İlk 10 haftaya kadar cinayet serbest

İlk 10 haftaya kadar cinayet serbest
Başbakan Erdoğan’ın açıklamalarıyla gündeme gelen “kürtaj”ın tümden yasaklanması isteniyor.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “kürtaja karşıyım” açıklamalarına destek sürerken, uzmanlar kürtajın tümden yasaklanması gerektiğini söylüyor.

10 HAFTAYA KADAR İZİN VERİLİYOR

Bugün yürürlükteki Türk Ceza Kanunu’nun 99’uncu maddesiyle, 10 haftalık hamileliğe kadarki hamileliklere kürtaj izni veriliyor. Madde şöyle: “Tıbbî zorunluluk bulunmadığı hâlde, rızaya dayalı olsa bile, gebelik süresi on haftadan fazla olan bir kadının çocuğunu düşürten kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu durumda, çocuğunun düşürtülmesine rıza gösteren kadın hakkında bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.”

CENİN İLK GÜNDEN CAN TAŞIYOR

Ceninin ilk günden itibaren can taşıdığına dikkat çeken uzmanlar kürtajın tümden yasaklanması gerektiğini ifade ediyor.

KÜRTAJ YASAKLANSIN

TBMM İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Ayhan Sefer Üstün, kürtajın insanlık suçu olduğunu ve yasaklanması gerektiğini vurguladı. Üstün, “Kürtaj yasaklansın” dedi. Üstün, anne karnında hayatını devam ettiren insana karşı yapılacak her müdahalenin yasaklanması gerektiğini belirterek, ''Kürtaj, bir insanlık suçudur. Kürtaj ile doğacak çocuğun yaşam hakkı elinden alınmaktadır” diye konuştu. Üstün, kürtajın cezalandırılması gerektiğini ifade ederek, kürtajın Türkiye'de tartışılıyor olmasının önemli olduğunu söyledi.

“KÜRTAJ HUKUKİ AÇIDAN DA KABUL EDİLEMEZ”

Kürtajın kötü bir şey olduğunu, hukuk açısından da kabul edilemez olduğunu söyleyebileceğine dikkati çeken Üstün, “Kürtaj, bir insanlık suçudur. Kürtaj ile doğacak çocuğun yaşam hakkı elinden alınmaktadır. Belirli bir aydan sonra hayatın başladığını kabul etmek, büyük bir yanılgıdır. Artık, bu yanılgının toplum genelinde giderilmesi gerekmektedir. Toplumumuzun da yavaş yavaş bu yanılgıdan kurtulduğunu görüyoruz. Yeni Ceza Hukuku mantığı da bu şekilde gelişmekte olup, anne karnında hayatını devam ettiren çocuğun maddi manevi varlığına karşı yapılan saldırılar cezalandırılmalıdır. Kürtaj olayı, çok çeşitli açılardan yorumlanabilmektedir. Tüm bunların dışında çocuğu taşıyan annenin de hayatı tehlikeye girmektedir. Bu nedenle de kürtaja cevaz verilmemelidir” şeklinde konuştu.

“ANNE KARNINDAKİ HAYATA HER MÜDAHALE YASAKLANMALI”

”Anne karnında hayatını devam ettiren insana karşı yapılacak her müdahale yasaklanmalıdır” diyen Üstün, “Hangi aylıkken yapılırsa yapılsın fark etmez, kürtaj insanlık suçudur. Ben, şuan kinin aksine, hayatın daha önceden başladığına inanıyorum. Bu işin çok farklı boyutları var zaten. İnsan hakları boyutu var, Ceza Hukuku boyutu var, gelenek ve görenek gibi boyutları da var” dedi.

“TIP, CENİN İLK ON HAFTA DA CAN TAŞIYOR DİYOR”

Necmettin Erbakan Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim üyesi Prof. Dr. Ramazan Altıntaş da, kürtaj konusunda mevcut yasal düzenlemeye göre on haftalığa kadar olan gebeliklere kürtaj izni verildiğini hatırlatarak, “Ancak son zamanlarda tıp alanında yapılan çalışmalarda ilk on haftada da ceninin canlandığı ifade ediliyor. Yani tıbbın geldiği son nokta şu, ilk 120 günde de ceninin hayat taşıdığı, canlı olduğu, can taşıdığı belirtiliyor. Eğer annenin sağlığını tehdit eden ölümcül bir vaka yoksa alınamaz, kürtaj caiz değildir. Ancak annenin sağlığı tehlikede ise alınabilir” dedi.

“SAKAT DA OLSA ÖZÜRLÜ DE OLSA ALINAMAZ”

Çocuğun sakat veya özürlü doğacak konusunun da tam net olmadığına değinin Prof. Dr. Altıntaş, “Sakat denilen bebek sağlam doğabiliyor. Dinimize göre ise her ne olursa olsun, bebeğin ister sakat ister özürlü olduğu tespit edilmiş olsun bebek anne karnında can taşıdığı için alınmaması gerekir. Özürlüdür alalım gibi son zamanlarda hep bu şekilde fetvalar soruluyor. Bu konuda alalım demek kolay değildir. Canı olan bir şeyin meşru bir gerekçe olmadan hayatına son vermek dinimizce caiz değildir. Biz yaşatmakla görevliyiz, öldürmekle değil” ifadelerini kullandı.

“ANNE SAĞLIĞI TEHLİKEYE GİRMEDİKÇE KÜRTAJ YAPILAMAZ”

Diyanet İşlerine Başkanlığı’na bağlı Din İşleri Yüksek Kurulu’ndan yapılan açıklamada da, “Dinimiz, hiçbir hal ve şartta annenin sağlığı ciddi manada tehlikeye girmediği müddetçe kürtaja izin vermiyor. Kimin ne şekilde nasıl bir görüş sergilediği bizim açımızdan önemli değil önemli olan bu konuda dininizin görüşüdür. Diyanet teşkilatı hiçbir hal ve şartta bugüne kadar kürtaja cevaz vermemiştir. Sadece bir şartla izin vermiştir. O da doğum, annenin hayatını sıkıntıya sokacaksa veya annenin ileriki yaşlarında sağlığına ciddi ve hayati denilebilecek boyutta birtakım arızalar getirecekse o takdirde kürtaj yapılabilir” denildi.

Akit



HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.