Başbakan bombaladı
Erdoğan'ın konuşması şöyle:
"Parti programımızda samimiyetle 'kadın' dedik, partimizi kurarken, kurucular kurulumuzu oluştururken samimiyetle 'kadın' dedik, 3 Kasım seçimlerine girerken seçim beyannamemizde aynı şekilde 'kadın' 'kadın hakları' dedik, 'hanım kadeşlerimizin hak mücadelesi' dedik. Bugün buradan şunu büyük bir samimiyetle ifade etmek istiyorum, Türkiye'nin bugün ulaştığı bu seviyelerde sizlerin büyük emeği var, siz kar demediniz, kış demediniz, yağmur, çamur demediniz, yavrularınızı yeri geldi annelerinize, ihlassondakika belki evde yanlız bıraktınız ve kapı kapı dolaşarak bizim muhafazakar demokratik anlayışımızı anlattınız. Türkiye'nin elde ettiği başarılarda, rekorlarda sizin çok büyük katkınız var. Ekonomide, demokratikleşmede, dış politikada, sosyal politikalarda kaydettiğimiz mesafelerde sizin çok büyük desteğiniz var. Bugün buradan her birinize şahsınm ve teşkilatım adına tek tek teşekkür ediyorum. En başta evlatlarını bu vatanın istiklali, birliği, kardeşliği için şehit vermiş olan şehit annelerine buradan özellikle teşekkür ediyorum. Hepsini şükranla yad ediyor ve şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum.
"BUNLAR KONUŞUR BİZ İSE YAŞARIZ"
Bu ülkeyi büyüttükleri için işçi, iş veren hanım kardeşlerime, okuldaki öğretmenlerimize, hastanedeki hanım kardeşlerimize, sanatçı, sporcu, bürokrat hanım kardeşlerime teşekkür ediyorum. Eşitlik, adalet, hak için mücadele veren, haksızlık karşısında eğilmeyen, yılmadan, yorulmadan, aydınlık yarınlar için çalışan hanım kardeşlerime teşekkür ediyorum. En büyük teşekkürü AK Parti'nin kadın kolları hak ediyor, çünkü siz şehit annelerinin, evladını yitirmiş acılı annelerin sesi olmuş. Rabbime bana sizler gibi yol akradaşı, dava arkadaşları nasip ettiği için şükrediyor ve Allah yolumuzu açık etsin diyorum. Biz AK Parti olarak daha en başından kadınlar için siyaset değil, kadınlarla siyaset dedik. İçinde kadınlar olmayan bir hareketin kadınların meselelerini çözmeyeceğini söyledik, ihlassondakika hanım kardeşlerimizin sorunlarını hanım kardeşlerimizle birlikte çözeceğiz dedik, Türkiye'nin her meselesinde hanım kardeşlerimizin görüşlerini aldık. Biz, hanım kardeşlerimizi altını çizerek söylüyorum 'edilgen bir oy deposu olarak değil, bu ülkenin birinci sınıf vatandaşı ' olarak gördük, çok iddialı söylüyorum şu son 9,5 yılda hanım kardeşlerimizin hakları, yaşam şartları daha önce hiç bir iktidar döneminde olmadığı kadar ileri gitmiştir, kadınlar ilk defa süreçlere bu kadar güçlü ve kararlı şekilde dahil olmuştur. Hiç bir partinin kadın kolları kongresini bu kadar kalabalık göremezsiniz. Bunlar demokrasiyi konuşur biz ise demokrasiyi yaşarız.
12 Haziran 2011 seçimlerinde Meclis'e giren kadın sayısında artış yüzde 14 oldu, bürokrasinin her kademesinde kadınları teşvik ettik, ediyoruz. 2010 yılında 12 Eylül halk oylamasında eşitliğinde ötesine geçip kadınlara pozitif ayrımcılık getiren adımlar attık. Diğer partiler biz evet derken hayır dedi, yani kadına pozitif ayrımcılığa diğer partilerin üçü de 'hayır' dedi. Bunlar kadınımızı istismar ettiler, ailenin ihlassondakika korunmasına dair kanunu geliştirdik, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nı kurduk, en son 8 Mart'ta kadına yönelik şiddetin önlenmesine dair kanunu çıkarttı. Kadına kalkan o insanfsız, vicdan dışı elleri yargılamanın önünü açtık. Eğitim alanında devrim niteliğinde reformlar geliştirdik. Kampanyalarla, teşviklerle, desteklerle eğitimi ülkemizin tüm kadınlarına ulaştırmak için seferber olduk, eşimle beraber 'Haydi Kızlar Okula' kampanyasını başlattık, hükümet olarak AK Parti'li yerel yönetimler olarak mesleki eğitimlerle kadınlarımızı üretmeye, çalışmaya teşvik ettik. Sosyal politikalar noktasında aynı şekilde hep birlikte tarihi yazdık, 3 milyar liraya yakın yardımı bizzat annelerin hesabına yatırdık.
"MEDYAYA SESLENİYORUM, HER KÜRTAJ BİR ULUDERE'DİR"
Dün BM'nin toplantısında bir ifade kullandım, burada yine kullanıyorum ben sezeryanla doğuma karşı olan bir başbakanım, bunların planlı yapıldığını biliyorum ve bunun bu ülke nüfusunun artmaması için atılan adımlar olduğunu biliyorum. Bunun bir taraftan da kendilerine mali kaynak olarak atılan adımlar olduğunu biliyorum, bununla bu ülkenin nüfusu donduruluyor, ikincisi ise kürtajı bir cinayet olarak görüyorum ve bu ifademe karşı çıkan bazı çevrelere karşı çıkan medyaya sesleniyorum, yatıyorsunuz kalkıyorsunuz Uludere diyorsunuz, her kürtaj bir Uludere'dir diyorum. Şuanda tırmanan bir ülkeyiz, dünyada örnek gösterilen bir ülkeyiz öyleyse bu aynı yükselişimizin devamı 2023'te de devam edecek ve dünyanın en büyük 10 ülkesinden biri olarak yerimizi alacağız.
"BUNLARI YAPANLAR ŞİZOFRENİK VAKA"
Bu saydıklarım anamuhalefet partisi Genel Başkanı'nı rahatsız ediyor, ikide bir çıkıyor yolsuzluklardan bahsediyor. Sevsinler senin yolsuzluğunu, yolsuzlukların olduğu bir iktidarda bunlar olabilir mi? Kalkacaksın iki ayda bir maaş vereceksin, 7 milyon 200 bin yavrumuza hergün süt dağıtacaksın, kalkacaksın 170 bin derslik yapacaksın, kalkacaksın heryanı havaalanları ile donatacaksın, yine bu dönemde 81 vilayetin 80'ine üniversite kuracaksın. Şuan toplam 166 tane üniversitemiz var, geldiğimizde çok azdı bu sayı. Bu yolculuğu bu kararlılık içinde devam ettireceğiz, AK Parti bu zamana kadar istismara müsaade etmedi ve bundan sonra da etmeyecek, muhalefet hep kadın hakları dedi fakat bu ülkenin annelerini hep ağlattılar, kızlar okusun dediler ama kızlarımızı üniversite kapılarından hep geri çevirdiler, kadın dediler ama kadını tahkir ettiler, biz yasakları tek tek kaldırdıkça, Anayasa Mahkemesi, Danıştay önünde sıraya girerek yasakların devamını istediler kim CHP? Hiç kimse kusura bakmasın, artık benim hanım kardeşimi, benim kız kardeşimi kimse üniversite kapısından geri çeviremez. Artık bu gayretlerin içine giren olursa anlayın ki bu şizofrenik bir vakadır, bu ülkede faşizan baskılar artık AK Parti'nin gerçekleştirdiği demokratik reformlarla geri gelmemek üzere kaldırılmıştır. Hiç kimse ama hiç kimse bu ülkenin evlatları arasında ayrımcılık yapamaz, buna hakkı da haddi de yoktur.
"SİZ NEYE HİZMET ETTİĞİNİZİN FARKINDAMISINIZ?"
Diyarbakır'da, Hakkari'de , Mersin'de diğer bir çok ilde AK Parti'nin il, ilçe seçim bürolarına saldırdılar. AK Parti'de görev yapan, AK Parti'de görev alan kardeşlerimizi, onların yakınlarını hedef aldılar. Gerek terör örgütü, gerek terör örgütünün uzantıları sürekli AK Parti'yi hedef olarak gösterdiler. Geçtiğimiz ihlassondakika günlerde bir partilimizin kaçırılması üzerine BDP'li bir bayan milletvekili diyor ki; Bu tür şeyler savaş süreçlerinde olabiliyor' bu parlamentonun çatısı altında bayan milletvekili ismini vermeye gerek yok yani partimizin bir ilçe başkanına yönelen bu terör eylemini alenen savunuyor, destekliyor. Aynı BDP milletvekili geçtiğimiz yıl Hakkari'de 24 askerimizin şehit edilmesine ilişkin 'savaşta her iki taraftan insanlar yaşamını yitirebiliyor' diyebiliyor bu nasıl bir iştir yahu? Yani asker şehit olunca normaldir, AK Parti'li başkan kaçırılınca normaldir ama terörist öldürülünce anormaldir. Bunlara destek veren medyaya da sesleniyorum, siz bu ülkede sizin can güvenliğiniz için görev yapan askeri, polisi savunmuyorsunuz da onları savunmaya kalkıyorsunuz, neye hizmet ettiğinizin farkındamısınız?
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.