Kürtaj tartışmasını bakın nereye getirdi
“Kadın besili tavuk, kuluçkaya kurulu duvar saati, kanatlarıyla oda sıcaklığını ölçen havada karada dişi kuş, çocuk bezinden anlayan romantik sarraf, biberon çalkalayıp kabarcık sayan süt sayacı değildir.
Kadın 24 saat açık döl oteli değildir!
Dünyaya güneş doğuran Allahtır ki kadını sürekli bir şeyler doğurup doğurduğunun kaz çobanı olması olması için yaratmamıştır. Neredeyse kadını üç basamaklı en doğal çocuk doğurucu sonsuzluk hatunu gibi görüp her dölden nem kaptırmaya çalışacaksınız. Kadın erkeğin siparişle çocuk doğurgacı değildir. Şöyle aslann gibi olsun erkekkkk olsun hadi Gönül göreyim seni! Söyledikleri tek şarkı Aldırma Gönül Aldırma!
Ne tuhaftır ki iki kişilik kontenjan usulü üremenin kadrolu işçisi kadın olur. Bu kürtaj olun kadınlar karın boşluğunuzu bir cenine sürekli kiraya vermekten vaz geçin demek değil lakin o bedenin de ev sahibi kadındır. Günahı da kendi işler anneliğin hazzını ne zaman hangi saat de yaşayacağına bırakın da kendisi karar versin. Kur’an-ı Kerim, ceninin yaratılış evrelerinden Mü’minûn Sûresi 12-14 ayetlerinde bahsetmekle beraber, bu evrelerin ruhun üflenişi ile bir ilgisinin olup olmadığının açıklamasını yapmamaktadır.
Hz. Muhammed (sas), bir hadisinde cenine 120. günden sonra ruh üfleneceğinden bahsetmiştir (Buhârî, “Bed’ü’l-halk, 6). Ruhun üflenmesinin ilk kırk günden sonra olduğuna işaret eden hadisler de bulunmaktadır (Müslim, “Kader”, 2, 4; Müsned, III, 397).
Kur’an-ı Kerim’in bu konudaki dolaylı ifadesi ve hadislerin ifade ettiği mana ve o manadan ne kastediliyorsa şüphesiz ki o maksat haktır ve gerçektir. Ayrıca o yıllarda tıbbî bilgiler ceninin yaratılışı ve safha safha gelişimini izah edemediği için fakihlerin farklı ölçü ve görüşlerle hüküm vermelerine sebep olmuştur. İçlerinde bazı Hanefîlerin de bulunduğu bir grup İslâm hukukçusu 120 gün (4 ay)’den önceki çocuk düşürmeyi (çocuk aldırma=kürtaj), tam oluşmuş bir çocuk düşürme saymazken, bir gurup Malikî ve Hanbelî İslâm hukukçuları da 40 gün (bir ay on gün) den önceki çocuk düşürmeyi, (çocuk aldırma=kürtaj) tam oluşmuş bir çocuk düşürme saymazlar. Bu görüşlerin toleranslı bir tavır sergilemeleri, ruhun üflenme safhasının kimilerine göre 40., kimilerine göre 120. gününden itibaren meydana geldiğini ve ceninin canlılığını buna bağlamalarındandır.
Bugün bir çok kadın erkeklerin korunma üşengeçliğinin faturasını ha bire çocuk yumurtlayarak ödüyor. Niye? Sürekli kadın korunmalı çünkü, kadın düşünmeli, kürtajın olup olmayacağına ne yasalar karar versin ne de bir zahmet erkekler kadın taşıdığını ne zaman nerede bırakacağının karar merkezidir. Buradaki feminizmin kelime dölüne takılıp durmayın ortada adaletsizlik varsa adil olmayı üretin. Bir zahmet erkekler bu konuda söz söyleyen dillerini kısırlaştırsınlar ve anlayışsızlıklarını aldırsınlar erkeklerin de bir çok heva ve heves konusunda kürtaj olmaları gerekiyor ki aldırdıktan sonra geriye kalanla adilce empati kursunlar!”
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.