Mahkemeye CHP kuşatması
Deniz Feneri e.V bağlantılı soruşturmanın eski savcıları Nadi Türkaslan, Mehmet Tamöz ve Abdulvahap Yaren dün ilk kez hakim karşısına çıktı. Evrakta sahtecilik ve görevi kötüye kullanmak suçlamasıyla Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nde yargılanan sanıklara destek için, CHP’li vekiller ile YARSAV üyeleri duruşma salonuna adeta çıkarma yaptı. Çok sayıda CHP milletvekili ve YARSAV’cıların önceden sıralara oturması sebebiyle birçok gazeteci ve izleyici ayakta kaldı. İnternete düşen ses kaydında “Bize hukukçu değil, militan lazım” diyen CHP Genel Başkan Yardımcısı Emine Ülker Tarhan, MHP Genel Başkan Yardımcısı Faruk Bal, sanık Türkaslan’ın yakın arkadaşı CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, CHP Ankara Milletvekili Levent Gök ile eski Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Osman Kaçmaz, duruşmayı izleyenler arasındaydı.
DURUŞMA ‘GİZLİ’ YAPILSIN TALEBİ
Yargıtay Genel Kurul Salonu’nda yapılan ilk duruşmada sanık ve avukatlarının yanı sıra, mağdur avukatları da hazır bulundu. Mahkeme heyetine bir dilekçe veren sanık Mehmet Tamöz, duruşmanın kapalı yapılması talep etti. Ancak Tamöz’ün bu isteği oy birliğiyle reddedildi. Kararın ardından kimlik tespitine geçildi. Sanıklar cumhuriyet savcısı olarak görevlerine devam ettiklerini beyan etti. Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kabul ettiği iddianame bir kez daha sanıkların yüzlerine okundu. 11. Ceza Dairesi Başkanı Hüseyin Eken, sanıklara şüpheden kurtulmak için somut delil toplayabileceklerini hatırlattı.
TÜRKASLAN HSYK’YI HEDEF ALDI
Duruşmada ilk savunmayı ‘resmi belgede sahtecilik’ ve ‘görevi kötüye kullanma’ suçlamasıyla 11 yıl hapsi istenen Nadi Türkaslan yaptı. Savunmasını yazılı olarak da mahkemeye sunan sanık Türkaslan, suçlamaları reddetti. HSKY’yı ve haklarındaki iddianameyi hazırlayan Sincan Cumhuriyet Başsavcılığı’nı hedef alan Türkaslan, hukuk dışı niyet ve kararla sanık sandalyesine oturtulduğunu öne sürdü. Deniz Feneri soruşturmasını yürütürken hukuka bağlı kaldığını belirten Türkaslan, kimseyle bir sorununun olmadığını söyledi.
SORUŞTURMANIN GİZLİLİĞİNE BÜYÜK ÖNEM VERMİŞ!
Soruşturmanın gizliliğine büyük önem verdiğini savunan Türkaslan, dosyanın içeriğinin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na nasıl sızdırıldığı konusuna ise hiç değinmedi. Deniz Feneri soruşturmasıyla ilgili Kılıçdaroğlu’yla “köstebek” polemiğine giren Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, dosyayı Kılıçdaroğlu’na verenin savcı olduğuna işaret ederek, “Kılıçdaroğlu, eğer bir köstebek arıyorsa, mesleğine ihanet ederek gizli soruşturma dosyasını sızdıran ve masum insanlara iftira atanlara bakmalı” demişti.
ŞİKAYETİN SEBEBİNİ BİLMİYORMUŞ
Yargıtay’daki davanın, Deniz Feneri e.V soruşturmasından el çektirilmesine haklılık kazandırmak için açıldığını iddia eden sanık Türkaslan, HSYK müfettişlerinin yaptığı incelemenin hukuksuz ve yanlı olduğunu ileri sürerek, “Müfettişlerden savunma süremin uzatılmasını istedim. Ama bunu reddettiler. Hakkımdaki şikayetin ne olduğunu anlayamadım.” diye konuştu. Türkaslan, savunma hakkının kısıtlandığını ve hukukun zorlandığını savundu. Türkaslan, kararın b ve c bentlerini kapatıp fotokopi çektiğini, bunun ‘kendi tarzı’ olduğunu söyledi.
İLGİNÇ ‘FOTOKOPİ’ RASTLANTISI
Ankara 3. Sulh Mahkemesi’nin kararı üzerinde hiçbir şekilde oynama yapmadığını anlatmaya çalışan Nadi Türkaslan’ın sarf ettiği sözler, ilginç bir rastlantıya da neden oldu. Mahkemenin kararını kapatmasını “Bu benim tarzım” diyerek açıklayan Türkaslan, şüphelilerin taşınmaz mallarına el konulması için tapu müdürlüklerine gönderdiği mahkeme kararının fotokopi olduğunu ifade ederek, “Mahkemenin verdiği kararın fotokopisini gönderdim. Dolayısıyla fotokopi bir belge olmadığı için belge üzerinde tahrifat yaptığımı söylemek de mümkün değildir” şeklinde konuştu. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, ‘AK Parti ve Gülen’i Bitirme Planı’nı Erzincan’da uygulamaya koyduğu öne sürülen CHP Milletvekili İlhan Cihaner’i fotokopi belgeler üzerinden tahliye etmişti.
3’Ü DE SUÇLAMAYI REDDETTİ
Türkaslan’ın ardından söz alan diğer sanıklar Mehmet Tamöz ile Abdulvahap Yaren de suçlamaları kabul etmediklerini belirtti. Tamöz, şikayet üzerine soruşturma geçirdikleri dönemde HSYK müfettişlerinin olumsuz bir tavır takındığını ve kamuoyunun yanlış bilgilendirildiğini iddia etti.
29 HAZİRAN’A ERTELENDİ
Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin baktığı davanın Yargıtay Genel Kurul Salonu’ndaki duruşmasında, heyet, suçtan zarar gördükleri iddiasıyla Hayat Görsel Yayıncılık, Zirve İletişim, Set Programcılık, Mepa Medya, Lapis Eğitim ve Yeni Dünya İletişim şirketleri ile Zekeriya Karaman’ın davaya katılma taleplerini değerlendirdi. 6 şirketin müdahillik talebini kabul eden heyet, Zekeriya Karaman’ın davaya katılma talebini ise “doğrudan zarar görmediği anlaşıldığından” reddetti.
Mahkeme Başkanı Eken, müşteki Zahit Akman’ın duruşmaya katılmamasına ilişkin mazeretinin kabul edildiğini, Akman’ın bir sonraki duruşmaya katılması için davetiye yazılmasına karar verildiğini bildirdi. Avukat Ersan Şen’in bir sonraki duruşmada tanık olarak dinlenmesine karar veren Eken, davayı 29 Haziran’a erteledi.
DURUŞMADAN İLGİNÇ NOTLAR
¥ Yargıtay’daki duruşmayı elindeki bir fenerle izlemeye gelen CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in, Deniz Feneri Derneği’nin ambleminin yer aldığı kırmızı bir kravat taktığı görüldü.
¥ Elindeki feneri oturduğu sıranın yan tarafına bırakıp bol bol salondakileri süzen Genç, öksürüğe boğuldu. Fenalaşan Genç, su içmek için dışarı çıktı. Genç daha sonra salona geri döndü.
¥ Salona sonradan gelen Sivas olayları davasının müdahil avukatı Şenal Sarıhan’a kendisinden yaşlı ve elinde baston olan bir bayanın yer vermesi ilginç bir görüntü oluşturdu. Sarıhan koltuğa otururken, yaşlı bayan yere çömeldi.
¥ Sanık Nadi Türkaslan’ın savunma yaparken, ‘kadim dostu’ CHP’li Atilla Kart’ın bazı notlar alması dikkat çekti. Duruşmaya not defterleriyle gelen CHP’li vekiller, gazeteciler gibi bol bol not tuttu.
Yeni Akit / Erol Metin
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.