İddianamede bir şok daha

İddianamede bir şok daha
AK Parti’nin kapatması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya tarafından hazırlanan ve hazırlanış şekli nedeniyle “skandal” olarak nitelendirilen iddianamede yeni bir skandal ortaya çıktı. “İddianame sanki CH

CHP’nin kitabından da delil toplamış

Aydın Doğan medyasının yalan haberleri, Google gibi kaynaklardan faydalanılarak hazırlanan kapatma davası iddianamesinde şok bir ayrıntı daha ortaya çıktı. İddianamede, CHP’li yöneticilerin AK Parti aleyhine yaptığı açıklamalar ve CHP’nin bastırdığı bir kitaptan 27 kez alıntı yapılmış. İşte ayrıntıları:  

Baykal ve kurmaylarının konuşmaları iddianamede

Başsavcı Abdurrahman Yalçınkaya, iddianameye, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın 9 açıklamasını, CHP Kadın Kolları tarafından dağıtılan "AKP'nin 100 Yalanı” isimli kitaptan ise 7 paragrafı iktibas etmiş. Deniz Baykal’ın sözleri ve CHP kitapçığı, iddianamede kapatma gerekçesi olarak sunulmuş. CHP Grup Başkanvekili Ali Topuz ve CHP Samsun Milletvekili Haluk Koç’tan 2’şer, CHP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Sevigen, CHP Grup Başkan Vekili Kemal Anadol, CHP İstanbul Milletvekili Esfender Korkmaz, CHP Eski milletvekilleri Enver Öktem, Altan Öymen ve Mehmet Neşşar’ın açıklamaları da iddianameye alınmış!.. CHP Grup Toplantısı’nda yapılan konuşmalar ve CHP tarafından Meclis’e verilen soru önergeleri de iddianameye alınmış. 

İşte “İddianameyi kim hazırlamış?” dedirtecek şok örneklerden sadece bir kaçı: 

Başsavcının iddianamesinden:
“Laikliğe aykırı eylemleri nedeniyle 1997 yılında Kırıkkale Üniversitesi Rektörlüğü görevinden alınan Beşir Atalay ise, 58 nci, 59 uncu hükümette Devlet Bakanı 60 ncı hükümette ise İçişleri Bakanı olarak görev yapmıştır. (SAYFA 26) 

CHP’lilerin açıklamasından: 
CHP Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Sevigen: “Cumhurbaşkanı Sezer, Türkiye'nin geleceğini, çocuklarımızın yarınlarını düşündü ve irtica yanlısı Beşir Atalay'ın Milli Eğitim Bakanı olmasına izin vermedi. Kurucu rektörü olduğu Kırıkkale Üniversitesi'nde, tarikatçı kadrolaşmaya gittiği, üniversiteye Atatürk büstü ve heykeli koymadığı için meslekten men edilen Beşir Atalay'ı AKP'nin Milli Eğitim Bakanı olarak Cumhurbaşkanı'na sunması büyük bir yanlıştı. Sayın Cumhurbaşkanı Sezer, Milli Eğitim Bakanlığı'nın Milli İrtica Bakanlığı'na dönüşmesine izin vermedi. YÖK, 1997 yılında Atalay'dan istifasını istedi ama etmedi. Bunun üzerine YÖK, Atalay'ı görevden aldı ve dönemin Cumhurbaşkanı Demirel de bunu onayladı. Milli Eğitim, bir irticacıya teslim edilemezdi, Sezer de bunu yaptı." (GÖZCÜ GAZETESİ 20 KASIM 2002) 

Başsavcının iddianamesinden: 
Başkanlığını AKP’li Ahmet Misbah Demircan’ın yaptığı Beyoğlu Belediyesinin 2006 yılında ilköğretim öğrencilerini trafik kurallarını öğrenmesi amacıyla dağıtmak için kendisini “hoca” ve “ilahiyatçı” olarak isimlendiren Halis Ece’ye hazırlattığı ve önsözünü Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan’ın yazdığı “Çocuklara Trafik Bilgileri ve Eğitimi” adlı trafik rehberinde “kazaların” “takdir-i ilahi” olduğunu belirtilerek “Trafik kazaları kader değildir teraneleri, bizim tevhid ve birlik esası üzerine kurulu inançlarımıza aykırı” denildiği
(SAYFA 104)

CHP’nin bastığı kitaptan: 
AKP’li belediyeler dağıttığı ideolojik amaçlı yayınlar, sosyal yardımlar, kurslar, anketler, ilköğretim öğrencilerine ulaştırıldı. Beyoğlu Belediyesinin ilköğretim öğrencilerine dağıttığı “Resimli Trafik Rehberi” kitabından “Trafik kazaları kader değildir teraneleri bizim inançlarımıza aykırı. Kuşkusuz trafik kazaları da diğer küçüklü büyüklü bütün olaylar gibi taktiri ilahidir.”
(CHP KADIN KOLLARI TARAFINDAN DAĞITILAN AKP’NİN 100 YALANI İSİMLİ KİTAPTAN SAYFA-38) 


Başsavcının iddianamesinden: 
Başkanlığını AKP’li Mehmet Demirci’nin yaptığı Tuzla Belediyesince 2006 yılında evlenen çiftlere üzerinde belediyenin ambleminin de yer aldığı şeriat hükümlerine göre yaşamalarını ve bunun için cihat yapmalarını öneren Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Prof.Dr. Hamdi Döndüren tarafından yazılan “Delilleriyle Aile İlmihali” isimli kitabın dağıtıldığı (SAYFA 104)

CHP’nin bastığı kitaptan:
“Tuzla belediyesi, nikâh yapan yeni çiftlere uymaları gereken kuralları hatırlatıyor ve cihat yapmalarını öneriyor. Belediye logosuyla dağıtılan “Delilleriyle İslam İlmihali” isimli 635 sayfalık kitap, bilimsel “evrim teorisi” yerine “dini yaradılış teorisi” öğretisiyle başlıyor. 
(CHP KADIN KOLLARI TARAFINDAN DAĞITILAN AKP’NİN 100 YALANI İSİMLİ KİTAPTAN SAYFA-75)

Başsavcının iddianamesinden: 
Eyüp Belediye Başkanı Ahmet Genç’in 2006 yılında 10 bin adet bastırdığı, “Örtünmemek elbette dinden çıkmak değildir. Sadece günahkâr olmaktır. Ancak başörtülüye eğitim ve sosyal sahalarda reva görülen muamele, sadece zulüm ve haksızlık olarak değerlendirilemez. Aynı zamanda İslam dinini hatırlatan her şeye düşmanlıktır. Din ve vicdana açıkça müdahaledir” görüşünü içeren “Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed” başlıklı broşür ile Diyanet İşleri Başkanlığının “Hz. Peygamberin örnek hayatı” isimli kitabını okullarda izinsiz olarak dağıttı (SAYFA 104)

CHP’nin bastığı kitaptan: 
Eyüp Belediyesi Kutlu Doğum Haftasında izin almadan “Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed” başlıklı bir broşür dağıttı. Broşürde “örtünmemek günahkâr olmaktır. Başörtüsü yasağı, İslam dinini hatırlatan her şeye düşmanlıktır” denildi. Yayılan hurafelerle gencecik beyinler karanlık güçlerin oyunlarına alet edildi. “örtünmemek elbette dinden çıkmak değildir. Sadece günahkâr olmaktır. Ancak başörtülüye eğitim ve sosyal sahalarda reva görülen muamele sadece zulüm ve haksızlık olarak değerlendirilemez. İslam dinini hatırlatan her şeye düşmanlıktır. Din ve vicdan özgürlüğüne açık müdahaledir.” 
(CHP KADIN KOLLARI TARAFINDAN DAĞITILAN AKP’NİN 100 YALANI İSİMLİ KİTAPTAN SAYFA-76) 

Başsavcının iddianamesinden: 
2003 yılında Mayıs ayında Malezya’da yapmış olduğu gezide bu ülkede yayınlanan News Straitst Times adlı gazeteye demeç veren Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan, “Modern bir İslam devleti olarak Türkiye medeniyetlerin uyumuna örnek olabilir” dediği (SAYFA 27)

CHP’lilerin açıklamalarından: 
CHP'li Haluk Koç, AKP'nin toplumun büyük kısmında bazı kuşkular doğurduğunu belirterek şöyle konuştu: “AKP yöneticileri 'Geliştik, değiştik' söylemleriyle her ne kadar eski çizgilerini reddetseler de, zaman zaman davranışlarıyla, uygulamalarıyla, söylemleriyle eski çizgilerini unutmadıklarını ortaya koymaktadırlar. Bir gazetede, Başbakan'ın Malezya'daki 'Türkiye'de İslam devrimi olmaz, Çünkü Türkiye modern bir İslam devletidir' sözü yer aldı. Bu, çok hesaplı planlanmış bir ifade olarak dikkati çekmektedir.
STAR GAZETESİ-21-06 2003


Başsavcının iddianamesinden: 
2005 yılında Haziran ayında Amerika’ya giderken uçakta Nazlı Ilıcak ile görüşen Başbakan Erdoğan’ın, “Ben insan olarak laik değilim, devlet laiktir. Buna mukabil laik düzeni korumakla yükümlüyüm”… dediği (SAYFA 30) 

CHP’lilerin açıklamalarından: 
Erdoğan'ın ''İnsan olarak laik değilim'' sözlerini eleştiren CHP Grup Başkan Vekili Kemal Anadol, ''Milletvekili seçildikten sonra kürsüde demokratik laik cumhuriyete bağlı kalacağına ilişkin yemin etti. Bu yemini her milletvekili şahsen yapar'' dedi. Anadol, Erdoğan'ın Büyük Ortadoğu Projesi konusundaki yaklaşımına tepki gösterirken de ''Önce, ılımlı İslam, dediler; sonra tepkiler üzerine Büyük Ortadoğu Projesi adını aldı. Gazetelere bakıyoruz, Başbakan'dan BOP'a evet. Gezi tam bir fiyasko'' açıklamasını yaptı
CUMHURİYET GAZETESİ /10-06-2005

Başsavcının iddianamesinden: 
Amaçlanan şer’i sistem ve son noktada şeriat, kuşkusuz cihadı da içinde barındırmaktadır. Demokratik bir sistem, Nazi Almanya’sı örneğinde olduğu gibi demokratik yolları kullanarak iktidarı ele geçirip demokrasiyi ortadan kaldırılabileceği gibi, demokratik olmayan yöntemlerle de ortadan kaldırılabilir. Davalı partinin amaçladığı rejimi demokratik yollardan gerçekleştirememesi durumunda, şeriatın gereği olan cihadın devreye girmesi söz konusu olabilecektir. Dolayısıyla gerektiğinde cihada, yani şiddete başvurulması olasıdır. (SAYFA 157)

CHP’lilerin açıklamalarından
AKP ve Başbakan Erdoğan'ın CHP'ye küfrederek Türkiye'yi dine dayalı bir toplum haline dönüştürmeye çalıştığını belirten CHP Grup Başkanvekili Topuz, "Erdoğan bu yolda kendine uygun yol arkadaşlarını da bulmuştur. Mesela Başbakanlık Müsteşarı Ömer Dinçer gibiler" dedi. Topuz konuşmasına şöyle devam etti: "Her şeye rağmen Türk halkı sandıklara serinkanlı ve heyacana kapılmadan gitmelidir. Demokrasi en iyi rejim ama zaman zaman bu rejimde de yanlış sonuçlara ulaşılabilinir. Örneğin Almanya'da Hitler de seçimle gelmişti. Sonra Almanya'yı felakete sürüklemişti. Şimdi aynı tablo ile karşı karşıya kalabiliriz. Umarım başka Hitler'ler doğmaz, umarım başka Recep Tayyip Erdoğan'lar doğmaz." (Sabah Gazetesi 4 Mart 2004)

Başsavcının iddianamesinden:
“Danıştay’ın yönetmelik değişikliğini iptal etmesi üzerine, yönetmelikte yeniden bir değişiklik yapıldığı, Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı ilköğretimin 5. sınıfını bitiren öğrenciler için açılan yaz Kuran kursları ilköğretim müfettişlerinin denetim kapsamına alınırken diğer Kuran kursları ile dernek ve vakıflarca açılan öğrenci yurtlarının yine denetim kapsamı dışında tutulduğu…”

CHP’nin bastığı kitaptan: 
Yönetmelik değişiklikleri yapılarak, ilköğretim müfettişlerinin görev alanları değiştirildi. Kur’an kurslarının denetimi yaz dönemleri hariç tümüyle Diyanet işleri başkanlığına bağlı müfettişlere ve müftülere bırakıldı. 
(CHP KADIN KOLLARI TARAFINDAN DAĞITILAN AKP’NİN 100 YALANI İSİMLİ KİTAPTAN SAYFA-46)


Başsavcının iddianamesinden:
“Davalı Partinin devleti ve toplumu teokratik bir yapıya dönüştürmek konusundaki kararlılığının bir işareti de, bazı yasadışı irticai yapılar ve cemaatler karşısında aldığı içselleştirici tavırdır. Her ne kadar AKP Genel Başkanı ve parti ileri gelenleri her fırsatta, ‘değiştiklerini, Milli Görüş gömleğini çıkardıklarını’ ifade etseler de, laiklik ilkesine aykırı olarak ve uluslararası bazı ilişkileri bile bozmak pahasına bu tür irticai örgüt ve cemaatleri desteklemekten geri durmamışlardır.”

Baykal’ın sözlerinden: 
Baykal şöyle diyor: "Bunlar yıllarca laik Cumhuriyetin yok olmasını istediklerini çeşitli toplantılarda ve seminerlerde açıkladılar. Şimdi ise sadece içi doldurulmamış bir kavram olarak 'Milli Görüş gömleğini çıkardıklarını' söylüyorlar. Ama Cumhuriyetin temel değerleri ve kazanımları konusundaki görüşlerinin değişip değişmediğini söylemiyorlar. Biz CHP olarak ulusal bütünlüğümüzle ilgili ciddi endişeler taşıyoruz." 
CUMHURİYET /25 AĞUSTOS 2007  

Başsavcının iddianamesinden: 
Cumhuriyete ve onun aydınlanma felsefesine karşı olanlar, uluslararası dengelerdeki değişim ve küreselleşmenin yarattığı tek kutupluluğun yönlendirmesiyle Laik Cumhuriyete karşı bir rövanş arayışına girişmişlerdir. Yakın tarihimiz, bu arayışın ürünü irticai kalkışmalarla doludur. 

Baykal’ın sözlerinden:
AKP'lileri Cumhuriyet rejimi ile rövanş beklentisi içinde olmakla suçlayan Baykal, devletin tüm kurumlarını ele geçirmeye çalıştıklarını söyledi. Baykal, AKP'lilerin yeni anayasayla özellikle yargıyı ele geçirmeyi hedeflediğine dikkat çekerek "Bu bir felaket demektir" diye devam etti. Baykal, AKP'lilerin icraatları nedeniyle birçok ülkenin Türkiye'den "Laik Cumhuriyet" yerine "Ilımlı İslam Cumhuriyeti" olarak bahsettiğinin de altını çizdi. 
CUMHURİYET GAZETESİ- 27 AĞUSTOS 2008

habervaktim.com

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.