Salıverilen PKK’lı yeniden dağa çıktı
Terör örgütünün şahin kanadı olarak bilinen HPG’nin sözde “Apollon Akademiler Komutanlığı” üyesi olan Dijwar Sason, yaklaşık 16 yıldır tutuklu bulunuyordu. Yargıtay, hakkındaki müebbet cezasını usulden bozunca, Sason, yaklaşık 16 yıldır tutuklu olduğu için 31 Aralık 2010 tarihinde yürürlüğe giren ve tutukluluk sürelerini sınırlayan CMK’nın 102. maddesi gereğince tahliye edildi. Karara PKK’lı terörist kendisi bile çok şaşırdı.
“DÜŞMANA GÜZEL BİR CEVAP OLDU”
PKK’lı terörist soluğu kandilde alırken, örgütün yayın organlarına demeç vermeye de başladı. PKK’nın yayın organı ANF, “16 yıl sonra yeniden özgürlük dağlarında” başlığıyla verdiği haberde, Sason’un yeniden dağa çıkmasının “Düşmana güzel bir cevap olduğunu” savundu ve “Hedef Önder Apo’nun özgürlüğüdür” dedi.
TSK tepki gösterdi ‘DARBECİ Baro’ kıvırdıİSTANBUL - İstanbul Barosu, dün Genelkurmay Başkanlığı’nın sitesinden yayınlanan açıklamaya yazılı açıklama yaparak cevap verdi. Baro Başkanı Ümit Kocasakal’a yönelik eleştirilerin haksız olduğunun öne sürüldüğü açıklamada, “Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yaptığı açıklama eğer İstanbul Barosu Başkanı’na da yönelik ise, haksız ve üzüntü vericidir” denildi.
İstanbul Barosu’ndan yapılan açıklamada, “Türk Silahlı Kuvvetleri’nin internet sitesinde 03 Mayıs 2012 tarihinde yapılan 4 maddelik açıklama ile ilgili olarak, bazı basın-yayın organlarında, bu açıklamanın muhatabının bir köşe yazarı ile birlikte İstanbul Barosu Başkanı olduğu yönünde yorumlar yayınlanmıştır. İstanbul Barosu Başkanları, toplumsal konumları ve tarihsel görevleri gereği davet edildikleri toplantılarda sadece hukuksal konularda değil, güncel sorunlarla ilgili görüşlerini de açıklamaktadırlar. Baro Başkanımız bu çerçevede 29 Nisan 2012 tarihinde, Eskişehir’de, Anadolu Üniversitesi Atatürkçü Düşünce Topluluğunun düzenlediği bir panele katılarak görüşlerini açıklamıştır. İstanbul Barosu Başkanı toplantıda yaptığı konuşmada, Cumhuriyete halkın sahip çıkması gerektiğini vurgularken, bir teşbih olarak halkı ‘silahsız kuvvetler’ şeklinde nitelendirmiştir. Yapılan bu benzetmede Türk Silahlı Kuvvetleri’ne yönelik bir niteleme söz konusu değildir. Anlatılmak istenen Cumhuriyeti koruma ve kollama görevinin halka ait olduğudur. Kısaca ‘silahsız kuvvetler’ benzetmesinin asıl amacı demokrasidir. Bu nedenle Baro Başkanının konuşmasından Türk Silahlı Kuvvetlerine yönelik bir ‘çağrı’ veya ‘itham’ sonucu çıkartmak, zorlama ve maksatlı bir yorumdur. Ne söylendiği bu kadar açıkken, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yaptığı açıklama eğer İstanbul Barosu Başkanı’na da yönelik ise, haksız ve üzüntü vericidir” denildi.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.