Bakan’a zor soru
“Denetimli serbestlik yasası”yla yaklaşık 15 bin mahkumun salıveriliyor olması tartışılıyor. İlk tahliyeler Ankara Açık Ceza İnfaz Kurumu'nda 11 Nisan günü gerçekleşirken, değişik cezaevlerinden salıvermeler sürüyor.
Tahliyelere tepki gösteren bir Habervaktim okuru Umut Yanık, Adalet Bakanı Sadullah Ergin’e bir mektup göndererek “Devlet, bireyin bireye işlediği suçu affedebilir mi?” diye sordu.
Habervaktim okuru Yanık’ın, Bakan Ergin’e gönderdiği mektup şöyle:
Sayın bakanım.
Bir soru soracağım size. Belki “bu da soru mu canım” deyip bir çırpıda cevaplayıverirsiniz.
“Devlet, bireyin bireye işlediği suçu affedebilir mi?”
Bu hakkı nasıl kendinizde (devlette) görebiliyorsunuz. Eğer bireye karşı bir cürüm varsa onu ancak birey affedebilir. Bireye sorulur: “ya kardeşim bu adam seni gasp etti, yaraladı, tecavüz etti… ama bir bunu şu şu şekilde dışarıya salacağız ama sen ne dersin” diye. Onun vereceği cevapla da devlet uygulama yapar.
Sizin bu kısmî affınız belki etiktir, muhakkak evrensel hukuk normlarına da uyar.
Ama asla ve asla “ahlakî değil, adil değil”!
Bizim köyümüzden bir kıza yıllar önce tecavüz etmişlerdi. Duyduğumda hiç tanımıyor olmama rağmen ağlamaktan kendimi alıkoyamamıştım. Geçenlerde duydum ki yardım edenlerden biri (belki de hepsi) çıkmışlar dışarı. Çünkü böyle buyurmuş devlet! O kızın yerine kendimi koyamadım. Adalet beklediğim devlet salıvermiş suçluyu. Zaten verdiği ceza da ceza değildi ya hepten affetmiş zalimi. Bunu Rahşan hanım(!) yaptığında yeri göğü inletenler şimdi elektronik cazibenin ardına sığınıp aynısını yapmaktalar.
Evet elbette çağdaş batı toplumunda(!) bu tür uygulamalar vardır. Oradan devşirmişizdir bu uygulamayı. Aslında devşirilen uygulamalar değil bu durumda ahlak!
Eğer devlet birini affedecekse ancak kendine karşı suç işleyenleri affedebilir. Buna yetkili olabilir. Hapishanelerde bir sürü siyasi suçlu var. Bundan yana değilim ama ille de affedecekseniz buyurun devlet erdemi gösterin onları affedin.
Eğer devlet olmak büyük olmak affetmeyi gerektiriyorsa hadi buyrun bunları affedin.
Yok yok bakanım, yok yok!
Ben ne desem boş bilirim. Şunu da bilirim ki mazlumun ahını devlet baba alamayınca işler maalesef sarpa sarıyor. Kimi kan davası güdüyor, kimi devlete küsüyor, kimi adam kiralıyor…vs.
Sayın bakanım!
Yeteri kadar hücremiz, ceza evimiz yoksa vergileri biraz daha artırın. Ben kabulüm. Ama; zaten mağdur olduğu için gözünden yaş düşmeyen mazluma bir tekme de siz vurmayın.
Saygılarımla…
Habervaktim.com
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.