Emin Üstün: 28 Şubat’ta zulme uğradık

Emin Üstün: 28 Şubat’ta zulme uğradık
 O, Türkiye’de faizsiz sistemle otomobil ve ev satışının kurucusu, 28 Şubat döneminde yayınlanan irticacı firmalar listesinde onun şirketleri Ülker Grubu’ndan sonra ikinci ve üçüncü sırada yer aldı. Ot

Sürece adını veren 28 Şubat 1997 tarihli MGK’nın üzerinden 15 yıl geçti. O baskı dönemi başladığında grubunuzun durumu neydi?

28 Şubat öncesi büyüme sürecindeydik. Yeni açılımlar gerçekleştiriyorduk. Yaptığımız yatırımlarla çok önemli bir süreci başlatmıştık. Yurtdışında inşaatlar yapıyorduk. Büyük bir yatak fabrikası kurmuştuk, çeşitli mobilyalar üretiyorduk. Emin Yatakları kalitesi ve fiyatıyla çok iyi bir yere gelmişti. Keza Emin Otomotiv tabir yerindeyse kapısında otomobil almak isteyenlerin kuyruklar oluşturduğu bir firmaydı. Daha pek çok firmamız vardı ve hepsinde işler yolundaydı. Ülkemiz ekonomisine bir Anadolu sermayesi olarak önemli katkılar sağlıyorduk. Tâ ki 28 Şubat dönemine kadar...
O dönemde otomobil markaları sınırlıydı. Birkaç marka vardı. Biz de büyük otomobil kampanyaları yapıp faizsiz sistemimizle insanları kolay yoldan otomobil sahibi yapıyorduk. Her ay binlerce kişi otomobil hayaline kavuşuyor sıra beklemiyor, faiz ödemiyordu.

“BAYİLER BİZE OTOMOBİL
VERMEMESİ İÇİN
TEHDİT EDİLDİ”

Peki ne tür baskılara maruz kaldınız? Neler yaşadınız?
28 Şubat sürecine geldiğimizde otomobil markaları sözleşmiş gibi bize otomobil vermeyi durdurdu. Elimizde paramız var bayilere gidiyoruz ancak; Emin Otomotiv dediğimiz zaman size otomobil yok diyorlar. Bizim hemen arkamızdan başka bir firma geliyor ve alıyor yani parası olan herkes otomobil alıyor ama Emin Otomotiv alamıyor. Bu durumun sebeplerini sonradan öğrendik tabii, meğer bayilere gizli bir yazı gönderilmiş. Bu yazıda Emin Otomotiv’e otomobil verenin bayiliğinin iptal edileceği yazıyordu. Bir otomobil markasında ise durum biraz daha farklıydı. Baskı nereden nasıl yapılıyordu bilemiyorum ama birileri bize engel olmak istiyordu. Sonunda bir markayla anlaşma yaptık. Büyük gazetelere reklam vermememiz şartıyla ayda 50 civarında otomobil vereceklerdi. O dönemde hem büyüyemedik hem de önümüze çok büyük engeller konuldu.
Emin Otomotiv’in faizsiz sistemi o kadar büyük ilgi görüyordu ki adeta insanlar başvurmak için kuyruklar oluşturuyordu. 28 Şubat döneminde çok büyük engellemeler oldu, adeta size iş yaptırmayacağız denildi. Bütün bu engellemelere karşı biz bugüne kadar 60 bin civarında aileyi otomobil sahibi yaptık. Eğer o gün üzerimize gelinmeseydi biz 500 bin aileyi otomobil sahibi yapardık çünkü gerçekten çok büyük bir ilgi vardı.
Unutamadığınız olay var mı, anlatır mısınız?

O dönemde yaşanan ilginç bir durum daha vardı. Hürriyet’in otomobil ve sanayi ile ilgili bir eki vardı. Güven Erkaya’nın o ekte bir beyanatı vardı. Demişti ki: “Almanya’dan Mercedes getirme teşvik kanunu Emin Otomotiv için Erbakan hükümetinin çıkardığı bir kanundur.” Oysa biz bir tane bile Mercedes getirmemiştik. Ayrıca bizim Türkiye dışında 140 temsilcimiz olduğunu söylüyordu. Bizim o dönemde Türkiye içinde 140 temsilcimiz vardı yurtdışında hiç temsilcimiz yoktu. Bütün bunlar hedefe koyma çabalarıydı.

“İRTİCACI FİRMALAR SIRALAMASINDA
İKİNCİ SIRADAYDIK”

“İrticacı” firmalar denilen o meşhur fişleme listelerinde sizin şirketiniz de vardı.
28 Şubat sürecinde Faik Bulut tarafından hazırlandığı öne sürülen bir kara liste yayınlandı. Bu listede pek çok firma irticacı diye adlandırılıyor, bu firmalardan alışveriş yapılmaması söyleniyordu. O günün medyası da bu listeyi kullandı. Şu an hâlâ o listeye arama motorlarından ulaşılabiliyor. Bizim grubumuzun lokomotif firması olan Emin Otomotiv o listenin ikinci sırasındaydı birinci sırada ise Ülker Grubu vardı. Bizim diğer firmalarımız da o listede ön sıralardaydı. Bir defa hedefe konulmuştuk ve üzerimizdeki baskı her yerden yapılıyordu. Tabii hedefte olduğumuz için maliyeden de çok ciddi baskı gördük. Bütün defterlerimize el konuldu. Bize “damga pulu” adıyla hiç olmayan bir vergi çıkarmak suretiyle bugünün parası 3 milyon ceza kestiler. Bu arada baskı sadece bize değil ilan verdiğimiz gazetelere de yapılıyordu. İsimleri önemli değil ama o dönemde pek çok gazete bizim ilanlarımızı almak istemedi.

“15 YIL GERİYE GİTTİK”

Ne kadar zarar gördünüz veya baskılar olmasaydı bugün nerelerde olurdunuz?
Eğer 28 Şubat süreci olmasaydı biz bugün ulaştığımız noktaya 15 yıl evvel ulaşmış olacaktık. Sadece biz değil; Anadolu sermayesi de aynı şekilde 15 yıl geriye gitti. Darbeler sadece ülkeleri ve ülke ekonomilerini geriye götürmüyor firmaları da geriye götürüyor ya da büyümesini engelliyor. 28 Şubat olmamış olsaydı belki de bugün 10 bin kişiyi istihdam ediyor olurduk. 28 Şubat süreci başladığında grubumuzun bünyesinde 15 kadar şirketimiz vardı. Maalesef bunlardan çoğunu kapatmak zorunda kaldık.


HALİL CÖMERT - AKİT

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.