'

'Apo’ya verilen savunma hakkı bize verilmedi'
28 Şubat sürecinde, Kıdemli Yüzbaşı rütbesinde iken YAŞ kararıyla ordudan atılan ve haklarının iadesinin ardından Albay olarak göreve dönen İbrahim Keleş, o süreçte yaşadıklarını anlattı

Yüksek Askeri Şura (YAŞ) kararlarıyla Türk Silahlı Kuvvetleri’nden ihraç edilen subay ve astsubaylar, Özel Yetkili Ankara Cumhuriyet Başsavcı Vekilliği’nin yürüttüğü 28 Şubat soruşturmasına destek verdi.

“ÇEVİK BİR’DEN HESAP SORACAĞIZ”

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) bünyesinde Öğretmen Kıdemli Yüzbaşı rütbesinde iken, 28 Şubat sürecinde YAŞ kararıyla ordudan uzaklaştırılan İbrahim Keleş, YAŞ’zedelerin, 28 Şubat davasına müdahil olacaklarını söyledi.
Keleş, TSK’da 28 Şubat sürecinde binlerce insanın mesleğinden edildiğini, çok zor ve sıkıntılı bir hayat yaşamak zorunda bırakıldığını, ailelerin dağıldığını belirterek, “İçimizde intihar edenler oldu. Her şeye rağmen yıllarca içimizdeki korla yaşadık. 28 Şubat davasına elbette müdahil olacağız. Çünkü biz bu davada tarafız ve şu anda gözaltına alınan şahısların mağdur ettiği kişilerdeniz. Emekli Orgeneral Çevik Bir’den hesap soracağız ve kendisine bizleri TSK’dan neden ihraç ettiğini soracağız. Çevik Bir, en azından yargı önünde hesap veriyor. Bizim hiçbirimizin savunması dahi alınmadı” dedi.

“SONUNA KADAR GİDİLMELİ”

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) bünyesinde Öğretmen Kıdemli Yüzbaşı rütbesinde iken, 28 Şubat sürecinde YAŞ kararıyla ordudan uzaklaştırılan İbrahim Keleş, “28 Şubat soruşturmasıyla beklediğimiz süreç nihayet başlatılmıştır, sonuna kadar gidilmesi ise en büyük temennimdir” dedi.
İbrahim Keleş, 1999 yılının Ağustos ayında YAŞ kararıyla görevinden uzaklaştırıldığını belirtti. Türkiye’de demokrasi ve insan haklarının yerleşmesi, dünya ülkeleri arasında layık olduğu yeri alabilmesi, ekonomisinin daha iyi yerlerde olabilmesi için geçmişte yapılan tüm darbelerle yüzleşmesi gerektiğini söyleyen Keleş, toplumun gelişmesinin önündeki en büyük engelin darbe zihniyeti olduğunu söyledi.

“ÖCALAN’A VERİLEN HAK BİZDEN ESİRGENDİ”

İbrahim Keleş, şunları söyledi:
“Milletimizin dişinden tırnağından artırarak ödediği vergilerle yetiştirilen çok değerli subay-astsubayların, hiçbir savunması dahi alınmadan aileleriyle birlikte kapı önüne konmaları, kapanmaz bir yaradır. Bir tıp profesörü, bir F-16 pilotu, bir uçak bakım teknisyeni, bir öğretmen kolay mı yetişiyor?
Bizlere teröristbaşı Abdullah Öcalan’a verilen ‘kendini savunma hakkı’nı bile çok gördüler. Öcalan mahkemede kendini çatır çatır savunurken terörle mücadelede canını dişine takan subay/astsubayı dağ başında nizamiye önüne koymaktan geri kalmadılar. Bir komando yüzbaşıyı TSK’dan ayırıp Cudi Dağı’nın tepesinde tek başına bırakmak, Şırnak dağlarında sıcak çatışma sürerken topçu bataryasını komutansız bırakmak pahasına Batarya Komutanı Yüzbaşı’nın ilişiğini kesmek, Erzurum Askeri Hastanesi’nde kalp ameliyatına girmek üzere olan bir Doktor Yüzbaşı’yı üzerinde ameliyat elbisesiyle makama çağırıp TSK’dan ayırmak, bunlar neyle izah edilebilir? Daha iki gün önce verilen, çok başarılı, disiplinli ve diğer personele örnek bir subay olduğumu yazan takdir belgesi masamın üzerinde iken iki gün sonra ‘disiplinsizlik’ gibi akla ziyan bir gerekçeyle beni TSK’dan ihraç edenlere ne diyeyim? Şu anda gözaltına alınanlar daha dünyada iken yaptıklarının karşılığını görmeye başladılar. İnsan hayatta iken ilahi adaletin tecellisine her zaman şahit olamayabilir. Ama ben şu anda ilahi adaletin tecellisine şahit oluyorum. Mahkemeler ne karar verir bilemem ama esas Mahkeme-i Kübra’da bana ve aileme bu haksızlıkları yapan, hakkımda kalem oynatan her kim varsa Allah huzurunda davacıyım.”

“SADECE ASKER DEĞİL TAMAMI YARGI ÖNÜNDE HESAP VERMELİ”

Keleş, AK Parti Hükümeti’nin 22 Mart 2011 tarihinde Meclis’ten geçirdiği 6191 sayılı kanun sonucu ellerinden alınan haklarının büyük kısmının geri iade edildiğini hatırlatarak, “Bir çoğumuz devlet kurumlarında yeniden göreve döndük” dedi.
Keleş, 28 Şubat post modern darbesinin sadece askerleri kapsamadığını belirterek, “Bu işin askeri ve siyasi kanadı dışında medya, üniversiteler, iş adamları, sivil toplum örgütü görünümündeki derin yapılanma yönleri de var. Bunların tamamının yargı önünde hesap vereceğini ümit ediyorum” diye konuştu.

28 ŞUBAT DAVASINA MÜDAHİL OLACAĞIM

İbrahim Keleş, şöyle devam etti:
“TSK’da 28 Şubat sürecinde binlerce insan mesleğinden edildi, çok zor ve sıkıntılı bir hayat yaşamak zorunda bırakıldı, aileler dağıldı. İçimizde intihar edenler oldu. Her şeye rağmen yıllarca içimizdeki korla yaşadık.
Malum süreçte uğradığımız hukuksuz uygulamayı yapanlarla hukuk zemininde mücadelemizi sürdürüyoruz. 28 Şubat davasında elbette müdahil olacağız. Çünkü biz bu davada tarafız ve şu anda gözaltına alınan şahısların mağdur ettiği kişilerdeniz. 28 Şubat birkaç neslin geleceğini kararttı. Bizler bu mağduriyeti bizatihi yaşadık. 1999’da YAŞ kararıyla Kıdemli Yüzbaşı iken TSK’dan uzaklaştırıldım. Hükümet, YAŞ kararıyla ordudan ihraç edilenlerin tamamının haklarını iade etti. TBMM bizim haklarımızı millet adına iade etti. TBMM haklarımızı iade etse bile o yanlışları yapanlarla mücadelemiz sürecek. Zira bunu yapanlardan hesap sorulmazsa, bu darbeci zihniyet TSK’dan temizlenmezse, yapılanların hesabı sorulmazsa, ileride bu süreçleri gelecek kuşaklar da yaşayabilir. Bu yönde gereken tedbirleri almamız, Türkiye’nin gerçekten hukuk devleti olması yolunda sağlam adımlarla yürümemiz lazım.”

TSK’NIN 19 YILDA İHRAÇ ETTİĞİ SUBAY VE ASTSUBAYLARIN SAYISI 

1990-2009 tarihleri arasında bin 637 kişinin TSK ile ilişkisi kesildi. 28 Şubat sürecinin yaşandığı 1997-1998 yıllarında tasfiyeler doruğa ulaştı ve 569 asker ihraç edildi.
1990 - 190 kişi
1991 - 97 kişi
1992 - 61 kişi
1993 - 48 kişi
1994 - 54 kişi
1995 - 67 kişi
1996 - 98 kişi
1997 - 297 kişi
1998 - 272 kişi
1999 - 81 kişi
2000 - 62 kişi
2001 - 81 kişi
2002 - 44 kişi
2003 - 20 kişi
2004 - 20 kişi
2005 - 15 kişi
2006 - 2 kişi
2007 - 12 kişi
2008 - 5 kişi
2009 - 5 kişi
TOPLAM: 1.531

Yeni Akit

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.