İP ne biliyordu!

İP ne biliyordu!
ETÖ’nün kilit sanıklarından Doğu Perinçek’in liderliğindekiAydınlık Grubu’nun, 1977’de 34 kişinin öldüğü kanlı 1 Mayıs kutlamalarınakatılmaktan son anda vazgeçtiği ortaya çıktı. Kam

Ergenekon davasının kilit sanıklarından Doğu Perinçek’in öncülüğündeki Aydınlık Grubu’nun, “Büyük olaylar çıkacak” diyerek 34 kişinin öldüğü ve onlarca kişinin de yaralandığı 1977’deki Taksim 1 Mayıs kutlamalarına katılmaktan son anda vazgeçtiği ortaya çıktı. Dönemin tanığı Halil Berktay, “Sovyetçi” olarak nitelendirilen DİSK üyeleri ile “Maocu” olarak bilinen sol gruplar arasındaki kavga nedeniyle bu acı olayların yaşandığını söylemişti. Ancak Maocuların bir diğer önemli temsilcisi Perinçek ve ekibin, birçok işçiye mezar olan Taksim’deki alana hiç uğramadığı anlaşıldı. Akit’e konuşan katliamın canlı şahidi dönemin DİSK avukatı Rasim Öz, Aydınlık Grubu’nun “Olay olur” diye o günkü etkinliklere katılmadığını açıkladı. Perinçek’in, olayların çıkacağından önceden nasıl haberdar olduğu merak konusu oldu.

TARTIŞMAYI BERKTAY’IN BU İDDİASI BAŞLATTI

Tarihçi yazar Halil Berktay’ın, 12 Eylül darbesine giden yolda en önemli kilometre taşlarından biri olan 1977 yılında Taksim Meydanı’ndaki 1 Mayıs katliamıyla ilgili dile getirdiği iddialar ortalığı karıştırdı. 34 kişinin hayatını kaybettiği, 136 kişinin de yaralandığı olaylara solcular arasındaki çekişmenin sebebiyet verdiğini belirten Berktay, “Ne kanlı bir derin devlet komplosu, ne de etrafa gizlenmiş keskin nişancılar vardı. Sol, rezilliğinden mağduriyet efsanesi çıkardı” demişti.

AKİT’E ANLATTI: DİSK,

MAOCU GRUBU İÇİNE SOKMADI

Bu iddia eksenindeki tartışmalar sürerken, Akit, olayın canlı şahitlerinden DİSK’in eski avukatı Rasim Öz’e ulaştı. O gün DİSK Genel Başkanı Kemal Türkler’le birlikte kürsüde olduğunu ve kayıt yaptığını anlatan Öz, farklı düşüncedeki sol gruplar arasındaki kavgayı doğruladı. Alana ilk girişte DİSK görevlileri ile Maocu tabir edilen gruplar arasında kısa süreli bir tartışmanın yaşandığını kaydeden Öz, “Onlar topluluğun içerisinde daha ileriye gitmek istiyordu. DİSK’çiler de ‘Alan dolu, burada kalmanız gerekiyor’ diyorlardı. Araya ben girdim. Ortalığı yatıştırdık. Onlar da bulundukları yerde kalmayı kabul etti. Yani Tarlabaşı girişinde. DİSK, Maocu grubu içine sokmadı. İşçilerin arasına girmelerini engelledi. Çünkü güvenlik şeridi oluşturulmuştu. Onlar da o şeridin dışında kaldılar” dedi.

“AYDINLIK GRUBU ‘OLAY OLACAK’ DİYE GELMEDİ”

Aydınlık Grubu’nun ise o gün Taksim’de tertiplenen etkinliklere hiçbir şekilde katılmadığını anlatan Rasim Öz, “Aydınlık Grubu zaten hiç katılmadı. Diğer gruplar katıldı. Aydınlık Grubu da Maocudur da, yani onlar, ‘Olay olacak’ diye kesinlikle katılmama kararı aldılar ve gelmediler” ifadelerini kullandı.

“İLK SİLAH SESİ ONLARIN TARAFINDAN GELDİ”

İlk silah sesinin kutlamaların bitimine az kala, DİSK’le anlaşmazlık içerisinde olan Mao’cu sol grupların bulunduğu Tarlabaşı girişinden geldiğinin altını çizen Öz, bunun olayların çıkmasında işaret fişeği işlevini gördüğünü vurguladı. Bunun üzerine Sular İdaresi üstünden, otelden ve etraftan silahların peş peşe ateşlendiğini belirten Öz, sonrasında ise insanların yaşamını yitirdiğini ifade etti.

Tarlabaşı girişinden kurşun sesinin duyulmasının ardından silahlarına davranan polislerin, öldürme kastıyla kalabalığa ateş etmediğini anlatan dönemin DİSK avukatı Öz, şunları söyledi: “Kemal Türkler, konuşmasının son paragrafını okuyordu. Ben de izleyerek çekim yapıyordum. Tarlabaşı girişinden bize silah sesi geldi. O bir işaretti. Onun üzerine hemen Sular İdaresi’nden, İntercontinental Oteli’nden, alanın her tarafından ateş başladı. Polisin amacı öldürmek değildi. Kalabalık doğrudan hedef alınmıyordu. Topluluğun üzerinden panik yaratmak, toplantıyı dağıtmak için ateş ediyorlardı. Yoksa kalabalığı hedef alsalardı, orada binlerce kişi ölürdü. Ancak polis gidip ateş edenleri yakalayacağı yerde, olayın mağdurlarının üzerine gitti. Siren çalarak, sis bombası atarak gitti. Panikle kaçışan insanlar ezilerek can verdi. 5 kişi kurşun yarasıyla öldü. Bu bir derin devlet operasyonuydu. Kalabalığın içerisine ajanlarını sızdırarak bunu gerçekleştirdiler.”

YAĞCI: SİS PERDESİ KALKTI

Tarihçi yazar Halil Berktay’ın Taraf gazetesine verdiği röportaj sonrası başlayan tartışmalmarı değerlendiren Taraf yazarı Nabi Yağcı, 1 Mayıs 1977’de 34 kişinin hayatını kaybettiği olayların arkasında ‘derin devlet’in olduğunu söyledi. “Derin devleti 28 Şubat sonrası öğrenmeye başladık” diyen Yağcı, Ergenekon, Balyoz gibi yargılamaların 1 Mayıs 1977’de yaşanan olayların sorumlularının önündeki sis perdesini kaldırdığını söyledi.

EROL METİN/ANKARA

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.