DEVSOL ve TİKKO Evren’in tetikçileri

DEVSOL ve TİKKO Evren’in tetikçileri
Akit, 12 Eylül 1980 darbesine ilişkin çok önemli bir sırrı daha deşifre ediyor. Gazetemize konuşan işkence mağduru Ferman Öztürk, Kenan Evren ve adamlarının halkı askeri idareye mecbur kılmak için eli kanlı sol örg&u

12 Eylül darbesinde tutuklanan işkence mağdurundan Akit’e şok açıklamalar. 1980 darbesinin hemen ardından götürüldüğü Selimiye Kışlası ve Metris Cezaevinde akıl almaz işkencelere maruz kalan Ferman Öztürk, DEVSOL, TİKKO ve MLSP militanlarının askerler tarafından karanlık eylemler ve infazlarda kullandığını belirtti.

Cunta tarafından kullanılan örgüt üyelerinin isimlerini Akit’e açıklayan Öztürk “C-14 koğuşunda kalan sol örgüt tutukluları Şaban Taşcı, Erdinç Yeşilbağ, Ersan Tercanlı, Şemsi Özkan ve Mahmut Öztürk geceleri cezaevinden çıkartılıp kirli infazlar için götürülüyordu. Kenan Evren ve çetesi pis işlerini bu kişilere yaptırıyordu. Bazen koğuşlarına günlerce dönmedikleri, geldiklerinde de cezaevi yönetimi tarafından krallar gibi karşılandıklarına şahit oldum” dedi.

DEVSOL, TİKKO VE MLSP KULLANILDI

12 Eylül 1980 darbesinde evinden bir battaniyeye sarılarak 1. Ordu Komutanlığı’nda bulunan Selimiye Kışlasına ardından Metris Cezaevine götürülen, burada ağır işkencelere maruz kalan Ferman Öztürk, darbecilerin sol örgütleri nasıl kullandığını ortaya koyan önemli ifşaatlarda bulundu. Kenan Evren’in 80 darbesinde Metris’te katillerden oluşan bir infaz çetesi kurduğunu söyleyen Öztürk, “Darbeye zemin hazırlamak için düzenlenen bombalama ve siyasi cinayetlerde yakalanan sanıkların tutulduğu C-14 koğuşu Kenan Evren çetesinin karargahıydı. DEVSOL, MLSP ve TİKKO gibi sol örgütlere mensup katillerin tutulduğu koğuşun üst düzey askerlerden oluşan geniş bir ziyaretçi kitlesi vardı” şeklinde konuştu.

İLK ZİYARET SIKI YÖNETİM SAVCISI RECEP SÖZEN’DEN

Metris Cezaevi’nde 86 koğuş olduğunu kaydeden Öztürk, “Bu koğuşlardan benim kaldığım C-13 dahil 85’inin kapısı günde 3 defa açılır, yemek verilir, sayım yapılır daha da açılmazdı. Eli kanlı katillerin bulunduğu C-14 koğuşunun ise her gün defalarca açılıp kapandığını duyuyorduk. Darbeden önce bir çok bombalama ve cinayeti gerçekleştirmiş DEVSOL gibi sol örgüt mensupları bu koğuşta tutuluyordu. Yıkanmak yasak, görüş yasak, savcıya veya cezaevi yönetimine çıkmak yasak. Her şeyin yasak olduğu bir yerde bu koğuşun hareketliliği merak uyandırdı bende. Koğuş kapısının üzerindeki mazgalın vidalarını zaman içinde sökmeyi başarınca hemen karşımızda bulunan C-14 koğuşunu gören küçük bir pencerem oldu. Buradan tüm gün C-14 koğuşunu gözlemeye başladım. Gördüklerim bende şok etkisine neden oldu. Dönemin Sıkı Yönetim Savcısı Recep Sözen bu koğuşa gelip saatlerce içeride kalıyordu. Bunu bir iki defa değil aylarca tekrarladı. Yanında bir iki kişi daha getiriyordu” dedi.

RESMİ ÜNİFORMALI ASKERLERDE C-14 TOPLANTILARINDA

Koğuşun tek ziyaretçisinin Recep Sözen olmadığını kaydeden Öztürk, üniformalı askerlerinde buraya geldiğini, aynı şekilde içeride uzun süre kaldıklarını vurguladı. “Bir grup askerde gelip gidiyordu, yanlarında Yarbay Yüksel Tuncer vardı. Eli kanlı katillerle bu kişilerin ne işi olabilir diye düşünüyordum. Bir taraftan da koğuşa gelip giden erzak, giyim, elektronik eşyaları görünce şaşırıyordum. Biz yıkanmıyorduk bile ancak C-14 sakinleri tertemiz giyiniyor, isterlerse koğuş kapısını açtırıp arada volta dahi atabiliyordu. Hatta ilginçtir bu kişilerin yakınları dahi koğuşa girip çıkabiliyordu” şeklinde konuşan Öztürk ziyaretlerin daha sonra skandal bir hal aldığını, azılı katil denilen kişilerin koğuştan çıkartılıp götürüldüğüne şahit olduğunu aktardı. Öztürk “Ziyaretle kalmadılar bir süre sonra mahkumları birer ikişer dışarı götürdüklerini gördüm” diye konuştu.

DEVSOL SANIKLARINI TEK TEK AÇIKLADI

DEVSOL davası sanığı Şaban Taşcı, Erdinç Yeşilbağ, Ersan Tercanlı, Şemsi Özkan ve Mahmut Öztürk ile isimlerini hatırlayamadığı bazı kişilerin koğuşlarından alındığını ifade eden Öztürk “Bu kişiler bir çok defa gece yarısı alınıp götürüldü. Koğuşlarındaki uzun toplantılardan sonra alınıp cezaevi dışına götürüldü ve günlerce dönmediler. Darbe kadroları bu kişileri dışarıdaki operasyonlarda kullandı. Resmi üniformalarıyla yapmak istemedikleri pis işleri Erdinç Yeşilbağ, Şaban Taşcı, Ersan Tercanlı, Şemsi Özkan ile Mahmut Öztürk gibi mahkumlara yaptırıyorlardı. Kenan Evren’in başında bulunduğu cunta sol örgüt mensuplarına faili meçhuller gerçekleştirdi. Yani örgüt mensuplarından bir itirafçı çetesi gibi bir şey kurdular” dedi.

12 Eylül davasına bakan mahkemenin kendisini dinlemesini isteyen Öztürk, anlatacağı şeylerin darbecilerin gerçek yüzünü ortaya koyacağını belirtti. YALVARACAKSAN KENAN PAŞA’YA YALVAR
İşkence mağduru Ferman Öztürk; Selimiye Kışlası, Metris Cezaevi ve Gayrettepe’de gördüğü kan donduran işkenceleri Akit’e anlatmıştı. 12 Eylül 1980 darbesinden 2 gün sonra gözaltına alınan, işkencelerden geçirilen, 16 yıl sonra “Pardon, suçsuzmuşsun” denilerek tahliye edilen Ferman Öztürk anlatıyor: “İşkence altında ‘Allah’ım yardım et’ diye bağırdım. Bir albay kahkaha atarak; ‘Allah burada yok, yalvaracaksan Kenan Paşa’ya yalvar’ dedi.”

16 YIL SONRA ‘PARDON, SUÇSUZMUŞSUN’ DEDİLER

Suçsuz yere 16 yıl cezaevinde kaldığını belirten Ferman Öztürk, 1996’da Üsküdar Ağır Ceza Mahkemesi’nden gönderilen özür yazısı ile tahliye edildiğini söyledi. Öztürk “Kafama küllükle vurulup imzalatılan ifade tutanağından 16 yıl sonra, ‘Pardon, suçsuzmuşsun’ diyerek tahliye ettiler. 24 yaşında genç bir öğrenciydim, hayallerim vardı. 40 yaşında işsiz güçsüz bir adam olarak tahliye oldum. Allah o günleri genç neslimize göstermesin. Bizim hayatımızı bitirdiler, başka kimsenin ki böyle olmasın” dedi.

Murat Alan / Yeni Akit

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.