Cesetleri bile kurşunlamışlar
Bir daha o günleri yaşamak istemediğini belirten Sevim, cezaevi görevlilerinin işkenceyle öldürdükleri mahkumların cesetlerini tel örgülerinin yanına bırakıp, “Kaçıyordu, vurduk” şeklinde yalan raporlar hazırladıklarını söyledi. Sevim, “Adamları döve döve öldürüyorlardı. Ondan sonra götürüp tel boyuna bırakıyorlardı. Tarıyorlardı. Sonra ‘tel boyunda kaçmaya çalışırken vurduk’ diyorlardı. Tarayıp kaçıyor yalanını uyduruyorlardı. Silah seslerini duyuyorduk” dedi.
“Bize her türlü işkence yaptılar” diyen Sevim, “Bizim gözlerimiz ve ellerimiz bağlıydı. Duvarlara yaslıyorlardı bizi. Gelen vuruyordu, giden vuruyordu. Kimin vurduğu belli değildi. Tekrar bizi alıp bileklerimizden ve ayaklarımızdan bizi çarmıha bağlıyorlardı. Geriyorlardı. Veriyorlardı suyu, veriyorlardı jopu. Yemeklerin içerisine kum, taş doldurup getiriyorlardı. Yemek yiyemiyorduk. 7 tane işkence yeri vardı. O yemeği tek tek aynen yıkanmayan bulaşıklarla bize yediriyorlardı. İster ye ister yeme” ifadelerini kullandı.
“CUMALİ’Yİ DÖVE DÖVE ÖLDÜRDÜLER”
Cumali adındaki arkadaşlarının gözlerinin önünde öldürülmesinin kendilerini derinden sarstığını anlatan Zübeyir Sevim, şunları söyledi: “Cumali adında Adanalı bir saatçi vardı. O çocuğu döve döve, kafasına vurarak öldürdüler. Bunun üzerine oturma eylemi yaptık. Görevliler de silahlı komando birliğini karşımıza dayadılar. Silahlarını bize doğrulttular. Bize işkence ettiler. Sivri taşların içerisinde yat, sürün yaptırdılar. İşkence faslı bittikten sonra yukarı çıktık. Suları kestiler, susuz kaldık. Yemek vermediler. Çeşit çeşit işkenceler yaptılar.”
Boynundaki şişliği gösterip, bunun işkencecilerin eseri olduğunu dile Kayserili vatandaş, Boynumdaki şişlik 12 Eylül’ün eseridir. Daha geçmedi. Coplarla boynuma vurdular, bu böyle kaldı. İster suçu olsun ister olmasın adamları bağlıyorlardı. 40 gün aşağıda bekletiyorlardı. Ondan sonra ‘sen niye gelmedin’ diye dövüyorlardı. En son mahkemede suçsuz olduğum ortaya çıkınca beraat ettim. Bu acıları çektim” şeklinde konuştu.
“KURU EKMEĞE MUHTAÇ ETTİLER”
Kendisine bu işkenceleri yapanlardan şikayetçi olduğunu ve devletin zararını tahsil etmesi gerektiğini ifade eden Sevim, “Cezaevinde yatarken 300 tane koyunum, 50 tane tosunum gitti. Battım. Kuru ekmeğe muhtaç oldum. Bu 80 darbesini gerçekleştiren bütün görevlilerden şikayetçiyim. Zararımın tahsil edilmesini istiyorum.” diye konuştu.
Yeni Akit / Erol Metin
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.