Erbakan’dan tank resti

Erbakan’dan tank resti
Akit’e konuşan, Prof.Dr. Necmettin Erbakan’ın yakın arkadaşı, Devlet eski Bakanı Hasan Aksay, Erbakan’ın, tank ihalesini İsrail’e vermemek için Eskişehir ve Kayseri’deki askeri fabrikaların komutanlarına her türl&


Özel Yetkili Ankara Cumhuriyet Başsavcı Vekilliği’nin yürüttüğü 28 Şubat ile ilgili soruşturma kapsamında tutuklanan dönemin Genelkurmay 2. Başkanı Emekli Orgeneral Çevik Bir’in, Ankara Emniyet Müdürlüğü’nde; “Hükümetin, MGK’nın ve zamanın başbakanının emir ve talimatlarını uyguladım. Yasadışı hiçbir faaliyette bulunmadım ve yapmadım” şeklinde verdiği ifadelerin gerçeği yansıtmadığı ortaya çıktı.

ÇEVİK BİR’E ANLAMLI SORU

Akit’e konuşan, eski Başbakan Prof.Dr. Necmettin Erbakan’ın yakın arkadaşı Devlet eski Bakanı Hasan Aksay, Çevik Bir’in savunmasının, Erbakan’la yaşadıklarının tam zıttı olduğunu söyledi. Aksay, “Sincan’da tankları da Sayın Erbakan’ın emriyle mi yürüttünüz?” diye sordu.

ERBAKAN’IN TANK İHALESİNİ İPTAL ÇALIŞMASI

Necmettin Erbakan’ın, İsrail’in iflas etmekte olan İMİ şirketine verilen tank ihalesini iptal etme çalışmalarını anlattığını söyleyen Hasan Aksay, “Eskişehir ve Kayseri askeri fabrikalarının başındaki generaller, Erbakan’a, ‘Fazlasına gerek yok. Bu ihale parasını bize verin. Personel, makine, malzeme alalım yeter. Aldığımız parayı da size kâr olarak iade edelim’ demiş. Çevik Bir ise paşalara hakaret etmiş... Merhumun, İsrail ihalelerinde Çevik Bir’in sadece siyasi sorumlulukla sınırlı olmadığına, ekonomik olarak da arada büyük rakamların döndüğüne inandığı görülüyordu” dedi.

“ÇEVİK BİR’İN SAVUNMASI,
ERBAKAN’LA YAŞADIKLARININ TAM ZITTI”


Aksay’ın, sorularımıza verdiği cevaplar şöyle:
- Sayın Aksay; Çevik Bir, mahkemedeki sorgulanmasında “Benim yaptıklarım hükümetin yapması gerekendi” üslubunun da ötesinde, neredeyse “Başbakan Erbakan emretti, ben yaptım” noktasında intiba vermeye çalışılan bir savunma. Yarım asrı merhum Erbakan ile beraber geçirmiş bir kimse olarak ne dersiniz?
- Allah mekanını âli eylesin. Merhum Erbakan, genelde kimsenin aleyhinde isim zikrederek konuşmak istemezdi. Hep zararlı zihniyetleri hedefe koyar, söyleyeceğini zihniyete söylerdi. Milleti böyle ikaz ederdi. Şahıstan bahsederken, eğer iyiliği varsa onu söylerdi. Ama Çevik Bir’in durumu hakkında merhumun bana söyledikleri var. Çevik Bir’in savunması, Erbakan’la yaşadıklarının tam zıttı.
Memleket meselelerini son zamanlara kadar imkan bulduğumuz zaman konuşur, istişare ederdik. Çevik Bir hakkında bana son anlattığı bir hadise, çok şeye açıklık getirecek durumdadır. Merhum, İsrail’in iflas etmekte olan İMİ şirketine verilen tank ihalesini iptal etme çalışmalarını anlatmıştı. Eskişehir ve Kayseri askeri fabrikalarının başındaki generalleri çağırıyor. “Siz ne isterseniz vermeye hazırım. Bu tankları siz tamir edemez misiniz?” diyor. Her iki generalin cevabı aynı: “Fazlasına gerek yok. Bu ihale parasını bize verin. Personel, makine, malzeme alalım yeter. Bizim tankları yapalım. Komşu ülkelerin, Pakistan’ın tanklarını yapalım. Aldığımız parayı da size kar olarak iade edelim” diyorlar. Hoca bu cevapla öyle memnun olmuştu ki, “Hasan, bizim ordumuz böyle aslan, böyle vatanperver, böyle kahraman” diyordu.
O zaman şartlar kurşun kadar ağırdı. Savaşta makineli tüfekler atış için bir hareket bekliyorsa, dik duracağım diye siperden kalkıp göğüs germek, cesaret değil ahmaklıktır. Sorumluluk, öncelikle tedbir gerektirir. Çevik Bir, paşalara hakaret ediyor. Konuşmalarını engelliyor.
Meseleyi özetlemek gerekirse, merhumun, İsrail ihalelerinde Çevik Bir’in sadece siyasi sorumlulukla sınırlı olmadığına, ekonomik olarak da arada büyük rakamların döndüğüne inandığı görülüyordu. O zamanlar da yazılıp çizildiği gibi, tankın yenisinden daha fazla tamir paraları şüphesiz yargının da dikkatini çekerek, geri vitessiz bu tank tamirine bakacaktır.

SİNCAN’DA TANKLARI DA ERBAKAN’IN EMRİYLE Mİ YÜRÜTTÜNÜZ?”

- Çevik Bir, neredeyse, “MGK ve Hükümetin emrinde idik” demek derecesinde masum bir savunma yapıyor?
- Bu savunmayı iki soruyla gün ışığına çekelim. 1- Sincan’da tankları da Sayın Erbakan’ın emriyle mi yürüttünüz? 2- Hükümetin İsrail politikasını ters çevirmek istediğinizi söylüyorsunuz. Kendi politikasını tersine çevirmenizi de mi Erbakan istedi?

“OK YAYDAN ÇIKINCA, YAYI TUTANIN HAKİMİYETİ KALMAZ”
- Çevik Bir, “Genelkurmay Başkanının imzaladığı kağıtta başka imza olmaz. Buradaki benim imzam, evrakın sahteliğinin işareti” diyor. Devlet tecrübenizin bu konuda söyleyecek bir sözü var mı?
- Ok yaydan çıkınca yayı tutanın hakimiyeti kalmaz. Darbeciler kışla hakimiyetini ele geçirince, artık Genelkurmay Başkanı Org. Rüştü Erdelhun’un imzası, darbeciler için bir anlam taşımadı. Sürükleyerek götürdüler.
Darbeciler kendilerinden yetkili bir imza isteyebilirler. Eğer böyle bir durum varsa bu artı bir delil haline gelebilir.

 MUHAMMED EMİN/AKİT 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.